İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /5. Daire

DANIŞTAY · 5. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 5. Daire E.1996/2946 K.1997/2239

...- ... Belediyesi Hesap İşleri Müdür Vekili olarak görev yapmakta iken zimmet suçlamasıyla görevden uzaklaştırılan davacı, sözkonusu suçtan dolayı yapılan yargılaması sonucu ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, K: ... sayılı kararıyla T.C.K.'nun 325.…

Esas1996/2946Karar1997/2239Tarih23 Ekim 1997Okuma7 dk · 1.356 kelime

KÜNYE

5. Daire 1996/2946 E., 1997/2239 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire

Karar tarihi
23 Ekim 1997
Esas No
1996/2946
Karar No
1997/2239
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı)
...
Vekili
...
Karşı Taraf
...
Vekili
...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.356 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

İsteğin Özeti

...- ... Belediyesi Hesap İşleri Müdür Vekili olarak görev yapmakta iken zimmet suçlamasıyla görevden uzaklaştırılan davacı, sözkonusu suçtan dolayı yapılan yargılaması sonucu ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, K: ... sayılı kararıyla T.C.K.'nun 325. maddesi uyarınca ...- lira ağır para cezasına mahkum edilip, bu cezasının da ertelendiğinden bahisle yeniden göreve döndürülmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin 8.4.1991 günlü, 1991/02 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.

Danıştay Beşinci Dairesinin 20.9.1994 günlü, E:1992/2749, K:1994/4051 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Devlet memurlarına alınacaklarda aranılan genel ve özel şartları düzenleyen 48. maddesinin A/5. fıkrasında, bu fıkrada sayılan suçlardan hükümlü bulunmamanın Devlet memurluğuna alınma şartları arasında sayıldığı; anılan fıkrada 18.1.1991 tarihinde yürürlüğe giren 10.1.1991 günlü, 3697 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle, sahtecilik suçundan hükümlü bulunmanın, tecil edilmiş ya da affa uğramış olsa bile, Devlet memurluğuna girmeye engel nedenler arasında sayıldığı; ancak, 3697 sayılı Yasa 18.1.1991 tarihinde yürürlüğe girdiğinden,

657 sayılı Yasanın 48/A-5. maddesinde yapılan değişikliğin bu tarihten sonra işlenecek suçlara uygulanmasının mümkün olduğu.

657 sayılı Kanunun 48. maddesinin 3409 sayılı Yasa ile değişik ve davacının mahkumiyetine neden teşkil eden fiili işlediği tarihte yürürlükte bulunan A/5. fıkrasında sayılan suçlardan hükümlü bulunan, ancak hükümlülüğü ertelenmiş olan kişilerin memuriyete atanma niteliklerini kaybetmiş olup olmadıkları konusunda anılan fıkrada açık bir düzenleme yer almamış olduğundan, bu konudaki belirsizliğin Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15.11.1990 günlü, E:1990/2, K:1990/2 sayılı kararıyla giderildiği ve tecil müessesesinin anlam ve kapsamı tartışılarak,

"tecilde suç ayrımı yapılamayacağı, "tecilin mahkumiyete bağlı ehliyetsizlikleri de kapsamına aldığı ve tecil edilmiş mahkumiyete bağlı ehliyetsizliğin deneme süresi içinde uygulanmasının mümkün olmadığı, yeni bir suç işlemeden geçirilen deneme süresi sonunda mahkumiyet esasen vaki olmamış sayılacağından, buna bağlı ehliyetsizliğin uygulanmasının da hiçbir zaman sözkonusu olmayacağı, bu nedenle tecil edilmiş mahkumiyet esas alınarak memurların görevine son verilemiyeceğinin" hükme bağlandığı;

öte yandan, aynı Yasanın "Memurun Göreve Tekrar Başlatılması Zorunlu Olan Haller" başlıklı 143. maddesinde soruşturma veya yargılama sonucuna göre tekrar başlatılmayı gerektiren hallerin sayıldığı ve maddenin (ç). fıkrasında, görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın, memurluğa engel olmayacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenlerin, bu kararların kesinleşmesi üzerine göreve başlatılacaklarının öngörüldüğü; dava dosyasının incelenmesinden, ...

Belediyesinde Hesap İşleri Müdür Vekili olarak görev yapan davacının, 1988 yılında Belediye otobüslerine ait biletleri taklit ederek sahte bilet bastırıp satması üzerine 4.4.1989 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı; bu fiilinden dolayı yapılan yargılaması sonucunda ...

Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla T.C.K.'nun 325. maddesi uyarınca ...- lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezasının ertelenmesine karar verildiği; bu kararın ... onanarak kesinleşmesi üzerine, davacının, 18-19.3.1991 tarihinde davalı idareye başvurarak görevine iade edilmesini istediği; adıgeçenin, 8.4.1991 günlü, 150 sayılı Belediye Encümeni kararıyla memuriyetten çıkarılmasına karar verildiği;

göreve iade isteminin ise, yine aynı günlü Belediye Başkanlığı yazısıyla ve "sahtecilik suçundan mahkum olanların Devlet memuru olamayacaklarından" bahisle reddedildiği ve bu red işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı.

657 sayılı Yasanın 48. maddesinin A-5. fıkrasında 3697 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğin 18.1.1991 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle bu değişik fıkra hükmünün ancak yürürlük tarihinden sonraki suçlara uygulanabileceği ve davacının anılan suçu 1988 yılında işlediği açık olup;

mahkumiyete esas teşkil eden suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan 48/A-5. maddede, bu maddede sayılan suçlardan hükümlü bulunan ve hükümlülüğü ertelenmiş olan kişilerin memuriyete atanma niteliklerini kaybetmiş olup olmadıkları konusunda açık bir düzenleme yer almadığından ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun yukarıda gün ve sayısı belirtilen kararıyla, tecil edilmiş mahkumiyet esas alınarak memurların görevlerine son verilemeyeceği hükme bağlandığından,

yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı karşısında Devlet memuru olma niteliğini kaybetmemiş olan davacının göreve iade isteminin, "sahtecilik suçundan mahkum olduğu için 657 sayılı Yasanın 48/A-5. maddesi uyarınca Devlet memuru olamayacağından bahisle yeniden göreve iadesinin mümkün bulunmadığı" belirtilerek reddedilmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Davalı idare, 657 sayılı Yasanın 48. maddesinin A-5. fıkrasının gerek 3409, gerekse 3697 sayılı Kanunla değişik hallerinde, davacının işlediği suçun niteliğinin, memuriyete alınmama ve memuriyetten çıkarma sebebi olarak kabul edildiğini; dava konusu olayda "tecil" müessesesinin uygulanamayacağını; öte yandan, yasa hükümlerinin yorumu Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olduğundan, mahkemelerin ve Danıştay'ın yorum kararı veremeyeceklerini öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz isteminin reddiyle anılan kararın onanması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı: ...

Düşüncesi: Yasa, karar ve her türlü sözleşmelerdeki deyimlerin anlamlarını açıklama ve belirlemek için başvurulan yorum yolu, yasaların yorumu bakımından yasama yorumu, yargısal yorum ve bilimsel yorum olarak kendini gösterir. Bunlardan yasama yorumu, yetkili organ tarafından nesnel ve genel olarak yapılan yorumdur.

491 sayılı 1924 Anayasasının 26.maddesiyle yasaların yorumu görevi Büyük Millet Meclisine verilmiş ve 1926 yılından 1957 yılına kadar 257 yorum kararı alınmışken, 334 sayılı 1961 Anayasasının Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkilerini sayan 87.maddesinde artık yasaların yorumu konusu Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevleri arasından çıkmıştır. Duraksamaya yol açan yasa hükümlerinin gerektiğinde yeni ve açıklayıcı bir yasayla açıklığa kavuşturulması yolu seçilmiştir.

Belirli bir olayın yargısal incelenmesi sırasında yasanın belirsiz, örtülü bir hükmünü anlamlandırmayı içeren yargısal yorumda bulunma işlevine yargı organları sahip olduğundan, davalı yönetimin bu anayasal değişikliğin çok gerisinde kalarak yasaların yorum yetkisinin sadece Büyük Millet Meclisinde olduğu, mahkemeler ve Danıştay'ın yorum kararı veremeyeceği savının, anayasal düzenlemeler çerçevesinde tutarlı bir yanı bulunmamaktadır.

Ertelemede suç ayrımı yapılamayacağından hareketle ertelenmiş mahkumiyet esas alınarak memurların görevine son verilemeyeceği Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15.11.1990 ve 1990/2 sayılı kararıyla hükme bağlanmış olup, uyulması zorunlu bu karar ışığında davacının göreve döndürülmesinin olası olduğu ortadadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı yönetimin temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci ve Onikinci Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanununa 3619 sayılı Kanunun 10. maddesiyle eklenen Ek-1. madde gereğince yapılan müşterek toplantıda işin gereği düşünüldü: İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davalı idarece ileri sürülen hususlar bunların hiçbirisine uymamaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden; işlemiş olduğu ihtilasen zimmet suçundan dolayı 4.4.1989 tarihinde görevden uzaklaştırılan davacının; yeniden görevine iade edilmesi için 18-19.3.1991 tarihinde yaptığı başvurusunun, 8.4.1991 günlü, 1991/02 sayılı Belediye Başkanlığı işlemiyle reddedildiği ve bakılan davanın da bu işlemin iptali istemiyle açıldığı;

ancak, Danıştay Beşinci Dairesinin yukarıda gün ve sayısı belirtilen bozma kararına uyularak İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... sayılı ara kararı üzerine davalı idarece gönderilen 2.2.1995 günlü, 50 sayılı yazı ekindeki belgelerden, Belediye Encümeninin (bu davada iptali istenilen işlemle aynı tarihi taşıyan) 8.4.1991 günlü, 150 sayılı kararıyla davacının bu kez Devlet memurluğundan çıkarılmasına da karar verildiğinin anlaşıldığı; ancak, gerek dava dilekçesinde, gerekse davalı idarenin savunma dilekçesinde Belediye Encümeninin anılan kararıyla ilgili olarak herhangi bir bilgi veya belgenin Mahkemeye sunulmadığının görüldüğü;

tüm bu hususların birlikte değerlendirilmesinden, davalı Belediyece, önce 8.4.1991 günlü, 1991/02 sayılı Başkanlık işleminin, sonra da 8.4.1991 günlü, 150 sayılı Encümen kararının tesis edildiğinin, sözkonusu Belediye Encümeni kararının davacıya tebliğ edilmediğinin ve davacının bu konuda bilgi sahibi olmadığının açık olduğu;

buna göre, davacı isteminin, "kendisinin Devlet memurluğundan çıkarılması yolundaki Belediye Encümeni kararının da kaldırılmasını" içerdiğinin ve İdare Mahkemesinin temyize konu iptal kararının, davacının Devlet memurluğundan çıkarılması işleminin hukuki sonuçlarını da kapsayacak şekilde hüküm ifade edeceğinin kabulü gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı üzerinde bırakılmasına, 23.10.1997 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

(X) AZLIK OYU

Dava konusu olayda, işlemiş olduğu ihtilasen zimmet suçundan dolayı yapılan yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesince davacıya verilen ve Mahkemece tecil edilmiş bulunan cezanın.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan 3409 sayılı Kanunla değişik A-5. fıkra hükmü karşısında adıgeçenin Devlet memurluğuna atanmasına engel oluşturmadığı açık ise de; bu davaya konu işlem ile aynı tarihte tesis edilen 8.4.1991 günlü, 150 sayılı Belediye Encümeni kararıyla davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasına da karar verildiği dosyanın incelenmesinden anlaşılmış olup;

bu durum karşısında, davacının göreve iade isteminin açıktan atama koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğinden ve açıktan atama konusunda idare geniş bir takdir yetkisine sahip bulunduğundan, davacının bu yöndeki istemini olumlu sonuçlandırmak konusunda idarenin yargı kararıyla zorlanamayacağı kuşkusuzdur. Belirtilen nedenlerle, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 5. Daire, E. 1996/2946, K. 1997/2239, 23 Ekim 1997 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İsteğin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. (X) Azlık Oyu

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
1996/2946
Karar No
1997/2239
Tarih
23 Ekim 1997

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.1996/2980 K.1997/3262
  • Danıştay 7. Daire E.1996/3145 K.1997/3239
  • Danıştay 3. Daire E.1996/3153 K.1997/3537
  • Danıştay 3. Daire E.1996/3188 K.1997/3179
  • Danıştay 9. Daire E.1996/3270 K.1997/3335
  • Danıştay 9. Daire E.1996/3489 K.1997/3185

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.