KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/12756 E., 2024/11458 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/12756
- Karar No
- 2024/11458
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL Komisyonuna yapılan başvurular ile ilgili getirilen sınırlamalar nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı, anılan Komisyona yapılan başvurunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ndeki kriterlere uygun bir hukuki başvuru yolu olmadığı, somut hiçbir delil gösterilmeden doğrudan KHK eki listede ismine yer verilmek suretiyle terör örgütü üyesi olmakla suçlandığı, kamu hizmetinden çıkarılmaya ilişkin usul ve esasların Anayasa ve kanunlarda düzenlendiği, bu usul ve esaslara uyulmaksızın tesis edilen işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu,
Anayasa'nın 129. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadığı, soruşturma yapılmadığı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği gerekirken OHAL süresini aşan tedbirlerin alınmasının hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği,
Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, ... kod isimli gizli tanıktan ele geçirilen SD kart içerisindeki "B5" seviyesinde kodlama bilgilerinin fişleme niteliğinde olduğu, delil olarak değerlendirilemeyeceği, aleyhine verilen tanık beyanlarını kabul etmediği, ByLock programını kullanmadığı, Bank Asya'ya talimat ile hesap açmadığı ve para yatırmadığı, örgüte müzahir evde ve yurtta kalmadığı, örgüte kurban ya da burs adı altında bağışta bulunmadığı, sohbet ve toplantılara katılmadığı, örgüte müzahir dershane ve okullara gitmediği, sendika ve derneklerde üyeliğinin bulunmadığı,
örgüt ile bağlantılı olan yayın organlarına herhangi bir aboneliğinin bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunduğunu gösteren hiçbir somut delilin bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurları olan yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Danıştay 5. Daire, E. 2024/12756, K. 2024/11458, 9 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama