KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/3894 E., 2024/10609 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2024
- Esas No
- 2024/3894
- Karar No
- 2024/10609
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta iken emekliye ayrıldıktan sonra 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle rütbesi geri alınan davacı tarafından, söz konusu işleme karşı OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile özlük haklarının iadesine, yoksun kalınan parasal hakların faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu anlaşıldığından, rütbesinin iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Temyize konu kararın Anayasa'ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne, hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, Anayasa'nın 2., 6/3., 9., 11., 13., 15., 37., 38/4., 70., 129., 130., 138., 141., 142. maddelerine aykırı işlem tesis edildiği, hukuk devleti ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklardan olmadığı anlaşılan dava konusu uyuşmazlık hakkında temyiz incelemesi yapılmasına olanak bulunmadığından, temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunun 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Davalı idare bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile rütbesi geri alınan davacı tarafından, söz sonusu işleme karşı OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada verilen kararın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilecek konular arasında yer almadığı ve istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği açıktır. Bu durumda, istinaf incelemesi sonucunda kesinleşen karara yönelik temyiz isteminin reddine ilişkin kararın temyizen incelenmesine kanunen imkan bulunmamaktadır.
Danıştay 5. Daire, E. 2024/3894, K. 2024/10609, 14 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama