KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/6575 E., 2023/7599 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Esas No
- 2020/6575
- Karar No
- 2023/7599
- Temyiz edenler (davalılar)
- 1- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
2.112 kelime·11 dk okuma·7 bölüm
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
3-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... İnş.ltd.şti.
VEKİLLERİ
Av. ... Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2-... VEKİLLERİ : Av....
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Bursa ili, Gemlik ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan sitede bağımsız bölüm maliki olan davacılar tarafından Gemlik Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilen ve Bursa Büyükeşhir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu alanda 11 Temmuz 1992 tarihinden önceki bir tarih olan 02.01.1985 tarihinde onaylanan bir planın bulunduğu, bu bağlamda kısmi yapılaşma için geçerli ilk koşulun sağlandığı,
imar adaları üzerinden yapılan kısmi yapılaşma değerlendirmesi sonucunda ise: davacı parselinin de içinde bulunduğu A imar adasında olan ... ada, ... -...-... -... parsellerde kısmi yapılaşmaya ilişkin yapılan irdeleme çalışması sonucunda ada bütününde % 50'sinden fazla yapılaşma olduğundan kısmi yapılaşmanın oluştuğu, davacı parselinin doğusunda yer alan B imar adasında olan ... ada, ... -... -... parsellerde de kısmi yapılaşmaya ilişkin yapılan irdeleme çalışması sonucunda yapılaşma oranının %50 oranını geçtiğinin tespit edildiği,
davava konu edilen taşınmazları kapsayan bölgede 11 Temmuz 1992 tarihinden önce onaylı imar planı bulunduğundan, söz konusu 1985 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında onaylı kıyı kenar çizgisinden kara tarafına doğru belirlenmiş 10 metrelik mesafe seklinde oluşturulan inşaat yaklaşma sınırının, sahil şeridi belirlenmek amacıyla oluşturulduğunun tespit edildiği,
bu bağlamda dava konusu Gemlik Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ve Bursa Büyüksehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde, onaylı kıvı kenar çizgisinden kara tarafına doğru belirlenmiş 10 metrelik mesafe şeklinde inşaat yaklaşma sınırının oluşturulmadığı, bir başka deyişle 10 metrelik sahil şeridinin belirlenmediği anlaşılmış olup, bu nedenle sahil şeridinin ihlal edilerek yapılaşmaya açıldığının tespit edildiği, açıklanan nedenle dava konusu işlemin 3621 sayılı Kıyı Kanununun 16. maddesinin (b) bendine aykırı olarak onaylandığı,
imar planı değişikliği ile sahil şeridinin oluşturulmaması sebebiyle davava konu taşınmazın ön kısmındaki (... ,... ve ... parsel sayılı) taşınmazlar üzerine inşaa edilen yapıların, diğer komşu parsellerin üzerinde bulunan yapılardan 10 metre daha önde (kıyıya doğru) yer almasına neden olduğu,
10 metre olarak belirlenmesi gereken sahil şeridinin ihlal edilmesi nedeniyle dava konusu taşınmazların önünde yapılan binaların sahil şeridi yolu ile oluşturulmuş bulunan kıvıya paralel uzanmış yeşil aksı kesintiye uğrattığı, yine imar planı değişikliği ile kuzey yönünde oluşturulmuş olan 10 metrelik yaya yolunun geri dönüş kurbu ile sonlandırıldığının görüldüğü, belirlenen geri dönüş kurbunun incelendiğinde geri dönüş kurbu için belirlenen mesafelerin planlama tekniklerine uygun olmadığı,
dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin, 3621 sayılı Kıyı Kanununa ve Yönetmeliklerine, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Dsavalı Gemlik Belediye Başkanlığı tarafından dava konusu işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu bu nedenle dava konusu işlemin iptaline karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından usul ve yasaya uygun olmayan idari dava dairesi kararının bozyulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil tarafından, İdari yargılama usulü hukukunda görev, yetki, süre gibi ilk inceleme konularının kamu düzeninden olduğu, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği, taraflarca ileri sürülmese dahi kamu düzenine ilişkin olmaları sebebiyle yine yargılamanın her aşamasında hâkim tarafından re’sen göz önüne alınması gerekltiği, dava konusu plan değişikliğine ilişkin belediye meclisi kararlarının davacıların ilk açtığı davadaki mahkeme kararını yerine getirmek amacıyla kabul edildiği ve 01/06/2017 tarihinde askıya çıktığı, bir aylık askı süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleştiği,
askıdan indikten sonra bu işleme karşı altmış günlük yasal süresi içinde 01/08/2017 tarihinde (dava açma tarihinin son günü adli tatile rastladığından adli tatilin bitiminden itibaren 07/09/2017 tarihinde) dava açılması gerekirken, dava açma süresi geçirildikten çok sonra 22/01/2018 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu, davacı Gemlik Belediyesine Bilgi Edinme Kanunu uyarınca dava açma süresi içerisinde başvuruda bulunulmadığı,
davanın öncelikle bu nedenle reddi gerektiği halde, aksi yönde verilen kararlarda kamu düzenine ilişkin olan bu hususun incelenmediği bu nedenlerle idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İdari Dava Dairesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ :Uygulama işlemi üzerine 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile üst ölçekli imar planlarına karşı yeniden dava açılması mümkün ise de, sadece bilgi edinme mahiyetinde olan başvuru üzerine davalı idare tarafından tesis edilen işlemin dava açma süresini ihya eden uygulama işlemi niteliğinde bulunmadığı açıktır.
Davacı tarafından yapılan başvurunun sadece bilgi edinme mahiyetinde olduğu, taşınmazın imar durumunun verilmesi istemiyle yapılan bir başvuru niteliğinde olmadığı, anılan başvuru üzerine davalı idare tarafından tesis edilen işlem uygulama işlemi niteliğinde kabul edilemeyeceğinden, askı süresi içinde plana itiraz etmeyen davacı tarafından imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük süre geçtikten sonra açılan davada süre aşımı bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla idari dava dairesi kararının bozuluması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 6. Daire, E. 2020/6575, K. 2023/7599, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama