KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2017/1376 E., 2020/5682 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2020
- Esas No
- 2017/1376
- Karar No
- 2020/5682
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Başkanlığı / …
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri … -Aynı Adreste-
- İstemin konusu
- …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Konya İli, Çumra İlçesi, … Köyü, … Camii İmam-Hatibi olarak görev yapan davacının, ''itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir'' olması şeklindeki ortak nitelik vasfını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/b maddesi uyarınca görevinin sona erdirilmesine yönelik 04/09/2013 tarih ve 5867 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararında; soruşturma dosyasında yer alan şikayetçi ve tanık ifadeleri ile davacı tarafından adli soruşturma kapsamında verilen ifadelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; din görevlisi olan ve toplumu dini konularda aydınlatma görevi bulunan davacının, N.A. isimli bayanı telefon ve mesaj yoluyla taciz ettiği, görevinin niteliğine ve sıfatının gereklerine uygun düşmeyen tarzda beyan ve ifadelerde bulunduğu,
N.A.'nın S.Ç. ile olan nişanını bozmaya çalıştığı hususlarının sübuta ermiş olması ve yürüttüğü görevin özelliği ve niteliği dikkate alındığında, davacıya isnad edilen ve sübuta erdiği değerlendirilen fiillerin, ''itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir'' olması şeklindeki özel şartı kaybettirecek nitelikte bulunduğu sonucuna ulaşılmış olması nedeniyle davacı hakkında 657 sayılı Kanun'un 98/b maddesi uyarınca tesis edilen görevinin sona erdirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmaktadır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı vekili tarafından, müvekkili hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği, müvekkilinin ifade ve savunmaları dikkate alınmayarak masumiyet karinesinin göz ardı edildiği, olayın başka şehirde yaşayan ve müvekkilinin akrabası olan bir bayan ile sadece bir gönül ilişkisinden ibaret olduğu, memurluk görevine son verilmesinin çok ağır bir yaptırım olduğu, suç ve ceza arasındaki ölçülülük ilkesinin göz ardı edildiği belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davacının gayri ahlaki tutum ve davranışlarda bulunduğu, dolayısıyla imamlık görevine atanmak için gerekli olan ve Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/b maddesinde yer alan ortak nitelik vasfını kaybettiğinden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/B-2 ve 98 inci maddeleri uyarınca görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 5. Daire, E. 2017/1376, K. 2020/5682, 8 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama