KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/238 E., 2021/2402 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2021
- Esas No
- 2020/238
- Karar No
- 2021/2402
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Başkanlığı
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Anayasa Mahkemesi Başkanlığı bünyesinde VHKİ olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. Maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Anayasa Mahkemesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararında. Mahkemelerince görülmekte olan işbu dava ile tarafları, konusu ve sebebi aynı olan dava konusu işlemin iptali ve yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının temini talebiyle ... İdare Mahkemesi'nin ... esasına kayden açılan davada ...
İdare Mahkemesi tarafından ... tarihinde E: ... ve K: ... sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, bu karar aleyhine davacı tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, 04/10/2018 tarihinde ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi tarafından E. ... K. ... sayılı kararla istinaf başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmadığı, UYAP kayıtlarının tetkikinden ...
İdare Mahkemesi'nce E: ... ve K: ... sayılı kararın 28/03/2019 tarihinde kesinleşme şerhinin konularak dosyanın arşive kaldırıldığı ve kesinleştiği, bu sebepten dava konusu işlemin iptali talebiyle açılan işbu davanın esası hakkında inceleme yapma imkanı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, davacının açmış olduğu her iki davada mahkemelerin karar aşamasına kadar derdestlik tespitinde bulunmadığı, bu haliyle temyiz konusu kararın Anayasa'nın 36. ve 40.maddelerine aykırılık oluşturduğu, terör örgütüyle hiçbir bağının olmadığı, kamu görevinden çıkarılması işleminde disiplin soruşturması yapılmadığı, işlemin bu haliyle anayasaya aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararını bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ... sayılı ara kararıyla adli yardım talebinin kabul edildiği görülen davacının, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 5. Daire, E. 2020/238, K. 2021/2402, 29 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama