KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2017/11474 E., 2020/5472 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2020
- Esas No
- 2017/11474
- Karar No
- 2020/5472
- Temyiz eden (davalı)
- … Genel Müdürlüğü / …
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: 1999 yılı Komiser yardımcılığı kursu mezunu olan, 4638 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 21/04/2001 tarihinde devam etmekte olduğu 4 yıllık yükseköğretim kurumunu daha sonra bitiren davacının, 3201 sayılı Kanuna 4638 sayılı Kanunla eklenen geçici 20. maddede yer alan "...bulunduğu rütbede dört yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun olup...," şeklindeki düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin 17/03/2011 tarih ve E:2010/106, K:2011/55 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine (A) grubu polis amiri statüsünde değerlendirilmek istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 02/11/2016 tarih ve E:2016/24257, K:2016/5369 sayılı bozma kararına uyan, ...
İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararında; davacının 1999 yılında komiser yardımcılığı kursunu bitirdiği, Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümüne 1989 yılında kayıt yaptırdığı, ilk iki yılını tamamlayarak 28/07/2000 tarihinde önlisans mezunu olduğu, 20/10/2000 tarihinde lisans tamamlama hakkını kullanıp İşletme Bölümünün 3. sınıfına kaydını yaptırdığı, kayıt yenilememeden dolayı 27/12/2004 tarihinde kaydının silindiği, 5806 sayılı Kanun ile tanınan haklardan yararlanarak 2008 yılında aynı bölüme yeniden kayıt yaptırdığı ve 07/09/2009 tarihinde mezun olduğu,
21/04/2001 tarihinde İşletme Fakültesi İşletme Bölümünde kayıtlı öğrenci olduğu, bu durumda yeni bir hukuki durum niteliğinde olan Anayasa Mahkemesinin 17/03/2011 tarih ve E:2010/106, K:2011/55 sayılı kararında belirtilen gerekçe dikkate alınarak ve davacının 4638 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 21/04/2001 tarihi itibarıyla dört yıllık yükseköğretim kurumunda öğrenimine devam ettiği ve öğrenimine devam ettiği İşletme Bölümünden 07/09/2009 tarihinde mezun olduğu tespit edilmekle,
davacının 4 yıllık yüksek öğretim kurumundan mezun olduğu tarih olan 07/09/2009 tarihinden geçerli olacak şekilde (A) grubu polis amiri sayılarak rütbe kıdem ve terfi tarihinin bu şekilde hesaplanması isteminin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, idarenin tesis edeceği işlemlerini yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre yapması gerektiği, kanuni idare ilkesinin bunu gerektirdiği, davacının B grubu polis amirliğinden A grubu polis amirliğine geçiş işleminin mevzuat hükümlerine göre yapıldığı, dava konusu işlemin iptaline karar veren İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından; İdare Mahkemesince verilen karar usule ve hukuka uygun olduğundan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 5. Daire, E. 2017/11474, K. 2020/5472, 30 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama