KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2018/9079 E., 2021/12448 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2021
- Esas No
- 2018/9079
- Karar No
- 2021/12448
- Temyiz eden (davalı)
- …Belediye Başkanlığı - …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacılar)
- 1- …2- … 3- … 4- … 5- … 6- …
Karar Metni
1.715 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
7- … VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ
…İdare Mahkemesince verilen …tarihli, E:…, K:…sayılı kararın, kabule ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmazın imar planında "pazar yeri" olarak ayrılmasına rağmen kullanım amacı doğrultusunda kamulaştırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere taşınmazın değerine karşılık 1.340.761,60-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazın imar planında pazar yeri alanı olarak planlaması sonucunda davacının mülkiyet hakkını özgürce kullanımının engellendiği ve hakkın özüne dokunan kısıtlılığın oluştuğu anlaşıldığından davacılar …, …, …ve …açısından kabulüne, …, …, …acısından 2577 sayılı kanunun 15/1-b maddesi gereğince ehliyet yönünden reddine, davacılardan … için 71.440,00 TL, …için 71.440,00 TL, … için 139.840,00 TL,
…için 71.440,00 TL olmak üzere toplamda 354.160,00 TL nin, 346.190,00 TL'lik kısmının davanın açıldığı 13/08/2015 tarihinden, 7.970,00 TL' lik kısmının ise ıslah tarihinden (18.04.2016) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılar …, …, …ve …'ye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Taşınmazın kamu ortaklık payından oluştuğu, davanın reddi gerektiği, davada süre aşımı bulunduğu, taşınmaz değerinin çok yüksek hesaplandığı, hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmazın imar planında "pazar yeri" olarak ayrılmasına rağmen kullanım amacı doğrultusunda kamulaştırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere taşınmazın değerine karşılık 1.340.761,60-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın davacılar …, …, …ve …açısından kabulüne, …, …, …acısından 2577 sayılı kanunun 15/1-b maddesi gereğince ehliyet yönünden reddine, davacılardan …için 71.440,00 TL, …için 71.440,00 TL,
…için 139.840,00 TL, …için 71.440,00 TL olmak üzere toplamda 354.160,00 TL nin, 346.190,00 TL'lik kısmının davanın açıldığı 13/08/2015 tarihinden, 7.970,00 TL' lik kısmının ise ıslah tarihinden (18.04.2016) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılar …, …, ……'ye verilmesine karar verilmiş, bu kararın kabule ilişkin kısmı davalı idarece temyiz edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT
3194 sayılı İmar Kanununun 10. maddesinde: "Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.
İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder." hükmü yer almaktadır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinde.
15. madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulunca, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın; a) Cins ve nevini, b) Yüzölçümünü, c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsarlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini, d) Varsa vergi beyanını, e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini, f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini, g) Arsalarda,
kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini, h) Yapılarda, resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını, ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri, esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerininin tespit edileceği belirtilmektedir.
Aynı Kanunun 15. maddesinde. "Bu Kanun uyarınca mahkemelerce görevlendirilen bilirkişiler bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilirler ve bunlar hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddeleri uygulanır. Kamulaştırmaya konu olan yerin cins ve, niteliğine göre en az üç kişilik bilirkişi kurulunun oluşturulması zorunludur.
Bilirkişilerden birinin taşınmaz geliştirme konusunda yüksek lisans veya doktora yapmış uzmanlar ya da 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre yetkilendirilen gayrimenkul değerleme uzmanları arasından seçilmesi zorunludur..." hükmüne, Ek Madde 1'de.
"Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Uyuşmazlıkta, Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen usul ve yöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleri yapılmaksızın, dava konusu taşınmazın bir kısmına el atıldığı ve mülkiyet haklarının süresi belirsiz bir zaman diliminde kısıtlandığı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda taşınmazın metrekare birim fiyatı 1.520,00 TL olarak belirlenmesine karşın, Dairemizin E:2021/3641 sayısına kayıtlı dava dosyasında yer alan ve …İdare Mahkemesince E:…sayılı dava dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda taşınmazın metrekare birim fiyatının 2.095,00 TL olarak belirlendiği, öte yandan …Sulh Hukuk Mahkemesinin E:…sayısına kayıtlı ortaklığın giderilmesi davasında taşınmazın 2020 yılındaki birim metrekare değerinin 1.600,00 TL olarak belirlendiği görülmüştür.
Bu durumda, her ne kadar yukarıda yer verilen keşif tarihleri birbirinden farklı olsa da taşınmazın tespit edilen metrekare birim fiyatı arasında belirgin bir fark olduğu görüldüğünden, İdare Mahkemesince, gerekirse yeni bir keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde taşınmaz değerinin yeniden hesaplanması gerekmektedir.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen hususlar araştırıldıktan sonra yeniden karar verilmesi gerektiğinden temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2018/9079, K. 2021/12448, 15 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama