İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2019/18210 K.2020/9822

Dava konusu istem: Davacıya ait 2 no'lu bağımsız bölümün de bulunduğu Ankara İli, Keçiören İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan binanın; aynı ada, … parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan üst kottaki binaya ait istinat…

Esas2019/18210Karar2020/9822Tarih21 Ekim 2020Okuma10 dk · 2.017 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/18210 E., 2020/9822 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
21 Ekim 2020
Esas No
2019/18210
Karar No
2020/9822
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Belediye Başkanlığı
Vekili
Av. …
İstemin konusu
Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2014 tarihli, E:2013/721, K:2014/6089 sayılı bozma kararına uyularak verilen …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.017 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacıya ait 2 no'lu bağımsız bölümün de bulunduğu Ankara İli, Keçiören İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan binanın; aynı ada, … parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan üst kottaki binaya ait istinat duvarının 22/01/2009 tarihinde çökmesi sonucunda yıkılması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 50.000,00 TL maddi ve 10,000 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; davacının ortaya çıkan zarardan sorumlu olan diğer kişiler aleyhine açtığı davaya ait ….

Ticaret Mahkemesinin E:… sayılı dosyası getirtildikten sonra yapılan değerlendirme sonucunda, davacıya ait bağımsız bölümün bulunduğu binanın, üst kotta bulunan komşu binaya ait istinat duvarının çökmesi sonucunda yıkıldığı, istinat duvarının yıkılmasına ise inşaat halindeki yapının plan, proje, ruhsat, izin ve teknik icaplara aykırı olarak yapılmasının neden olduğu, bu aykırılıklar konusunda yapı denetim şirketinin davalı idareye herhangi bir bildirimde bulunmadığı, böyle bir bildirim olmaksızın da davalı idarenin devam eden inşaatların plan ve projelere uygunluğunu her aşamada yerinde inceleme ve denetleme gibi bir yükümlülüğü bulunmadığı,

ortaya çıkan zarardan projeye aykırılıkları davalı idareye bildirmeyen yapı denetim şirketinin yüklenici ile birlikte birinci derecede sorumlu olduğu, yapı denetim şirketinin kusuru nedeniyle zararla idari faaliyet arasındaki illiyet bağı kesildiğinden maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi için gerekli şartların gerçekleşmediği sonucuna ulaşılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin hizmet kusuru bulunmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bu kararın gerekleri yerine getirilmeden karar verildiği, adli yargıda görülen davada alınan bilirkişi raporunda davacının zararının ortaya çıkmasında belediyenin de birinci derecede kusurlu olduğunun belirtildiği, yapı denetim firmalarının kusurları bakımından da üçüncü kişilere karşı belediyelerin sorumlu olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacıya ait 2 no'lu bağımsız bölümün de bulunduğu Ankara İli, Keçiören İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan bina; aynı ada, … parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan üst kottaki binaya ait istinat duvarının 22/01/2009 tarihinde çökmesi sonucunda yıkılmıştır. Bunun üzerine davacı tarafından, bağımsız bölümünün yıkılması nedeniyle uğranılan maddi zarara karşılık 50.000,00 TL ve uğranılan manevi zarara karşılık ise 10,000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

3194 sayılı İmar Kanununun 21. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. ..." hükmüne, 22. maddesinde, "Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir.

Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.

Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir." hükmüne ve 32. maddesinde ise, "

Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.

Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir.

Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.

Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.

Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.

Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir.

Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir.

İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.

4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; can ve mal güvenliğini teminen, imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." hükmüne, 2. maddesinin 3. fıkrasında," Yapı denetim kuruluşları aşağıda belirtilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdür:

a)Proje müelliflerince hazırlanan, yapının inşa edileceği arsa veya arazinin zemin ve temel raporları ile uygulama projelerini ilgili mevzuata göre incelemek, proje müelliflerince hazırlanarak doğrudan kendilerine teslim edilen uygulama projesi ve hesaplarını kontrol ederek, ilgili idareler dışında başka bir kurum veya kuruluşun vize veya onayına tabi tutulmadan, ilgili idareye uygunluk görüşünü bildirmek.

b)Yapı denetimini üstlendiğine dair ilgili idareye taahhütname vermek, bu yapıya ilişkin bilgileri yapı ruhsatı düzenleme tarihinden itibaren yedi gün içinde Bakanlığa bildirmek.

c)Yapının, ruhsat ve ekleri ile mevzuata uygun olarak yapılmasını denetlemek.

d)Yapım işlerinde kullanılan malzemeler ile imalatın proje, teknik şartname ve standartlara uygunluğunu kontrol etmek ve sonuçlarını belgelendirmek, malzemeler ve imalatla ilgili deneyleri yaptırmak.

e)Yapılan tüm denetim hizmetlerine ilişkin belgelerin bir nüshasını ilgili idareye vermek, denetimleri sırasında yapıda kullanılan malzeme ve imalatın teknik şartname ve standartlara aykırı olduklarını belirledikleri takdirde, durumu bir rapor ile ilgili idareye ve il sanayi ve/veya ticaret müdürlüklerine bildirmek.

f)İşyerinde, çalışmaların, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına göre düzenlenmesi gereken sağlık güvenlik planına uygun olarak yapıldığını kontrol etmek ve gerekli tedbirlerin alınması için yapı müteahhidini yazılı olarak uyarmak, uyarıya uyulmadığı takdirde durumu ilgili Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğüne bildirmek.

g)Ruhsat ve eklerine aykırı uygulama yapılması halinde durumu üç iş günü içinde ilgili idareye bildirmek.

h)Yapının ruhsat eki projelerine uygun olarak kısmen veya tamamen bitirildiğine dair ilgili idareye rapor vermek.

ı)Zemin, malzeme ve imalata ilişkin deneyleri, şartname ve standartlara uygun olarak laboratuvarlarda yaptırmak." hükmüne, 3. maddesinin 1. Fıkrasında, "Bu Kanunun uygulanmasında, yapı denetim kuruluşları imar mevzuatı uyarınca öngörülen fennî mesuliyeti ilgili idareye karşı üstlenir." hükmüne yer verilmiştir.

Anayasasının 125. maddesinin 7. fıkrasında ise ,"İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; yapıların plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun olarak inşa edilmelerini sağlamak amacıyla inşaata başlamadan önce ilgili idareden yapı ruhsatı alınması, yapı ruhsatı alındıktan sonra yapılan inşai faaliyetin yapı denetim kuruluşlarınca denetlenmesi, bu denetim sırasında yapı denetim kuruluşunca rastlanan ruhsat ve eklerine aykırılıkların ilgili idareye bildirilmesi, idarece bildirim üzerine veya başka yollardan öğrenilen ruhsat ve eklerine aykırılıklar üzerine İmar Kanununda öngörülen yapı tatil tutanağının düzenlenmesi, yapının mühürlenerek inşaatın durdurulması,

bir aylık süre içerisinde ruhsata aykırılıkların giderilmemesi halinde ruhsatın iptal edilmesi ve devamında yapının yıkılması ve yaptırımların uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.

Yapıların ruhsat ve eklerine uygun inşa edilip edilmediğini denetlemek konusunda asıl yetkili ve dolayısıyla da sorumlu merci; yapı ruhsatı düzenlemeye, düzenlenen bu ruhsat ve eklerine aykırılık halinde ise sahip olduğu kamu gücü ayrıcalıklarına dayanarak ilgililer hakkında Kanunda öngörülen tedbirleri almaya ve yaptırımları uygulamaya yetkili olan ilgili idaredir.

İlgili idare, belediye ve mücavir alanı sınırları içerisinde inşa edilen yapılar bakımından belediye, dışında ise valiliktir. Davacıya ait bağımsız bölümün bulunduğu bina, davalı Keçiören Belediye Başkanlığının yetki sınırları dahilinde bulunduğundan ilgili idare Keçiören Belediye Başkanlığıdır.

Yapı denetim şirketlerinin görevi, bir yapının inşası sırasında ruhsat ve eklerine uygun inşai faaliyette bulunulup bulunulmadığını denetlemek ve bu denetim sonucunda, imar denetimi konusunda asıl yetkili ve sorumlu merci olan ilgili idareye bildirimde bulunmaktır.

Nitekim yukarıda yer verilen Yapı Denetimi Hakkında Kanun ilgili hükmü uyarınca yapı denetim şirketlerinin, imar mevzuatı uyarınca öngörülen fenni mesuliyeti ilgili idareye karşı üstlenecek olması da bu sonucu desteklemektedir.

Bu durum karşısında, yapı denetim şirketlerinin denetim görevlerindeki kusurları nedeniyle üçüncü kişilerin zarara uğraması halinde, bu zarardan imar denetimi konusunda asıl yetkili ve sorumlu merci olan ilgili idarelerin idare hukuku ilkelerine göre sorumlu olduklarının kabulü gerekmektedir.

Zira; yapı denetim şirketlerinin, yapıların ruhsat ve eklerine uygun olarak inşa edilmeleri konusunda yapılacak denetimde asıl yetkili ve sorumlu olan ilgili idarelerin yardımcısı konumunda bulunmaları ve ilgili idarelere karşı üstendikleri fenni mesuliyet kapsamında faaliyette bulunmaları nedeniyle bu şirketlerin görevleri sırasındaki kusurları, ilgili idareler bakımından da hizmet kusuru teşkil etmektedir.

İlgili idarenin üçüncü kişilere karşı bu sorumluluğu nedeniyle ödediği tazminatı yapı denetim şirketine rücu edebileceği ise açıktır.

Bakılan dava, davacıya ait bağımsız bölümün yıkılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılmıştır. Bu zarar, davacıya ait bağımsız bölümün inşaat bedeli olup inşaat bedeli, bir bağımsız bölümün rayiç bedelinden arsa payı değerinin çıkartılması ile bulunan bedeldir.

Davacının ortaya çıkan zarardan davalı idare ile birlikte sorumlu olan üst kottaki binanın müteahidi, yapı denetim şirketi, şantiye şefi, proje meüllifi v.b. kişiler aleyhine açtığı davaya ait … Ticaret Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden, davacıya ait bağımsız bölümün bulunduğu binanın, üst kotta bulunan komşu binaya ait istinat duvarının çökmesi sonucunda yıkıldığı, istinat duvarının yıkılmasına ise inşaat halindeki yapının plan, proje, ruhsat, izin ve teknik icaplara aykırı olarak yapılmasının neden olduğu, bu aykırılıklar konusunda yapı denetim şirketinin davalı idareye herhangi bir bildirimde bulunmadığı anlaşılmıştır.

Söz konusu davada, taşınmaz mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda davacıya ait bağımsız bölümün rayiç bedelinin 110.000,00 TL olarak tespit edildiği, ancak tazmine esas alınması gereken tutarın bu bedelden arsa payının değeri düşülerek bulunacak inşaat bedeli olması gerektiği, söz konusu bedelin aynı mahkemenin E:… sayılı dosyasında yıkılan binadaki diğer bir bağımsız bölüm için tespit edilen inşaat bedeli de dikkate alındığında her halükarda 50.000,00 TL'den fazla olacağının anlaşıldığı belirtilerek.

Asliye Ticaret Mahkemesinin …. tarihli, E:…. K:… sayılı kararı ile davacının 50.000,00 TL'lik tazminat isteminin kabulüne karar verildiği, bu kararın …. Hukuk Dairesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararı ile onandığı, süresinde bu kararın düzeltilmesi istenmediğinden mahkeme kararının kesinleştiği görülmüştür.

Uyuşmazlıkta, yukarıda belirtildiği üzere yapı denetim şirketlerinin kusurundan da sorumlu olan davalı belediyenin davacının uğradığı zararı tazmin sorumluluğu bulunmakla birlikte … Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan tazminat davası sonucunda davacının uğradığı maddi zararın 50.000,00 TL'lik kısmının tazminine karar verilmiş olup zararın 50.000,00 TL'yi aşan kısmının görülmekte olan davada tazmini gerektiğinden temyize konu mahkeme kararının davanın bu kısmının reddine ilişkin bölümünde isabet ve fazlaya ilişkin kısmının reddine ilişkin bölümünde ise sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.

Manevi tazminat istemi bakımından ise, davacının olay nedeniyle yaşadığı elem ve ızdırap göz önünde bulundurularak bir tazminata hükmedilmesi gerektiğinden temyiz konu mahkeme kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmında da isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kısmen reddine kısmen kabulüne,

2.Davanın reddine ilişkin temyize konu …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacının uğradığı zararın 50.000,00 TL'yi aşan kısmına ilişkin bölümünün ve manevi tazminat istemine ilişkin bölümünün BOZULMASINA, maddi tazminat isteminin geriye kalan kısmına ilişkin bölümünün yukarıda yer verilen gerekçe ile ONANMASINA,

3.Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

4.2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 21/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 2019/18210, K. 2020/9822, 21 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2019/18210
Karar No
2020/9822
Tarih
21 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2019/18982 K.2020/9607
  • Danıştay 6. Daire E.2019/19523 K.2020/8763
  • Danıştay 6. Daire E.2019/20159 K.2020/9600
  • Danıştay 6. Daire E.2019/20323 K.2020/9473
  • Danıştay 6. Daire E.2019/20358 K.2020/9613
  • Danıştay 6. Daire E.2019/20367 K.2020/10076

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.