İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /5. Daire

DANIŞTAY · 5. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 5. Daire E.2021/3701 K.2023/6986

Hukuk Müşaviri …

Esas2021/3701Karar2023/6986Tarih29 Mayıs 2023Okuma13 dk · 2.664 kelime

KÜNYE

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/3701 E., 2023/6986 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire

Karar tarihi
29 Mayıs 2023
Esas No
2021/3701
Karar No
2023/6986
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
…
Vekili
Av…
Karşı Taraf (Davalı)
… Bakanlığı / ANKARA
Vekilleri
Hukuk Müşaviri …,
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.664 kelime·13 dk okuma·1 bölüm

Hukuk Müşaviri …

İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline ve kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği, karar verilirken hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, bu karar dayanak alınarak işlem tesis edilemeyeceği, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan devlet memurluğundan çıkarılmaya ilişkin usule uyulmadığı, gerekli ve yeterli inceleme yapılmaksızın karar verildiği, kararların gerekçesiz olduğu, istinaf sebeplerinin karşılanmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, çekirdek haklarına müdahale edildiği,

devlet memuru olarak atanırken aranan görevin gerektirdiği niteliklerden hiçbirini kaybetmediği, hakkındaki mahkumiyet kararının Yargıtayca bozulduğu, bozma kararının gerekçesinin, hukuka aykırı delil niteliğindeki dinlemeye ilişkin kayıtların ve gizli tanık ifadesinin tek başına hükme esas alınamayacağı olduğu, bu gerekçenin kamu görevinden çıkarılmaya esas alınmasının adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geldiği ileri sürülmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hapis cezası verildiği, bu kararda yer alan, davacının da aralarında bulunduğu DYG-M üyesi olan bir grubun yapmış oldukları toplantıda PKK'nın gençlik yapılanması olan DYG-M çatısı altında faaliyet yürüttükleri, üniversite gençliğini örgüte kazandırma ve terör örgütünü etkili hale getirme amacıyla eylem planladıkları yönündeki tespitler dikkate alındığında davacının PKK/KCK terör örgütü ile iltisaklı olduğunun ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığının anlaşıldığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …

Düşüncesi : Dava dosyasının incelenmesinden. OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu … tarih ve … sayılı işlemin ve davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin tek ve belirleyici unsurunun davacı hakkında. Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararında yer alan tespitler olduğu, bu tespitlere dayanılarak verilen mahkumiyet kararının Yargıtay (Kapatılan) ...

Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacı açısından; "...CMK’nın “Teknik Araçlarla İzleme” başlıklı 140. maddesiyle burada sayılan suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebepleri bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi halinde, şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyerinin teknik araçlarla izlenmesi,

ses veya görüntü kaydı alınmasının koşullarının saptanarak anılan maddenin 5. fıkrasında yer verilen teknik araçlarla izleme tedbirinin ‘kişinin konutunda’ uygulanamayacağı hükmü karşısında, 08.01.2012 tarihinde aralarında sanığın da bulunduğu iddia edilen kişilerin katıldığı toplantıda ortam dinlemesi suretiyle elde edilen ses kayıtlarının dökümünün yapıldığı tutanak hükme esas alınıp mahkemece sübut delili olarak kabul edilmiş ise de anılan tutanağa göre toplantıya katıldığı değerlendirilen ve sanığın da ses kayıtları tespit edilen kişilerin arasında bulunduğu iddia edilen ortam dinlemesi yapılan toplantı yerinin konut olması ve dinlemenin

yapıldığı 08/01/2012 tarihinde sanık hakkında CMK'nın 140. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak teknik araçlarla izleme yapılmasına dair bir karar bulunmaması karşısında, bu tutanağın sanık ... yönünden hukuka uygun olarak elde edilmiş bir delil olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 9/8. maddesi uyarınca gizli tanıkların beyanlarının tek başına hükme esas alınamayacağı da dikkate alınarak;

sanık ...’ın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi...” gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmaktadır.

Bu noktada; davalı idare bünyesinde devletin güvenliği açısından kritik bir görev olarak nitelendirilemeyecek bir statüde, hemşire olarak çalışan davacının, PKK/KCK terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğu değerlendirilerek kamu görevinden çıkarılması işleminin denetiminde, hukuka aykırı olarak elde edilen ses kayıtlarının tek başına karara esas alınıp alınamayacağının adil yargılanma hakkının güvencelerinden olan hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Anayasa'nın "Suç ve cezalara ilişkin esaslar" başlıklı 38. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez" hükmü delil değerlendirilmesinin her aşamasında dikkate alınması gereken bir ilkedir. Davacı hakkındaki mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkin Yargıtay kararında yer alan, karara esas alınan ses kayıtlarının hukuka uygun olarak elde edilmediğine ilişkin tespitin de hukuka aykırı elde edilmiş deliller ile hukuka uygun bir sonuç elde etmenin mümkün olmadığı kapsamında düşünülmesi, hukuk devleti ilkesine ve hakkaniyete uygun yargılanma hakkına daha uygundur.

Bununla birlikte; adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindeki dava konusu işlem açısından, hukuka aykırı elde edilmiş bu kayıtların başka delillerle desteklenmesi durumunda davacının terör örgütü ile irtibatlı ya da iltisaklı olduğu hususunun ayrıca değerlendirilebileceğinin de kabulü gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işleme esas alınan ceza mahkemesi kararı tespiti dışında davacının herhangi bir silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisak boyutunda ilişkisi bulunup bulunmadığına ilişkin ilgili kurumlar nezdinde herhangi bir araştırma yapılmaksızın karar verildiği anlaşıldığından eksik incelemeyle davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.

AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).

Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.

Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır.

Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.

Davacının "PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı davada. Ağır Ceza Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararla davacı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmış ve kararın davacı ile ilgili bölümün gerekçesinde, "08/01/2013 tarihli ortam dinlemesine ilişkin ses kaydının incelenmesinde;

(ses kaydı çok uzun olmakla sanığın eylemleri açısından önem arz eden kısımlar derlenmiştir) sanığın da içinde bulunduğu ve DYG-M üyesi olan bir grubun yapmış oldukları toplantıda PKK'nın gençlik yapılanması olan DYG-M çatısı altında faaliyet yürüttükleri, üniversite gençliğini örgüte kazandırma, buradan terör örgütünü etkili hale getirmek amacıyla eylem planladıkları, Ç. isimli şahsın konuşmasında F. isimli hocanın Öcalan'ı eleştirmiş olması nedeni ile işten alındığını belirttiği, C. isimli şahsın özellikle KCK yapılanmasına benzer bir yapıda dernek kurulması gerektiğini belirttiği,

örnek verirken de Dicle Üniversitesi öğretim üyesi derneğinin adını verdiği, kısaca DUDER olarak kısalttığı, derneğin gizli olarak faaliyet yürüttüğünü belirttiği, polisin 20-30 yıl derneği çözemediğini belirterek kuracakları derneğin bu şekilde gizli ve polisin çözemeyeceği bir dernek olması amacını açıkladığı, sanığın da; 'Yapacak çok şey var fakat el falan gerekiyor' elini taşın altına koymak gerekiyor' dediği,

yine C.'in, konuşmanın bir kaç yerinde şiddetten bahsettiği, şiddet olmadan disiplinin sağlanamayacağını belirttiği, 'Derneğimizi kuralım bir baş seçelim, dernekte seçmeye gidecek, kurul toplantısına gidecek, ondan sonra ne bileyim ortak kararlarımız olacak, biz ağzımızla şiddetten yana değiliz diyeceğiz, ama şiddet olması gerekir, şiddet olmadan disiplin olmaz' dediği, sanığın 'M.D.'ı düşün, şöyle böyle önderlik' dediği, önderlik tabirinin örgüt lideri Öcalan için kullanıldığı, aynı toplantıda C.'in; 'Polislere taş at hep, yardım işte buna karşı eylem yapacaktık, çok güzel olacaktı, bu tür şeyler için dernek olacak' dediği,

yine C.'in konuşmasında; 'Devrimi yaparsın, yavaş yavaş onları düzeltirsin, yavaş yavaş konuşarak gelen öğrencilerle ilgili olarak yeni bu cemaatin önüne kesmek olarak da olsun, her türlü biz güzel başarılara imza atacağımıza inanıyorum' dediği, sanığın da bunu doğruladığı, yine sanığın; 'Sen kararı aldır C. ile aram iyidir, ben senle aram iyidir, seninle konuşurum, mesela KCK'nın şey yapısını belki görmüşsünüz, üstten alta doğru böyle olması lazım' dediği, C.'in 'Bitlisin değil mi' diye sorduğu, sanığın 'Alttan üste doğru olmaz zaten' şeklinde cevap verdiği,

bu konuşmadan da anlaşıldığı gibi kurulacak derneğin KCK yapısına uygun bir şekilde planlandığı, sanığın 'Sert olacak' dediği, yine 'Biz bugün bir şey yapıyorsak PKK için yapıyoruz' dediği, konuşmanın devamında sanık dışında orada bulunan F. isimli şahsın; 'Yurtta öyle güzel yapılanmalar oluyor şu anda' dediği, yine C.'in; 'Biz o şiddeti göstermeseydik ayakta si... şiyorlardı, yine yasal da olsa legal da olsa illegal de olsa birşeyleri yürütmeye çalışacağız, başka seçeneğimiz yok' dediği, yine 'En azından polis karşısına geçebilecek savcılık karşısına geçtiğimiz zaman en azından böyle bir kaç kelime edeceğiz' dediği,

