KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/6817 E., 2023/6014 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2023
- Esas No
- 2022/6817
- Karar No
- 2023/6014
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- …
- Karşı Taraf (Davalı)
- … Bakanlığı / …
- Vekilleri
- Hukuk Müşaviri …
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Av. …
İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki yasal olan eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının belirsiz ve soyut kavramlar olduğu, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı,
Devlete sadakat yükümlülüğüne riayet etmediğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulamadığı, savunma hakkı tanınmadığı, uluslararası hukuktan kaynaklanan pek çok yükümlülüğün ihlaline sebebiyet verildiği, hukuk devleti, hukuki güvenlik, suç ve cezaların kanuniliği, kanunların geçmişe yürümezliği, kanun önünde eşitlik, ölçülülük ve orantılılık ilkelerinin, masumiyet karinesinin, adil yargılanma, savunma, özel hayata saygı ve gerekçeli karar hakkının, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının …Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf aşamasında olduğu belirtilmiş ise de, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; anılan mahkeme kararının Yargıtay.
Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile müdafi görevlendirilmesi zorunlu olduğu halde, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yargılaması yapılan sanığa yargılama aşamasında müdafii atanmadığı gerekçesiyle bozulduğu, bozmadan sonra yapılan yargılama neticesinde.
Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… kararı sayılı kararıyla davacının tekrar "silahlı terör örgütüne yardım etme" suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği görülmüştür.
Danıştay 5. Daire, E. 2022/6817, K. 2023/6014, 9 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama