İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /5. Daire

DANIŞTAY · 5. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 5. Daire E.2020/3272 K.2023/14894

667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1-a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... gün ve ... karar sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle…

Esas2020/3272Karar2023/14894Tarih26 Ekim 2023Okuma7 dk · 1.339 kelime

KÜNYE

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/3272 E., 2023/14894 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire

Karar tarihi
26 Ekim 2023
Esas No
2020/3272
Karar No
2023/14894
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
...
Karşı Taraf (Davalı)
... Bakanlığı / ANKARA
Vekili
...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.339 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1-a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... gün ve ... karar sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bahsi geçen Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasa'ya aykırı olduğu, gözaltı işleminin nedeninin 15 Temmuz 2016 günü mesai saatleri dışında üs komutanlığına usulüne uygun olarak kartını okutup giriş çıkış yapması olduğu, kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Mahkemenin kopyala yapıştır usulü ile irdeleme yapmadan karar verdiği,

6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın henüz kesinleşmediği oğlunun İstanbulda tutuklanan kişiler arasında olduğu iddiası yönünden ise, Hava Harp Okulu 1. Sınıf öğrencisi olan oğlunun o tarihte Yalova Yaz Eğitimi kampında oldukları 15 Temmuz 2016 tarihinde saat 22:30 da yataklarından kaldırılarak emirle otobüslere bindirildiği, diğer oğlunun ise ankesörden aranamayacağı, zira kendi adına hiç telefonu olmadığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.

Bununla birlikte, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla, 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, idari yargı yerlerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Bu bağlamda; ilgili hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararı ilgilinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması da anılan mahkumiyetin gerekçesi olan maddi tespitlere yönelik olarak ilgili hakkında irtibat ve iltisak kavramları yönünden idari yargı yerlerince ayrıca bir irdeleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır.

Şüphesiz terör örgütüne üyelik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması irtibat ve iltisak değerlendirmesi yönünden önemli bir veri olmakla birlikte, dava konusu işlemin irtibat ve iltisak sebebine dayanması nedeniyle, idari yargı yerlerince işlemin sebep unsuru yönünden ayrıca değerlendirme yapılması ve kararda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi zorunludur.

Mahkemelerce gerekçeli karar verilmesi ile dosyadaki mevcut delillerin, yargılamada yapılan değerlendirmedeki hukuki gerekçelerin taraflarca öğrenilmesi sağlanmaktadır. Kararın gerekçeli olması ilgililerin karara karşı kanun yoluna başvurması ve bu başvurulardaki iddialarını oluşturması açısından da önem arz etmektedir. Bu sebeple, mahkeme kararının gerekçesiz olmasının bir bozma sebebi olacağı açıktır.

Sonuç itibarıyla; kanun hükmünde kararnamenin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler tarafından anılan çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince; kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarelerce dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi ve kararlarda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında mahkumiyet hükmü verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.

Anılan İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararları, yukarıda yer verilen tespitler ışığında değerlendirildiğinde; İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, resen araştırma ilkesi uyarınca herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi davalı idare tarafından bakılan bu dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılamasında elde edilen maddi deliller değerlendirilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca yargılama süreci devam eden ceza

davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi de masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.

Öte yandan, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanması sonucu verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;

"... ankesörlü/sabit hatların temin edilen HTS kayıtları üzerinde yapılan incelemede sanığın 0554 ... 10 GSM numaralı telefon hattının 10/01/2014 ile 05/07/2014 tarihleri arasında on (10) kez arandığı, on (10) aramanın beşinin (5), üç (3) ayrı ardışık arama içinde yer aldığı, üç ayrı ardışık aramada askeri personeller A.A., sanığın oğlu H.B.E. ve H.D.nin yer aldığı, beş (5) arama kaydının de tekil arama olduğunun 02/05/2018 tarihli HTS Analizi ve İnceleme ve Tespit Tutanağı ile tespit edildiği,

19/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda BTK ve HTS kayıtlarının karşılaştırılıp incelenmesinde 02/05/2018 tarihli HTS Analizi ve İnceleme ve Tespit Tutanağı belirtilen aramaların tespit edildiği, 0 saniyelik kayıtların bulunabileceğinin Mahkememize bildirildiği, 11/05/2017 tarihli tutanakta Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde yirmibeş sene görev yaptığını belirterek emekli olduğunu belirten ve kimlik bilgilerini gizleyen şahsın, sanığın örgütün düzenlediği sohbetlere katıldığını beyan ettiğinin belirtildiği,

sanıkla birlikte ardışık olarak aranan askeri personellerden A.A. emniyette müdafi huzurunda verdiği beyanda örgütsel eylemlere ilişkin ayrıntılı beyanlarda bulunduğu, beyanında 2014 yılı başlarında Balıkesir ilinde M. isimli şahsın sabit hattan arayarak görüşmek istediğini ifade ettiği, tanık her ne kadar kovuşturma aşamasında kim tarafından arandığını hatırlamadığını belirtmişse de tanık hakkında aynı suçtan soruşturma bulunduğu ve tanığın hazırlıkta müdafi huzurunda ayrıntılı ifade verdiği, bu nedenle hazırlık aşamasındaki beyanına itibar edildiği,

sanıkla birlikte ardışık olarak aranan H.D. tanık sıfatıyla verdiği ifadede sanığın örgütle irtibatına yönelik bilgi sahibi olmadığını, yine Mahkememizce tanık olarak dinlenen K.B. ifadesinde sanığı tanımadığını belirttiği anlaşılmakla, bu değerlendirmeler karşısında;

Örgütün hücre tipi yapılandığı, gizliliği şiar edindiği, özellikle devletin güvenlik gibi asli görevlerini yürüten iş kollarında üyelerinin örgütle bağlantısını sağlayacak herhangi bir iz bırakmamak için daha fazla tedbirli davrandığı, bu tedbirler çerçevesinde örgütün mahrem yapılanma içinde ilgilendiği askeri personel ile görüşecekleri yeri ve zamanı belirlemek amacıyla iletişimlerinin Ankesörlü/Kontörlü telefon hatları üzerinde kurulduğu,

bu aramalarda ardışık olarak aranan askeri personelin birbirlerini tanıyor olmaları ve yürütülen sohbet v.b. örgütsel faaliyetlere bir grup olarak katılmış olmalarının mümkün olduğu gibi, birbirlerini tanımıyor olmaları, Mahrem İmamın her bir askeri personel ile birbirlerinden habersiz olarak ayrı ayrı görüşmüş olmasının da mümkün olduğu,

sanığın asker kişi olarak ankesör/kontörlü telefonlardan asker olan diğer kişilerle ardışık olarak aranmak sureti ile örgütün gizlilik prensibi çerçevesinde aldığı tebdirin gereklerine uygun olarak hareket ettiği anlaşıldığından suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülmüştür...." yönünde tespitlerin bulunduğu görülmüştür.

Bu durumda, her ne kadar İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkında bakılan bu dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tespitler ile ceza soruşturması/yargılaması kapsamındaki maddi deliller değerlendirilmeksizin, salt devam eden ceza yargılaması gerekçesine dayalı olarak davanın reddi yönünde kurulan hüküm hukuka aykırı ise de, ceza yargılamasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu hukuka aykırılık kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiş, davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisaklı bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Öte yandan temyize konu İdare Dava Dairesi'nin hukuka uygun bularak hakkında yapılan istinaf başvurusunu reddettiği İdare Mahkemesi kararında; "...oğlu M.H.E.'nin İstanbulda tutuklanan kişilerden olduğu ve 669 Sayılı KHK ile askeri öğrencilikten ayırıldığı, diğer oğlu İ.C.E.'nin de askeri öğrencilikten 669 Sayılı KHK ile ayırıldığı, ankesörlü hatlardan adına arama kayıtlarının olduğu hususunun tespit edildiği" tespitlerine yer verilmiş ise de, davacının çocuklarına ilişkin olan ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan hususların davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan YD harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 5. Daire, E. 2020/3272, K. 2023/14894, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2020/3272
Karar No
2023/14894
Tarih
26 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2020/3302 K.2023/13215
  • Danıştay 5. Daire E.2020/3308 K.2023/13963
  • Danıştay 10. Daire E.2020/3321 K.2023/5051
  • Danıştay 12. Daire E.2020/3321 K.2023/5373
  • Danıştay 5. Daire E.2020/3331 K.2023/13219
  • Danıştay 5. Daire E.2020/3332 K.2023/13221

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.