Ç. isimli şahsın 'Dernekte disiplin kurulu yok mu' sorusuna; 'Disiplin kurulu olacak, şiddet çok olacak, yani şiddet kesinlikle olacak' şeklinde cevap verdiği, konuşmanın devamında sınıfta Bitlis'li olup olmadığının sorulduğu, E. isimli öğrencinin ajan olarak nitelendirildiği,

E. isimli başka bir bayan öğrencinin isminin geçtiği, F. isimli şahsın C. için 'C.'in hatası nedir biliyorsun, yurtta dedi böyle yapacam böyle yapacam şöyle yapacam, yine yurtsever olsalardı birbirlerini desteklemiş olsaydılar yurtta şimdi 100-250 insan olarak..' şeklinde konuşma geçtiği, gizli tanıkların sanıkların yurtta ve üniversitede yeni başlayan öğrencileri örgüte kazandırmak için çalışma yaptıklarına ilişkin beyanları birlikte değerlendirildiğinde, bu konuşmadan gizli tanık beyanlarını doğrular şekilde sanığın da katıldığı toplantıda üniversite öğrenci yurdunda terör örgütü adına faaliyet yürütüldüğünün anlaşıldığı,

konuşmanın devamında F. isimli şahsın, üzerinde barışın simgesi imralıdadır yazılı pankart ile katıldığı bir yürüyüşten bahsettiği ve yürüyüşü ayrıntılı olarak anlattığı, taksiye bindiği için yakalanmadığını, İbo isimli birisinin yakalandığını, olay yerinde polisin resimlerini çektiğini beyan ettiği, bu konuşma içeriklerinin doğrulandığı, gizli tanık A.'in, sanığın alttan dersleri olduğu için zaman zaman sınavları için geldiğinde düzenlenen toplantılara katıldığı, sanığın DYG-M Bitlis il sorumlusu M.N.Z. isimli şahsın yardımcısı olduğu,

toplantılarda yapılmış olan bütün faaliyetlerin PKK adına yapıldığının sanık tarafından ifade edildiğine ilişkin beyanı, gizli tanık ...'in, M.N.Z.'un DYG-M'nin Bitlis Eren Üniversitesi sorumlusu olduğu, sanığın da bu yapılanmanın içinde olduğuna dair beyanı, gizli tanık N.K.'in, zaman zaman bir araya geldikleri ev toplantılarında sanığın da içinde bulunduğu kişilerle birlikte, üniversite ortamındaki stratejilerinde PKK örgütünün gençlik yapılanmasındaki şahısların sayısının artırılarak üniversitedeki hakimiyeti ele geçirip örgütsel yönden daha güçlü olmak için yapılabilecek çalışmalar hakkında konuşmalar yaptıklarına dair beyanı,

gizli tanık M.'un, M.N.Z. tarafından ve sanık ile birlikte başka kişiler tarafından organize edilen ev toplantılarında kürt hareketi, dağda cesurca çarpışan kahramanların faaliyetine karşı kendilerine görev atfedip bir şeyler yapmaları gerektiği yönündeki beyanı, gizli tanık ...'in, sanık ile onun oturduğu evde tanıştığı, kendisi gibi yeni kayıt yaptırmış doğu kökenli öğrencilere kürt milliyetçiliği ve pkk örgütü ile ilgili ideolojik eğitim verdiği, DYG-M'nin sorumlusu olduğu,

yine buna ilişkin dergileri bazen paralı bazen parasız olarak dağıttığına ilişkin beyanı, tarihini tam olarak hatırlamadığı bir günde F.G. isimli şahsın evinde yapılan toplantıda Bitlis'te kitlesel eylemleri artırmak için neler yapılabileceği, kamu kuruluşlarının taşlanması, molotof ile yakılması, polis ve askerlerin ailelerinin tespit edilerek ileriye dönük yapılabilecek bir eylemde bu şahıslara yönelik eylem yapılıp yapılmayacağı konusunda tartışma yapıldığı,

sanığın, Bitlis halkının eylem bakımından çok zayıf olduğunu, bu nedenle kendileri gibi yurtsever öğrencilerin eylemleri artırmak yönünden öncü olacaklarını ve bunu en kısa sürede faaliyete geçireceklerini, kendilerinin de bu konuda onlara yardımcı olmaları gerektiğini söylediği şeklindeki beyanı, özellikle gizli tanıklara sanık müdafilerinin sorulmasını istedikleri sorulara verdikleri ayrıntılı cevaplarda sanığın az önce gizli tanık ifadelerinde bahsedilen eylemleri belirtmiş olmaları..." tespitlerine yer verilmiştir.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının "PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda yer verilen … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararı ile hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan dosyanın temyiz aşamasında olduğu belirtilmiş olup, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan Ceza Mahkemesi kararının, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) ...

Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacı açısından, "...CMK’nın “Teknik Araçlarla İzleme” başlıklı 140. maddesiyle burada sayılan suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebepleri bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi halinde, şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyerinin teknik araçlarla izlenmesi,

ses veya görüntü kaydı alınmasının koşullarının saptanarak anılan maddenin 5. fıkrasında yer verilen teknik araçlarla izleme tedbirinin ‘kişinin konutunda’ uygulanamayacağı hükmü karşısında, 08.01.2012 tarihinde aralarında sanığın da bulunduğu iddia edilen kişilerin katıldığı toplantıda ortam dinlemesi suretiyle elde edilen ses kayıtlarının dökümünün yapıldığı tutanak hükme esas alınıp mahkemece sübut delili olarak kabul edilmiş ise de anılan tutanağa göre toplantıya katıldığı değerlendirilen ve sanığın da ses kayıtları tespit edilen kişilerin arasında bulunduğu iddia edilen ortam dinlemesi yapılan toplantı yerinin konut olması ve dinlemenin

yapıldığı 08/01/2012 tarihinde sanık hakkında CMK'nın 140. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak teknik araçlarla izleme yapılmasına dair bir karar bulunmaması karşısında, bu tutanağın sanık ... yönünden hukuka uygun olarak elde edilmiş bir delil olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 9/8. maddesi uyarınca gizli tanıkların beyanlarının tek başına hükme esas alınamayacağı da dikkate alınarak;

sanık ...’ın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi...” gerekçesine yer verilerek bozulduğu, bozma sonrası yargılamanın. Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyası üzerinden devam ettiği görülmüştür.

Yukarıda da belirtildiği üzere, terör örgütleri ve milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılar ile irtibat ve iltisaklı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin Olağanüstü Hal Hükmünde Kararnameleri uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olan ve idari yargı mercilerince hukuki denetimi yapılan işlemler, aynı eylemler bağlamında adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak,

terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğinde olduğundan ve terör örgütleri ile anılan yapılara üyelik veya mensubiyet olmasa da bunlarla irtibatlı veya iltisaklı olunması da söz konusu tedbirin uygulanabilmesi için yeterli olduğundan, idari yargı mercilerince irtibat ve iltisakın varlığı değerlendirilirken; ceza yargılaması sonucunda verilen kararlarda, savcılık iddianamelerinde, kovuşturmaya yer olmadığı kararlarında, idari soruşturma dosyalarında yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi,

bu kapsamda ceza yargılamasında hukuka uygun olarak elde edilmiş delil niteliğinde olmadığı kabul edilen verilerin de değerlendirilmesi ve Ceza Kanunu anlamında suçlu sayılma için yeterli görülmeyen maddi olay, olgu ve tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli görülmesi mümkündür.

Bu bağlamda, davacının "PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı dava kapsamında hakkında yapılan tespitler incelendiğinde; İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, davacının, PKK'nın gençlik yapılanması olan DYG-M çatısı altında faaliyet yürüten, üniversite gençliğini örgüte kazandırma, buradan terör örgütünü etkili hale getirmek amacıyla eylem planlayan grubun içerisinde yer aldığı anlaşıldığından, anılan örgütle irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bıkarılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Danıştay 5. Daire, E. 2021/3701, K. 2023/6986, 29 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2021/3701
Karar No
2023/6986
Tarih
29 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2021/3708 K.2023/1848
  • Danıştay 3. Daire E.2021/3712 K.2023/1697
  • Danıştay 2. Daire E.2021/3716 K.2023/3165
  • Danıştay 3. Daire E.2021/3717 K.2023/1847
  • Danıştay 3. Daire E.2021/3724 K.2023/1956
  • Danıştay 13. Daire E.2021/3740 K.2023/2336

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.