KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2016/1309 E., 2020/9964 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2020
- Esas No
- 2016/1309
- Karar No
- 2020/9964
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Davalı yanında müdahil
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin … Belediyesi Encümeninin 28/01/2014 tarih, 127 sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dava konusu parselasyon işleminde düzenleme sınırının mevzuata uygun geçirildiği, düzenleme ortaklık payının doğru hesaplandığı, davacıya kadastral parseline en yakın imar adasından imar parseli tahsis edildiği, yapılan parselasyon işleminin parselleme ve dağıtım ilke ve esaslarına, imar mevzuatına uygun olduğu sonucuna varılmış.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu parselasyon işlemiyle fazla düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, kadastral persele uzak ve ekonomik değeri düşük yerden hisse verildiği, eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Melikgazi Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı yanında müdahil … tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davacıya ait uyuşmazlığa konu taşınmazdaki hissenin 30.05.2016 tarihinde satıldığı anlaşıldığından 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca yeniden karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
… İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca tesis edilen parselasyon işlemi neticesinde davacıya … ada, … parsel sayılı taşınmazdan hisse verilerek tapuya tescili yapılmıştır. Söz konusu taşınmazla ilgili ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nde izale-i şüyu davası açılması üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay çinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararının kendiliğinden hükümsüz kalır." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dosyanın incelenmesinden, davalı yanında müdahil vekili tarafından … İdare Mahkemesine verilen 10/03/2017 tarihli dilekçede davanın açıldığı tarihte uyuşmazlığa konu taşınmazdaki davacıya ait hissenin davanın devamı sırasında davalı yanında müdahile satıldığının bildirilmesi üzerine, UYAP bilişim sistemleri kapalı ortamında yapılan TAKBIS malvarlığı sorgulaması sonucunda davacıya ait uyuşmazlığa konu taşınmazdaki hissenin 30.05.2016 tarihinde davalı yanında müdahile satıldığı ve söz konusu hissenin 15.11.2019 tarihinde davalı yanında müdahilce dava dışı üçüncü bir kişiye satıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davanın devamı sırasında davacı ile taşınmaz arasında mülkiyet ilişkisi sona erdiğinden davalı yanında müdahilin dava konusu taşınmazdaki hisseyi sattığı kişi yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 26. maddesinin uygulanması suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Danıştay 6. Daire, E. 2016/1309, K. 2020/9964, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama