KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/15918 E., 2024/18267 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/15918
- Karar No
- 2024/18267
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Bakanlığı / ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E..., K... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemin hukuka aykırı olduğu, terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, herhangi bir suç delili olmadığından kovuşturma aşamasına geçilmediği, yeniden bir değerlendirme yapılabilmesi için sulh ceza hakimliğinin yeni bir delile dayanarak karar vermesi gerektiği, savcılığın delil niteliğini ve etkisini değerlendirmiş olduğu, konusu suç olmadığı halde idare mahkemesi tarafından, söz konusu delilleri yeniden değerlendirerek karar vermesinin hukuka uygun olmadığı, idare mahkemelerinin savcılık ve ceza mahkemesi gibi delil değerlendirme yetkisi bulunmadığı ileri sürülmüştür.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;"... ...Bu anlatımlar ışığında, tüm dosya kapsamı bir bütün olarak nazara alındığında; sanığın Türkiye Doktorlan Ünitesi yapılanması içerisinde İzmir bölgesinden sorumlu olarak bulunmak, bu kapsamda İzmir ilinde bulunan doktorlara sohbet vermek, Doktorlar Ünitesi yapılanması faaliyetleri kapsamında yurt dışına gidip örgüt liderini ziyaret etmek, yine İstanbul ilinde yapılan ... toplantısına tanışmak amacıyla gitmek ve yurt dışında bulunan müzahir okullarda idarecelilik yapmak şeklindeki eylemleriyle örgüt hiyerarşisine dahil olduğu kanaatine varılmıştır.
... Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, özellikle mezkur Yargıtay ....
CD'nin ...-... sayılı kararı nazara alındığında Türkiye Doktorlar Ünitesi yapılanması içerisinde Türkiye abisine bağlı olarak görev yapan sanığın örgüt içerisinde bir takım sevk ve idare işlemleri olduğu anlaşılmış olmakla birlikte, bu idare ve sevkin kendi üstlerinden aldığı emirler doğrultusunda gerçekleştiği, sanığın tek başına geniş bir alanda iş bölümü yapma, örgüt üyelerini birbiri yerine ikâme etme, örgütsel faaliyetleri denetleme vasfına sahip olmadığı anlaşılmakla, örgütteki pozisyonunun örgüt ile organik bağ kurarak örgüt üyesi vasfını kazanmaktan ibaret olduğu,
..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Danıştay 5. Daire, E. 2024/15918, K. 2024/18267, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama