KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/4415 E., 2024/1632 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Esas No
- 2020/4415
- Karar No
- 2024/1632
- Temyiz eden (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …, Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
795 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Düzce ili, Beyköy Beldesi, … mevkii, … ada, … parsel ile … ada … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasına dair … tarih ve … sayılı Beyköy Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…, sayılı kararda; mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacı taşınmazları arasından geçen 10 metrelik yaya yolunun taşıt yoluna dönüştürülerek güzergahının da mevcut yol aksı üzerinden güneybatıdaki 10 metrelik taşıt yoluna bağlanacak şekilde değiştirilmesiyle devamlılığı olan bir ulaşım aksı elde edildiği,
ayrıca yol güzergahındaki değişikliğinin dava konusu parselin küçük bir kısmını etkilemesi nedeniyle gelecekte yapılacak parselasyon işleminde davacının olası mağduriyetinin, “yol ve kadastral sınırlar arasında 2 metreye kadar olan uyumsuzlukları düzeltmeye belediyenin yetkili olduğu"na dair plan notu ile getirilen düzenlemeye dayanılarak davalı idarece giderilebilmesinin mümkün olduğundan dava konusu … tarih ve … sayılı Beyköy Belediye Meclisi kararı ile onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin imar mevzuatına,
şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; plan paftalarının incelenmesinden dava konusu 1/1000 ölçekli imar planında davacıya ait parsellerin arasından geçirilen 10 metrelik yolun, dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer almadığı,
yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, 1/5000 ölçekli nazım imar planında güzergah ve genişlikleri değişen yolların ölçek ve içeriği ile plan gösterim teknikleri itibariyle yer almamasına bağlı olarak 10 metrelik yol düzenlemesinin sadece 1/1000 ölçekli imar planında yapılmasının planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık teşkil etmediği yönünde görüş belirtilmiş ise de 10 metrelik yolların 1/5000 ölçekli nazım imar planı genelinde gösterildiği görüldüğünden bu görüşe itibar edilmediği,
bu durumda, 10 metrelik yol yönünden dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planına aykırı olan dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planın iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında isabet görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının vekili bulunmamasına rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesince yerindelik denetimi yapıldığı , bilirkişi raporunda 1/1000 ölçekli uygulama imar planının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğunun tespit edildiği, 12 metre enkesitli imar yolunun 10 metreye düşürülmesinin plan bütünlüğünü bozmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Bölge İdare Mahkemesince yerindelik denetimi yapılmadığı, planların kademeli birlikteliği ilkesini sağlanamadığı, temyiz aşamasında davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın esası bakımından onanması, vekalet ücreti yönünden ise temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Temyize konu kararın esası bakımından temyiz istemine ilişkin;
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu karar ve dayandığı gerekçe esası bakımından hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır.
Vekalet ücreti yönünden temyiz istemine ilişkin;
1136 sayılı Avukatlık Kanununun ''Avukatlık ücreti'' başlıklı 164. maddesinin 1. fıkrasında, avukatlık ücretinin, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğ veya değeri ifade ettiği hüküm altına alınarak avukatlık ücretinin davaya katkısı bulunan avukata ödenmesi öngörülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınacağı hüküm altına alınmış, anılan Kanunun 323. maddesinde, yargılama giderleri arasında vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin de yer aldığı belirtilmiştir.
Uyuşmazlığa konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, davacının vekili bulunmamasına rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, davacı tarafından vekil ile takip edilmeyen uyuşmazlıkta davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine olanak bulunmadığından, temyize konu kararda vekalet ücreti yönünden isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2020/4415, K. 2024/1632, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama