KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/4286 E., 2024/18776 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas No
- 2021/4286
- Karar No
- 2024/18776
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Hukuk Müşaviri...
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, OHAL KHK'larının OHAL sona erdikten sonra da etkisini devam ettirmesinin hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, masumiyet karinesinin ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği, ByLock kullanıcısı olmadığı, ByLock'a ilişkin Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ile görüşme ve mesaj içeriklerinin bulunmadığı,
somut olayda AİHS'nin 6. maddesi kapsamına giren bir suçlama bulunduğundan anılan maddede güvence altına alınan ceza hukukuna dair tüm ilkelere uygun bir yargılama yapılması gerektiği, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Öte yandan, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Yargıtay ...
Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulması üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve anılan kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür.
Bununla birlikte, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti açısından bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Danıştay 5. Daire, E. 2021/4286, K. 2024/18776, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama