İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /5. Daire

DANIŞTAY · 5. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 5. Daire E.2022/5541 K.2024/19971

Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının ... tarih ve E.... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal…

Esas2022/5541Karar2024/19971Tarih2 Aralık 2024Okuma6 dk · 1.264 kelime

KÜNYE

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/5541 E., 2024/19971 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire

Karar tarihi
2 Aralık 2024
Esas No
2022/5541
Karar No
2024/19971
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı Taraf (Davalı)
...Başkanlığı / ...
Vekili
I. Hukuk Müşaviri ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.264 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının ... tarih ve E.... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hiçbir somut gerekçe sunulmadan, kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan, soruşturma yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15. ve 121. maddelerine aykırı olduğu, Bakanlar Kurulu’nca Anayasanın kendisine vermediği bir yetkinin kullanıldığı,

OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin disiplin işlemlerinin ancak kanunla düzenlenebileceği, bir eylemin suç olarak tanımlanması için maddi ve manevi unsurun birlikte gerçekleşmesinin gerektiği, fail ile fiil arasındaki ilişki, sonuç ile fiil arasındaki nedensellik bağının izah edilemediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiği, dava konusu işlem kapsamındaki isnadın niteliği açısından özel kastın gerekli olduğu,

dava konusu işlem ile kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi, savunma hakkı, adil yargılanma hakkı, silahların eşitliği ilkesi, masumiyet karinesi gibi haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hçbirine uymamaktadır.

Bununla birlikte, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/37, K:2022/86 sayılı kararıyla, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Krarnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesiyle 27/06/1989 tarh ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddesinin (B) fıkrasında yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, idari yargı yerlerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Bu bağlamda; ilgili hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararı ilgilinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması da anılan mahkumiyetin gerekçesi olan maddi tespitlere yönelik olarak ilgili hakkında irtibat ve iltisak kavramları yönünden idari yargı yerlerince ayrıca bir irdeleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır.

Şüphesiz terör örgütüne üyelik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması irtibat ve iltisak değerlendirmesi yönünden önemli bir veri olmakla birlikte, dava konusu işlemin irtibat ve iltisak sebebine dayanması nedeniyle, idari yargı yerlerince işlemin sebep unsuru yönünden ayrıca değerlendirme yapılması ve kararda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi zorunludur.

Mahkemelerce gerekçeli karar verilmesi ile dosyadaki mevcut delillerin, yargılamada yapılan değerlendirmedeki hukuki gerekçelerin taraflarca öğrenilmesi sağlanmaktadır. Kararın gerekçeli olması ilgililerin karara karşı kanun yoluna başvurması ve bu başvurulardaki iddialarını oluşturması açısından da önem arz etmektedir. Bu sebeple, mahkeme kararının gerekçesiz olmasının bir bozma sebebi olacağı açıktır.

Ancak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan eylemlerin aynı zamanda suç teşkil ettiği durumlarda, davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sırasında davacının etkin pişmanlıktan faydalanarak samimi ikrarda bulunması işlemin tesisinde belirleyici olan olgularla ilgili çekişmeli durumu ortadan kaldırmaktadır.

Sonuç itibarıyla; kanun hükmünde kararnamenin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler tarafından anılan çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince; kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarelerce dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi ve kararlarda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.

Anılan İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararları, yukarıda yer verilen tespitler ışığında değerlendirildiğinde; İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, resen araştırma ilkesi uyarınca herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi davalı idare tarafından bakılan bu dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılamasında elde edilen maddi deliller değerlendirilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi de masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.

Öte yandan, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ve etkin pişmanlıktan yararlandığı ceza yargılaması sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, "...

Sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek örgüt ile ilk olarak 2009 yılında tanıştığını, abisi M.E.Y.'nin yönlendirmesi ile örgüt üyesi A.K. ile tanıştığını, örgüt üyeleri M.R.A. ve A.M.Ç. ile örgüt evlerine düzenli olarak gitmeye başladıklarını, örgüt evinde örgüt liderine ait kitaplardan okuduklarını ve videoları izlediklerini, örgüt üyesi A.K.'nin sohbetler yaptığını, örgütün düzenlediği gezilere katıldıklarını, 2010 yılında örgüte ait Vefa Yurdunda kaldığını, kendisi ile örgüt üyesi A.K.'nin ilgilendiği,

bu yurtta kalan örgüt üyelerini ve eylemlerini lise son sınıfa geldiğinde örgütün kendisini Gölcük Yurdu müştemilatına aldığını, burada örgüt üyeleri ..., M.T. ve Y.K.'nin bulunduğunu, 2013 yılı Eylül ayında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat Bölümünü kazandığını, örgüt irtibat ile ... sitesi isimli bir örgüt evine yerleştirildiğini, ev abisinin M.V. olduğunu, daha sonra başka bir örgüt evine geçtiğini, bu evde ev abiliği yaptığını, 2014 yılı Eylül ayında 3 evden daha sorumlu tutularak Bölge Talebe Mesulü olduğunu, 2015 yılında ise KYK yurduna çıkarak örgütten ayrıldığını beyan ettiği,

sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamındaki beyanları ile tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamının örtüştüğü, 26/06/2024 teşhis tutanağına göre; sanığın savunmalarında geçen 32 kişiyi teşhis ettiği ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında alınan savunmaları doğrultusunda 12 örgüt üyesi hakkında adli işlem bulunmadığı tespit edilerek faydalı bilgilerde bulunduğunun anlaşıldığı, sanığın örgüt içerisinde tanıdığı örgüt üyelerini, faaliyetlerini, örgüt içerisindeki görev ve konumlarını, tüm bildiklerini samimi olarak ifade ettiği ..." yönünde tespitlerin bulunduğu görülmüştür.

Bu durumda, her ne kadar İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkında bakılan bu dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tespitler ile ceza soruşturması/yargılaması kapsamındaki maddi deliller değerlendirilmeksizin, salt ceza yargılaması sonucunda davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği hususuna dayalı olarak davanın reddi yönünde kurulan hükmün gerekçesi hukuka aykırı ise de,

ceza yargılamasında etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisi kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğundan ve buna bağlı olarak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan maddi olgulara ilişkin çekişmeli durum ortadan kalktığından, söz konusu hukuka aykırılık kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiş ve ceza yargılamasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisakı bulunduğu sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2024 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Danıştay 5. Daire, E. 2022/5541, K. 2024/19971, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/5541
Karar No
2024/19971
Tarih
2 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2022/5581 K.2024/5782
  • Danıştay 8. Daire E.2022/5598 K.2024/5714
  • Danıştay 10. Daire E.2022/5601 K.2024/5585
  • Danıştay 10. Daire E.2022/5613 K.2024/4808
  • Danıştay 10. Daire E.2022/5614 K.2024/4809
  • Danıştay 10. Daire E.2022/5615 K.2024/4810

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.