KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/11423 E., 2024/18210 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Esas No
- 2021/11423
- Karar No
- 2024/18210
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Bakanlığı / ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
746 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Başarılı şekilde görevine devam ederken, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmaksızın kamu görevine son verildiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davasından beraat kararı verildiği, terör örgütü ile hiçbir irtibatı ve iltisakının bulunmadığı, ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiği, kamu görevine son verme işleminde gerekçeye yer verilmediği, adil yargılanma hakkının, savunma hakkının ihlal edildiği, savunma hakkı tanınmadan görevine son verildiği, kamu görevlisinin zorunlu emeklilik yaşına kadar göreve devam etme hakkının bulunduğu,
olağanüstü hal dönemlerinde anayasanın yürürlükte olduğu ve işlemlerin anayasaya uygun olması gerektiği, maaşın ödenmemesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza yargılamasının devam ettiği belirtilmiş ise de, davacının yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı, kaldı ki ...
Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...ayılı kararı ile davacı hakkında, isnat edilen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından ve mahkumiyete yeterli delil elde edilemediğinden Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, bu kararın istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür.
Bununla birlikte, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Nitekim, davacı hakkındaki ceza yargılaması neticesinde verilen, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "... Sanığın 26/11/2013 ve 12/02/2014 tarihlerinde Ankara ilinde kurulu bulunan umuma açık Büfe, markette bulunan ankesörlü telefondan adına kayıtlı... nolu GSM hattının mahkememizde tanık olarak dinlenen ..., ..., ...,... ile ardışık olarak aranmış olduğunun belirtildiği,
sanık hakkında Ankara C.Başsavcılığının Ankara ilinde bulunan ankesörlü sabit hatlardan örgütün mahrem imamları tarafından arandığı iddiası ile ilgili soruşturma yürütüldüğü ve sanığın 26/11/2013 ve 12/02/2014 tarihlerinde Ankara ilinde tespit edilen ankesörlü telefonlardan adına kayıtlı ...nolu GSM hattının Ankara TEM Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 05/10/2018 tarihli tutanak ve kovuşturma aşamasında mahkememiz tarafından aldırılan bilirkişi raporuna göre ...,..., ..., ... ile iki farklı tarihte ardışık olarak aranmış olduğunun tespit edildiği,
sanığın dijital materyalleri üzerinde bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde, yargılamaya esas olabilecek herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizde sanık ile ardışık olarak arandıkları belirtilen kişiler tanık olarak dinlenilmiş olup, tanık...; o tarihte Kara Kuvvetleri Komutanlığında çalıştığını, örgüt mahrem abilerinin kendisini telefonla aradığını fakat sanığı tanımadığını ifade etmiş, tanık ... ise, o tarihte Özel Kuvvetler Komutanlığında çalıştığını, mahrem abilerinin kendisini belirli aralıklarla aradığını, 20 kişiyi teşhis ettiğini fakat sanığı tanımadığını belirtmiş ..." olduğu tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Danıştay 5. Daire, E. 2021/11423, K. 2024/18210, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama