KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/3991 E., 2024/11307 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2024
- Esas No
- 2023/3991
- Karar No
- 2024/11307
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri ...
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf isteminin gerekçesiz olarak reddediliği, hakkında beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakı bulunmadığı hususunun yargı kararıyla tescillendiği, lekelenmeme hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği,
işlendiği tarihte suç olarak tanımlanmayan fiillerin sorumluluk kapsamında değerlendirilemeyeceği, Bank Asya hesabında gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin, örgüte müzahir gazete aboneliğinin, Kimse Yok Mu Derneğine yapılan bağışın, çocuğunu örgüte müzahir okula göndermenin, örgüte müzahir derneğe üye olunmasının örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği ve hükme esas alınamayacağı, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, kamu görevine iade talebinin reddine dayanak yapılan hususlar ayrı ayrı değerlendirildiğinde FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakı yansıtmadığı,
anayasal olarak güvence altına alınmış temek hak ve özgürlükler kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlerin irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bunlarla birlikte, UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası ekranında yapılan sorgulamada, Muş Cumhuriyet Başsavcılığının Soruşturma No:... sayılı soruşturma dosyası incelendiğinde, soruşturma aşamasında alınan ifadesinde T.E.'nin davacı hakkındaki; "...Gaziantep Nurdağı ilçesi Doktordu. Sohbetlere katıldığını biliyorum. Bu sohbetlerde Fetullah GÜLEN’in kitapları, Risaleler, Dini kitaplar okunur, Fetullah GÜLEN’in videoları yada ses kayıtları dinlenirdi.
Himmet adı altında para yardımı yaptığını biliyorum. Şahsı hiç tereddüt etmeden kesin ve net olarak teşhis ettim. Açık kimlik bilgilerini burada ... (TC: ...) olduğunu öğrendim..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Danıştay 5. Daire, E. 2023/3991, K. 2024/11307, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama