KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/9355 E., 2023/4574 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2023
- Esas No
- 2020/9355
- Karar No
- 2023/4574
- Temyiz eden (davacı)
- … Sitesi Yönetim Kurulu
- Vekili
- Av…
- Karşı taraf (davalılar)
- 1- … Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
Karar Metni
1.674 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
2-… Belediye Başkanlığı /… VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ada … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Kültür ve Turizm Bakanlığı, Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K… sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, Kültür ve Turizm Bakanlığınca 10.12.2010 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ... ada ... parsel sayılı taşınmazın kültürel tesis alanı olarak planlandığı,
dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunda da anılan parselin kültürel tesis alanı kullanım kararının devam ettiği, davacı tarafından sitenin kuzeyinde yer alan yol düzenlemesi nedeniyle 500 m²'den fazla alanın siteden alındığı ileri sürülmüşse de, iddia olunan yolun plan onama sınırlarının dışında bulunduğu göz önüne alındığında, kültürel tesis alanı olarak kamusal kullanıma ayrılan alana ilişkin dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu,
1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunda hukuka aykırılık bulunmadığı gibi 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu doğrultusunda düzenlenen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklinde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Taşınmazın özel mülkiyete konu bir arsa olduğu, dava konusu edilen alanda Kocatepe Tatil Sitesi sakinlerinin ortak olarak kullandıkları bir yapının bulunduğu, kültürel tesis alanın kuzey bölümünün daha önceden bedelsiz terk edildiği, uyuşmazlık konusu alanın da terk edilmiş gibi işlem yapılmasında uygunluk bulunmadığı, yola ilişkin olarak keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan plan onama sınırı dışında bulunduğu gerekçe gösterilerek karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ
... Belediye Başkanlığı tarafından; Savunma verilmemiştir. ... Bakanlığı tarafından;Dava konusu işlemden önce onaylanan imar planlarında da aynı kullanım kararının belirlendiği, kültürel tesis alanı kullanımının kamu yararına uygun bir kullanım olduğu, yol alanı kararının plan onama sınırı dışında bulunduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığından kararın bu gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile kültürel tesis alanı olarak planlanmıştır.
1/5000 ölçekli nazım imar planı 04.01.2016-04.02.2016 tarihleri arasında, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ise 24.12.2015- 25.01.2016 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edilmiştir.
Davacı tarafından uyuşmazlık konusu taşınmazın üzerinde tatil sitesine ait sosyal tesis bulunduğu, taşınmazın kuzey kısmının daha önce çocuk bahçesi olarak terk edildiği, bu nedenle tekrar kamu kullanımına ayrılmasının uygun olmadığı iddialarıyla 1/1000 ölçekli uygulama imar planına 22.01.2016 tarihinde yapılan itirazın 05.05.2016 tarihli Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü işlemi ile reddi üzerine, 24.06.2016 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
İşlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 3194 sayılı İmar Kanununun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde: "İmar Planları. Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer.
Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir" hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması,
değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dava süresi, kamu düzeni ile ilgili olup, hak düşürücü nitelik taşır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde esasa girilmeden süre aşımı yönünden davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür (Madde14/3-e ve 15/1-b). Ayrıca, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği de vurgulanmıştır (Madde14/6).
İmar planlarına karşı 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, özel bir Kanun olan 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması, bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren işlem tarihi itibariyle altmış gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde,
bu tarihi takip eden altmış günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde veya itiraz süresi içerisinde başvuruda bulunulmaması durumunda imar planı kesinleşeceğinden, kesinleşme tarihinden itibaren altmış gün içerisinde yahut düzenleyici işlem niteliğindeki imar planının, parselasyon, imar durumu, yapı ruhsatı gibi birel işlemler ile tatbik edilmesi halinde imar planına karşı,
uygulama işleminin tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içerisinde uygulama işlemi ile birlikte ya da tek başına dava açılması gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 24.12.2015- 25.01.2016 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından askı süresi içinde imar planına yapılan itirazın reddine dair 05.05.2016 tarihli Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü işleminin, 26.05.2016 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine söz konusu uygulama imar planının ve dayanağı nazım imar planının iptali istemiyle 24.06.2016 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerekmektedir. Bu bakımdan, davacının uygulama imar planına askı süresi içerisinde yapılan itirazın son ilan tarihi olan 25.01.2016 tarihinden itibaren altmış gün içerisinde cevap verilmeyerek reddi söz konusu olduğundan, bu tarihi izleyen altmış gün içerisinde açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 24.06.2016 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacının itirazının reddedildiği 05.05.2016 tarihli Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü işleminin, davacıya tebliğinin 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca işlemeye başlayan dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır.
Zira İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari makamlarca dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, davanın açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, sonradan yetkili makamlarca cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Dolayısıyla yetkili makamlarca ne zaman cevap verileceği belli olmayan bir durumda, dava süresinin yorum yoluyla süresi belirsiz bir zamana kadar uzatılması mümkün değildir.
Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2017 tarihli, E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararı da bu yöndedir. Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2020/9355, K. 2023/4574, 15 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama