KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/15583 E., 2021/2046 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2021
- Esas No
- 2019/15583
- Karar No
- 2021/2046
- Temyiz eden (davalı)
- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Belediye Başkanlığı - …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
799 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacıya, 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle aynı Kanunun 20. maddesi (r) bendi ve 23. maddesi uyarınca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının … tarihli, … sayılı yaptırım kararıyla verilen 205.134,00TL idari para cezası ile bu para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen … tarihli, …sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda, … tarih ve … sayılı idari para cezası işlemi bakımından davanın kesin hüküm sebebiyle incelenmeksizin reddi, ödeme emri yönünden ise davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının ödeme emrine ilişkin kısmının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 20/03/2018 tarih ve E:2015/4874, K:2018/1707 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak Mahkemesince; ödeme emrinin düzenlendiği tarih itibarıyla ortada kesinleşmiş bir amme alacağının bulunmadığı gerekçesiyle hukuka aykırı bulunan dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Genel bütçeye gelir kaydedilmeyen mahalli idareler tarafından verilen para cezalarının tahsili için kesinleşme şartının bulunmadığı, mahkeme kararının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
13/07/2011 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı zabıta görevlileri tarafından yapılan denetimlerde davacıya ait … plakalı araçla "İstanbul ili, Avcılar ilçesi, … Mahallesi, …Caddesi, … Sokak devamındaki boş arazi"ye izinsiz hafriyat toprağı ve inşaat yıkıntı atığı karışık malzeme döküldüğü tespit edilmiş ve davacıya 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (r) bendi ve 23. maddesi uyarınca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının … tarihli, … sayılı yaptırım kararıyla 205.134,00-TL idari para cezası verilmiştir. Bunun üzerine para cezası ile bu para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen … tarihli,…sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının, tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, aynı Kanunun 55. maddesinde; kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları hususunda bir ödeme emri tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açabileceği öngörülmüştür.
2872 sayılı Çevre Kanununun "İdarî yaptırımların uygulanması, tahsil usûlü ve itiraz" başlıklı 25. maddesinin ikinci fıkrasında; "İdarî yaptırım kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir. Dava açmış olmak idarece verilen cezanın tahsilini durdurmaz." hükmüne; üçüncü fıkrasında ise; "İdarî para cezalarının tahsil usûlü hakkında 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer verilen, 2872 sayılı Çevre Kanununun 25. maddesinin ikinci fıkrasında, idari yaptırım kararlarına karşı dava açılmış olmasının cezanın tahsilini durdurmayacağı açık bir şekilde belirtilmiş olup, bu düzenleme uyarınca, idari yaptırıma konu cezanın, ilgilisine tebliğinden itibaren mevzuatta öngörülen vadede ödenmemesi durumunda, cezanın iptali istemiyle dava açılması halinde de borcun kesinleşmesi beklenilmeksizin 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca cezanın takip ve tahsili yoluna gidilebilecektir.
Çevre para cezalarının tahsili konusunda getirilen istisnai nitelikteki bu düzenleme dışında, aynı Kanunun 25. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, idari para cezalarının tahsili usulü hakkında Kabahatler Kanununun uygulanacağına ilişkin hükmün ise, Çevre Kanununun 25. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, ilgili tahsil dairesinin, vadesinde ödenmeyen idari para cezasına karşı açılan davaların kesinleşmesinin beklenmeyeceği yolundaki özel düzenleme dışındaki 5326 sayılı Kabahatler Kanununda öngörülen diğer usul ve esaslar dahilinde borcun tahsili işlemlerinin yürütülmesine ilişkin olduğu sonucuna varılmaktadır.
Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2019 tarihli, E:2018/3454, K:2019/1304 sayılı ve 22/11/2018 tarihli, E:2017/2095, K:2018/5167 sayılı kararları da bu yönde olup, istikrar kazanan söz konusu kararlar da dikkate alındığında, Çevre Kanunundan kaynaklı idari para cezalarının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için para cezasının kesinleşme şartının bulunmadığı görülmektedir.
Öte yandan; dava konusu ödeme emrine dayanak alınan para cezasının iptali isteminin reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 28/05/2015 tarihli, E:2013/1323, K:2015/4587 sayılı kararı ile onandığı ve 22/06/2016 tarihli, E:2015/10897, K:2016/5169 sayılı kararı ile de kararın düzeltilmesi isteminin reddi üzerine kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2019/15583, K. 2021/2046, 17 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama