KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2018/760 E., 2020/5937 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2020
- Esas No
- 2018/760
- Karar No
- 2020/5937
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … Bakanlığında hukuk müşaviri olarak görev yapan davacının, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında fiilen onbeş yılını doldurmadığından bahisle birinci sınıf mülki idare amirliğine yükseltilmemesine ilişkin … tarih ve … sayılı encümen kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin 07/02/2014 tarihli işlemin iptali ile parasal ve özlük haklarında meydana gelen kaybın birinci sınıfa yükseltilmesi gereken tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Onaltıncı Dairesinin 21/03/2016 tarih ve E:2015/26320, K:2016/1699 sayılı bozma kararına uyan. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında.
4734 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (i) bendinde yer alan düzenlemelerden, Kurul başkan ve üyeleri ile personelin Kurulda geçirdikleri süreleri emekliliklerinde makam veya yüksek hakimlik tazminatı ödenmesine gerektiren görevlerde geçmiş sayılırken, görev sürelerinin bitiminde mükteseplerine uygun bir kadroya atanan personel bakımından da Kurulda geçen sürelerin mükteseplerine uygun olarak atandıkları görevlerinde fiilen geçmiş sayılacağının ve bu sürelerin terfi hesabına katılacağının açıklığa kavuşturulduğu, anılan bentte değişiklik yapan 4761 sayılı Yasanın gerekçesinden de Yasa koyucunun bunu amaçladığının anlaşıldığı;
dolayısıyla, davacının 01/11/2002 - 13/08/2013 tarihleri arasında. Kurumunda geçen hizmet sürelerinin, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında fiilen geçmiş sayılması ve terfi bakımından bir ayrıma tabi tutulmaması gerektiği; bu durumda, 26/11/1990 tarihinde kaymakam adayı olarak mesleğe başlayan ve değerlendirmeye alındığı 22/11/2013 tarihi itibariyle mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında fiilen 15 yılını doldurduğu anlaşılan davacının,
mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında fiilen 15 yılını doldurmadığı gerekçesiyle birinci sınıf mülki idare amirliğine yükseltilmemesine ilişkin işlem ile yapılan itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmış ve Anayasa'nın 125 inci maddesi uyarınca, idarenin hukuka aykırı işlemleri ile doğmasına neden olduğu zararları karşılaması gerekeceğinden, davacı hakkında tesis edilen işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; davacının 2013 yılında meslekte fiilen 15 yılını tamamlamamış olduğu, Kamu İhale Kurumunun 1700 sayılı Kanun'un 3/B maddesinde sayılan Kurumlar içerisinde yer almaması nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 5. Daire, E. 2018/760, K. 2020/5937, 17 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama