KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/10962 E., 2023/6786 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2023
- Esas No
- 2021/10962
- Karar No
- 2023/6786
- