KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/5744 E., 2024/5638 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2024
- Esas No
- 2024/5744
- Karar No
- 2024/5638
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı / …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
778 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davalı kurum bünyesinde emekli iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile rütbesi ve buna bağlı hakları alınan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeni ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının FETÖ ile irtibatı ile ilgili olarak durumunun değerlendirilmesinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp karar içeriğinde aktarılan Komisyon tespitleri ile davacı ile ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Fişleme niteliğindeki belgeler esas alınarak davanın reddine karar verildiği, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularda ve OHAL süresiyle sınırlı olarak geçici nitelikte tedbirler alınabileceği, OHAL uygulamasına son verilmesiyle birlikte rütbesinin ve buna bağlı haklarının geri alınması işleminin anayasal dayanağının kalmadığı, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamelerinin süresi içerisinde TBMM tarafından onaylanmadığı, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan etme ve cezalandırma yetkisinin bulunmadığı,
26 Mayıs 2016 tarihinden önceki fiillerin sadakat yükümlülüğünün ihlali kapsamında değerlendirilemeyeceği, suç ve cezaların kanunla düzenlenebileceği ve geçmişe yürütülemeyeceği, yasa dışı herhangi bir fiilinin olmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlak nitelikte olduğu, bu kavramların öngörülebilirlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, hakkında hukuken kabul edilebilir, her türlü şüpheden uzak herhangi bir delilin bulunmadığı, … kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen verilerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, bu verilerin delil olarak kullanılamayacağı, sohbet toplantılarına katılmadığı, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı,
HTS kayıtlarının hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu kayıtların irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği, tesis edilen işlemin idari işlemin unsurları yönünden sakat nitelik taşıdığı, Anayasa'da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklardan olmadığı anlaşılan dava konusu uyuşmazlık hakkında temyiz incelemesi yapılmasına olanak bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca İdare Mahkemesince davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesine rağmen, davacı tarafından temyiz aşamasında yeniden adli yardım talebinde bulunulmuş ise de, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder" düzenlemesi gereğince davacının temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 2016 yılında emekli olan ve 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile rütbesi alınan davacı tarafından, rütbesinin geri verilmesi istemiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin anılan Komisyonun … tarihli ve … sayılı işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada verilen kararın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilecek konular arasında yer almadığı ve istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği açıktır.
Bu durumda, istinaf incelemesi sonucunda kesinleşen kararın temyizen incelenmesine kanunen imkan bulunmamaktadır.
Danıştay 5. Daire, E. 2024/5744, K. 2024/5638, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama