KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2016/22536 E., 2020/5007 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2020
- Esas No
- 2016/22536
- Karar No
- 2020/5007
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Genel Müdürlüğü / …
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Van ili, … İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle ''meslekten çıkarma cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının. Restoran adlı işyerinin sahipleri ile zaman zaman bir araya geldiği, telefonla görüştüğü, işyerine yapılan polis uygulamasında karakola götürülen yabancı uyruklu bayanlarla ilgili olarak işyeri sahibi …'ye bilgi verdiği, restoran çalışanı …'ye sıkıntı olması halinde kendilerine haber vereceğini ifade ettiğinin iletişim kayıtlarında tespit edilmiş olduğu,
davacının … ve diğer şahısların fuhuş yaptığını kesinlikle bilmediğini ifade etmekte ise de, hayatın olağan akışına göre bir polis memurunun … gibi küçük bir ilçede bazı şahısların fuhuş faaliyetleri yürüttüğünü bilmemesinin mümkün olamayacağı ve davacının …, … ve … ile yaptığı telefon görüşmeleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde; anılan şahıslarla yakın irtibatlı olduğu, mesleği ile ilgili bazı konularda kendilerine bilgi verdiği ve onlara yardımcı olduğu anlaşıldığından,
davacıya isnat edilen "yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" eyleminin subuta erdiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, pasaport bilgilerini kimseyle paylaşmadığı, polis baskınları hakkında kimseye haber vermediği, söz konusu fiilleri gerçekleştirdiğine dair herhangi bir somut delilin bulunmadığı, disiplin soruşturmasına altı ay içerisinde başlanılmadığından soruşturmanın zamananışımına uğradığı, son savunmasının istenilmediği, hakkında sadece uyarma cezası olmasına rağmen bir alt ceza uygulamasına yer verilmemesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen hususların 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının duruşma talebi yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 5. Daire, E. 2016/22536, K. 2020/5007, 10 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama