KÜNYE
6. Daire 1988/2745 E., 1989/111 K.
- Mercii
- Danıştay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 1989
- Daire
- ALTINCI DAİRE
- Karar Yılı
- 1989
- Karar No
- 111
- Esas Yılı
- 1988
- Esas No
- 2745
- Karar Tarihi
- 24/01/989
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
AYNI MAKİNE (KEPÇE) ÜZERİNDE GÖREV YAPAN DAVACI İLE MÜDAHİL KİŞİNİN TOPRAK ALTINDAN ÇIKARAN KÜLTÜR VARLIKLARINI BİRLİKTE BULDUKLARI, HER İKİSİNİN ORTAK ÇABASI İLE KAYBOLMALARI ÖNLENEREK DEVLETİN MÜLKİYETİNE GEÇMESİNDE AYNI ÖLÇÜDE PAY SAHİBİ OLDUKLARI ANLAŞILDIĞINDAN, YASAL HAK KAZANILAN İKRAMİYENİN BU İKİ ŞAHSA EŞİT MİKTARDA ÖDENMESİ GEREKTİĞİ HK.<
Dava, davacının bulduğu defineden dolayı ikramiye ödenmesi yolundaki başvurusunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali dileğiyle açılmış, İdare Mahkemesince.
2863 sayılı Yasanın 64.maddesi uyarınca bulunacak kültür varlığından dolayı ikramiyeye hak kazanacak kişinin kültür varlığını bulan kişi olduğu, olayda ise ... ilçesi kanalizasyon hafriyatını yaparken davacının kullandığı kepçeye takılan kültür varlıklarının halk tarafından yağmalanmasını önlemek amacıyla yanında bulunan yardımcısını polis karakoluna haber vermek için gönderdiğinin anlaşıldığı, ihbar tutanağında davacının yağmalanmayı engellemek amacı ile gidemeyerek kendi rızası ile gönderdiği yardımcısı ... muhbir olarak belirtilmişse de, ...'ın yasa koyucunun amaçladığı anlamda muhbir (ihbar eden) olmadığı,
bu nedenlerle ikramiyenin davacıya ödenmesi gerekirken aksine tesis edilen işlemde mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş, karar davalı idare ile davalı yanında müdahil tarafından temyiz edilmiştir.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 64.maddesinin (C) bendinde Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yer üstünde, yer altında ve su altında bulunan kültür varlıkları Devlete ait arazide bulunmuş ise takdir olunacak bedelin %40 ının buluna ikramiye olarak verileceği kuralı yer almıştır.
Olayda, davacının ... Belediyesine kanal yapımı için yüklenicilik yapan bir firmada kepçe operatörü olarak çalıştığı, davalı idare yanında müdahil ...'ın ise davacının yardımcısı ve motor yağcısı olarak aynı makinede görevli olduğu, 28.9.1986 gününde kanal kazısı yaparlarken çeşitli kültür varlıklarını içeren bir toprak kabın makinenin bıçaklarına takılarak çıktığı, anılan kabın kırılması üzerine de civarda toplanan halkın yağmalamasını önlemek amacıyla operatör olan davacının olay yerinden ayrılamayarak yardımcısı olan müdahili haber vermek üzere polis karakoluna gönderdiği, müdahilin resmi mercilere haber vermesi üzerine de kültür varlıklarının elde edilerek müze müdürlüğüne teslim edildiği temyiz dosyasının incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Şu hale göre, aynı makine üzerinden görev yapan davacı ile müdahilin toprak altından çıkan kültür varlıklarını birlikte buldukları gibi, her ikisinin ortak çabası ile kaybolmaları önlenerek devletin mülkiyetine geçmesinde aynı ölçüde pay sahibi oldukları gözönüne alındığında yasal olarak hak kazanılan ikramiyenin ikisine eşit miktarda ödenmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, davacıya ikramiye ödenmemesi işleminin iptali yerinde ise de, müdahil ...'ın ikramiyede eşit pay sahibi olduğu gözetilmeksizin dava konusu kültür varlıklarını bulan kişinin sadece davacı olduğu gerekçesine dayalı idare mahkemesi kararında usul ve yasaya uyarlık görülmemiştir.
Danıştay 6. Daire, E. 1988/2745, K. 1989/111, 24 Ocak 1989 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama