KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/21155 E., 2023/7598 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Esas No
- 2019/21155
- Karar No
- 2023/7598
- Temyiz edenler
- I-(DAVALI)... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
2.505 kelime·13 dk okuma·14 bölüm
II-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... İnş. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... III-(DAVACILAR) 1- ... 2- ... VEKİLİ :Av. ...
DİĞER DAVALI İDARE
... Belediye Başkanlığı
VEKİLLERİ
Av. ... , Av. ...
KARŞI TARAF :I -(DAVACILAR)
1- ... 2- ...
II-(DAVALILAR)1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı 2-... Belediye Başkanlığı
III-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL)
... İnşaat Ltd.Şti.
DİĞER DAVALI YANINDA
MÜDAHİLLER :1- ... VEKİLİ : Av. ... 2- ...
İSTEMİN KONUSU
Danıştay Altıncı Dairesinin 07/02/2019 tarihli E:2017/8361, K: 2019/496 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem:Bursa ili, Gemlik ilçesi, ...
Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan sitede bağımsız bölüm maliki olan davacılar tarafından, komşu ... parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıların kıyı ve imar mevzuatına aykırı olarak yapıldığından bahisle, taşınmazda yapılacak inşaatlar için Gemlik Belediyesinden A Blok (6 bağımsız bölüm), B Blok (12 bağımsız bölüm) için alınan ... tarihli, ... sayılı iki adet yapı ruhsatının istinat duvarı için alınan ... tarihli, ... sayılı yapı ruhsatının ve ... tarihli, ... sayılı iki adet tadilat yapı ruhsatının Gemlik Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ve Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarihli,
... sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli Gemlik Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planının, Gemlik Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla ve Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen Gemlik İlçesi ...
Mahallesi ... pafta, ... ada, ... ve ... sayılı parsellerde kıyı kenar çizgisi düzeltilmesi ve yol hattı kaydırılması ile ilgili 1/1000 ölçekli plan değişikliğinin parselasyon yapılmasına ilişkin ... tarihli, ... sayılı Gemlik Belediye Encümeni kararının ve bunu onaylayan ... tarihli, ... sayılı Bursa Büyükşehir Belediye Encümeni kararının, iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu parselin bulunduğu alanda kısmi yapılaşmanın mevcut olmadığı,
ek bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 11.07.1992 tarihi öncesinde onaylı bir imar planının varlığı davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerle ispat edilemediğinden raporda belirtilen tarih öncesinde onaylı imar planı bulunduğu varsayılmak suretiyle yapılan değerlendirmelerin dikkate alınamayacağı, dava konusu imar planı revizyonu ve değişiklikleriyle açık yeşil alan sisteminin bozulduğu, yaya yoluna ilişkin yapılan düzenleme ile çıkmaz sokak oluşturulduğu, bu durumun planlama ilkeleri ve şehircilik esaslarına ve kıyı mevzuatına uygun olmadığı anlaşıldığından,
dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu ve değişikliğinde hukuka uyarlık bulunmadığı, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanda geçerli olan ve planlama ilkeleri ve şehircilik esaslarına ve kıyı mevzuatına aykırı olduğu anlaşılan plan kararlarına dayanılarak yapılan parselasyon işleminin ve yapı ruhsatlarının da hukuka uygunluğundan söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemler hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda;Danıştay Altıncı Dairesinin 07/02/2019 tarihli, E: 2017/8361, K: 2019/469 sayılı bozma kararına uyularak istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacılar tarafından, kısmi yapılaşmanın bulunmadığı, bunun varlığı halinde dahi, inşaatların kıyı kenar çizgisine 10 m den fazla yaklaşmasının hiçbir zaman mümkün olmadığı, 1992 yılından önce parsel bazında kısmi yapılaşmış yerlerin hiç birinde imar durumunda 10 m'den daha yakın bir yaklaşma mesafesinin öngörülmediği, dolayısıyla sahil şeridinin kıyı yönündeki sınırının 10 m'nin altına düşmesinin mümkün olmadığı, kıyı içine istinat duvarının ve özel otoparkın yapılarak Kıyı Kanunu 8. maddesine aykırı davranıldığı,
önceki imar planlarında dava konusu ruhsatların verildiği parselin hiçbir zaman imarlı olmadığının, ruhsatların iptal edilmemesi halinde, İdarenin bu davayı emsal alarak kıyıyı talan etmesinin önünün açılacağı bu nedenle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiğinden istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, Davacılar vekilince Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Gemlik Belediye Başkanlığına 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında verilen dilekçe ile;davacıların parselini de içine alacak şekilde 02.03.1984 tarihinden itibaren bölgede yapılan tüm 1/25.000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyon ve değişikliklerine ilişkin plan ve belediye meclisi kararlarının, ...
Mahallesi ... ada ... sayılı parsele ilişkin inşaat ruhsat ve ruhsata esas vaziyet planının, aynı yer ... ada ... sayılı parselin tabi tutlulduğu tüm imar uygulamalarına (İfraz, tevhit veya 18. madde uygulaması gibi) ait dağıtım ve özel cetvelleri ile krokilerin verilmesi talebi üzerine davacı tarafa 27.10.2015 tarihinde tebliğ edilen cevabi yazıların davacılar açısından, ... tarihli, ... sayılı Büyükşehir Belediyesi Meclis kararına, ... tarihli ... sayılı Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi kararına ve ... tarihli ... sayılı Bursa Büyükşehir Belediye Encümeni kararına karşı yeni bir dava açma süresi başlatmayacağı,
anılan başvurularda davacılar hakkında herhangi bir uygulayıcı
idari işlem tesisi talebi yer almadığı kaldı ki; davacıları dava konusu ... Mahallesi ... ada ... sayılı parselde malik olmadığından dava konusu parsel ile ilgili davacılar açısından bir uygulama işlemi yapılması da mümkün olmadığı bu nedenlerle davanın ehliyet yönünden ve süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken aski yönde verilen idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı yanında müdahil ... İnş. Ltd. Şt. tarafından, Davaya konu adada yeniden keşif yapılmasını, yeni deliller olan 1984 tarihli belediye meclisi kararları ile 1985 tarihli imar planları da dikkate alınarak yeniden bilirkişi incelenmesi yapılmasını bu nedenlerle mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacılar tarafından, Davalı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve davalı idare yanında müdahil ... İnş. Ltd. Şt. tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından, davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı yanında müdahil ... İnş. Ltd. Şt. tarafından, davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Davacı dava konusu parselasyon işlemine dahil edilen parsellerde malik olmadığından subjektif işlem niteliğindeki parselasyon işleminin iptaline karar verilmesinde kişisel güncel ve meşru menfaati bulunmadığından davanın parselasyon işlemi bakımından ehliyet yönünden reddi gerektiği, dava konusu imar planları yönünden ise, davacılar tarafından yapılan başvurunun sadece bilgi edinme mahiyetinde olduğu,
anılan başvuru üzerine davalı idare tarafından tesis edilen işlem uygulama işlemi niteliğinde kabul edilemeyeceğinden, askı süresi içinde dava konusu imar planlarına itiraz etmeyen davacı tarafından imar planlarının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük süre geçtikten sonra açılan davada süre aşımı bulunduğu,
dava konusu yapı ruhsatı ve tadilat ruhsatı bakımından da davacıların komşu parsel üzerinde olan yapılardan en geç ... tarihli, ... sayılı iki adet tadilat yapı ruhsatının alındığı tarih itibarıyla haberdar oldukları kabul edildiğinde anılan yapı ruhsatları ve tadilat ruhsatının iptali için de 21.04.2015 tarihinden itibaren 60 günlük yasal dava açma süresi içerisinde dava açılabilceğinden bu süre geçtikten sonra 9.11.2015 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Davalı idare yanında müdahilin duruşma talebi yerinde görülmedi.
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacılarının, Bursa İli, Gemlik İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan sitede bağımsız bölüm maliki oldukları, bitişik ... parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıların kıyı ve imar mevzuatına aykırı olarak yapıldığından bahisle, taşınmaza ilişkin imar planı, parselasyon, yapı ruhsatı ve tadilat ruhsatının iptali için görülmekte olan dava açılmıştır. Uyuşmazlık parselasyon işlemi yönünden incelendiğinde:
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c fıkrasında dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, yine 14. maddenin 6. fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15 nci madde hükmünün uygulanacağı ve 15. maddenin 1/b fıkrasında ise bu hususta Kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
İptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan kaynaklanması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
İmar mevzuatına göre parselasyon işlemi, mevcut tapu kayıtları esas alınarak arsa ve arazilerin düzenlenmesi amacıyla yapılan subjektif nitelikte bir imar uygulamasıdır.
Diğer taraftan, dava açmanın ön koşulu olan menfaat ihlali hususunun, yalnızca davanın açılış aşaması ile sınırlı olmayıp dava neticeleninceye kadar bulunması gerektiği de tartışmasızdır.
Dosyanın incelenmesinden Gemlik Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilen ve Bursa Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanan parselasyon işleminin ... Mahallesi ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazları kapsadığı davacılar adına kayıtlı taşınmazların anılan parselasyon işleminde yer almadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda dava konusu parselasyon işlemi ile davacılar arasında mülkiyete dayalı bir menfaat ilişkisi bulunmadığı, dolayısıyla parselasyon yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla parselasyon işlemi yönünden davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken parselasyon işleminin iptaline ilişkin idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair idari dava dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Parselasyon işlemi haricindeki diğer işlemler yönünden uyuşmazlık değerlendirildiğinde;
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın parselasyon haricindeki kısımları usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 6. Daire, E. 2019/21155, K. 2023/7598, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama