İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /5. Daire

DANIŞTAY · 5. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 5. Daire E.2021/392 K.2024/10686

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin…

Esas2021/392Karar2024/10686Tarih25 Haziran 2024Okuma13 dk · 2.512 kelime

KÜNYE

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/392 E., 2024/10686 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire

Karar tarihi
25 Haziran 2024
Esas No
2021/392
Karar No
2024/10686
Temyiz eden (davalı)
... Bakanlığı / ANKARA
Vekilleri
Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.512 kelime·13 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işleminin nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında "PKK/KCK/YPG/YDG-H Terör Örgütü Propagandası Yapmak" ve "Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Olarak Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama" suçlarından sanık sıfatıyla ...

Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... sayılı esasına kayden açılan dava dosyasında yargılamasının devam ettiğinin görüldüğü, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 35/B maddesi uyarınca uyarınca Bakanlık Oluru ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, dava konusu işlem Mahkemelerince hukuka uygun bulunduğundan, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebinin kabulüne olanak bulunmadığı belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında "Olayda, 1988 yılından bu yana anestezi teknisyeni olarak görev yapan, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası üyesi olup, çeşitli sosyal medya hesaplarından yapılan çağrılar üzerine "Afrin operasyonu ve Afrin savaşına hayır" başlığı altında yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmak için olay yerinde bulunduğu sırada gözaltına alınarak hakkında açılan soruşturma kapsamında tutuklanmış olan davacının, dava konusu işleme gerekçe olarak gösterilen eylemleri sebebiyle ...

Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esasında "terör örgütü propagandası yapmak, kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmamak" suçlamasıyla yargılandığı, Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında;"...Tanık anlatımlarından ve rapordan da anlaşılacağı üzere; ortada henüz bir toplanma olmadan, polisin sesli uyarı yapıp süre vermeden bir kısım sanıkları sokak aralarında yakalayıp gözaltı işlemi yaptığı anlaşılmış ve tüm dosya kapsamında toplanan deliller ve tanık ifadeleri bu suç açısından ceza vermeye yeterli olmadığı,

böylece sanıkların üzerlerine atılı suçun sübut bulmadığı dikkate alınarak atılı suçtan tüm sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davacının üzerine atılı eylemlerin kanunda suç olarak tanımlanmaması sebebiyle beraatine hükmedildiği görüldüğü, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden terör örgütü ile iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde herhangi bir somut delil bulunmayan davacının 375 sayılı KHK'nın geçici 35/B maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediğinden ...

İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının dava açma tarihi olan 08/04/2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI (DAVALI) : Davacı hakkında ceza yargılamasında verilen beraat kararının idari yargı mercinde doğrudan kullanılamayacağı, idari yargıda irtibat ve iltisak değerlendirilmesi yapıldığından dava konusu işlemin her yönüyle hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI (DAVACI) : Davacı tarafından, ceza yargılamasında hakkında beraat kararı verildiğinden temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

İstanbul Okmeydanı Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'nde anestezi teknisyeni olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır.

Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarılma tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.

Öte yandan, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda, "Silahlı terör örgütüne üye olma", "terör örgütü propagandası yapmak", "kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" suçlarından hakkında açılan adli soruşturma sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un 223/2-(a) maddesi uyarınca beraatine karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmesi üzerine 31/12/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.

MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır.

Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir.

Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.

23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(f) maddesinde.

14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personelin, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılmasına karar verileceği düzenlenmiştir.

Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir.

Anılan maddede, "...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 12/01/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 30/06/2022 tarih ve E:2018/137 K:2022/86 sayılı kararıyla, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle 27/06/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan"...üyeliği,

mensubiyeti veya" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; ... 9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır.

Bu maddenin (A) fıkrasında belirtilenlerin işlemleri ise söz konusu fıkradaki usule göre yapılır." hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(f) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir.

Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.

Davacı, davalı idare bünyesinde tabip olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca 06/03/2020 tarihli işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.

Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir.

AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).

Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir.

Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır.

Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.

Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinde yer alan, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına karar verilir'' hükmü gereğince davacı hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir.

Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde davalı idarece yapılan değerlendirmenin de kuşkusuz keyfilikten uzak olması gerekir.

Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, 21/01/2018 tarihinde Kadıköy ilçesi Altıyol Boğa Meydanında yasadışı olarak "Afrin Operasyonu ve Afrin Savaşına Hayır" isimli gösteri yürüyüşüne katıldığı ve bu tarihten sonra görevine gelmediğinden bahisle 375 sayılı KHK'nın Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarıldığı, ...

Ağır Ceza Mahkemesince "Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama" suçundan yargılandığı ve atılı eylemin Kanun'da suç olarak tanımlanmamış olduğundan bahisle mahkemece ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında CMK 223/2-(a) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve başkaca somut herhangi bir bilgi ve bulunmadığı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesince kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmüştür.

Öte yandan, davacının, 26/10/2022 tarihinde Kadıköy ilçesi Süreyya Operası önünde toplanan "Kadınlar Birlikte Güçlü' isimli oluşum organizesinde toplanan grubun gösteri yürüyüşü yapmak istedikleri, söz konusu üyeleri olan şüphelilerin "İtaat etmiyoruz, Korkmuyoruz, Şebnem Hoca Yalnız Değildir." şeklinde slogan atarak pankart açtıkları, şüphelilere görevli kolluk memurlarının ısrarlı bir şekilde farklı zaman dilimlerinde ayrı ayrı olmak üzere dağılmaları yönünde uyarıda bulundukları fakat şüphelilerin dağılmadıkları ve kolluk güçlerinin müdahale ederek şüphelileri yakaladığı,

"Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama" suçundan yargılandığı, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla suç unsuru oluşmadığından bahisle CMK 223/2-(a) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür.

Her ne kadar davacı hakkında suç unsuru oluşmadığından bahisle beraat kararı verilmiş ise de, irtibat ve iltisak değerlendirmesi yönünden davacı lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağından ve ceza yargılamasından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, davacının PKK/KCK silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda, söz konusu Ceza Mahkemesi kararına konu tespitler incelendiğinde, ... Ağır Ceza Mahkemesi yargılamasında, 21/01/2018 tarihinde saat 17:00 sıralarında Kadıköy Altıyol Boğa Meydanında şüphelilerin toplanmaya başladıkları ve "Savaşa Hayır" ve "Katil Polis Sokaklardan Defol" şeklinde sloganlar atıldığı, olay gününe ait görüntülerde davacının Türkiye Cumhuriyeti Güvenlik Güçleri aleyhine sloganlar atarak polis aracına götürüldüğünün tespit edildiği,

gösteriye ilişkin duyuruların paylaşıldığı PKK/KCK ile irtibat ve iltisaklı olan sosyal medya hesabında Fatma Akaltun Fırat'ın polis tarafından derdest edilerek araca götürülürken çekilen fotoğrafının olduğu görüntüde "Halkların barış talebini Kadıköy'den haykıran arkadaşımız serbest bırakılsın" ifadesiyle paylaşıldığı görüldüğü, ...

Asliye Ceza Mahkemesi yargılamasında, 26/10/2022 tarihinde Kadıköy ilçesi Süreyya Operası önünde toplanan şüphelilerin "İtaat etmiyoruz, korkmuyoruz, şebnem hoca yalnız değildir." sloganlarının atıldığı tespitlerine yer verildiği görülmüştür.

Bu durumda yukarıda belirtilen hususlar yönünden de inceleme yapılması gerektiğinden eksik incelemeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;

2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, mahkeme kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 08/04/2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve özlük haklarının iadesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY

Dava, İstanbul Okmeydanı Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'nde anestezi teknisyeni olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının "PKK/KCK/YPG/YDG-H Terör Örgütü Propagandası Yapmak" ve "Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Olarak Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama" suçlarından ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla suç unsuru oluşmadığı gerekçesiyle CMK 223/2-(a) uyarınca beraat kararı verildiği ve bu kararın 31/12/2020 tarihinde kesinleştiği dosyada davacının terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan somut bir bilgi ve belge de bulunmadığı görüldüğünden temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Danıştay 5. Daire, E. 2021/392, K. 2024/10686, 25 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2021/392
Karar No
2024/10686
Tarih
25 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2021/396 K.2024/2488
  • Danıştay 12. Daire E.2021/409 K.2024/3154
  • Danıştay 6. Daire E.2021/436 K.2024/4340
  • Danıştay 12. Daire E.2021/447 K.2024/3167
  • Danıştay 12. Daire E.2021/455 K.2024/3159
  • Danıştay 12. Daire E.2021/468 K.2024/2915

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.