KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/2838 E., 2023/2510 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Mart 2023
- Esas No
- 2020/2838
- Karar No
- 2023/2510
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- …
- Karşı Taraf (Davalı)
- … Üniversitesi Rektörlüğü
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Herhangi bir somut delil ortaya konulmadan ve masumiyet karinesine aykırı şekilde kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, Bank Asya'daki hesap hareketlerinin rutin kredi kartı ödemelerinden kaynaklandığı, örgüt talimatı ile anılan bankaya para yatırmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Öte yandan, 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi İdare / Bölge İdare Mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek,
davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Danıştay 5. Daire, E. 2020/2838, K. 2023/2510, 14 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama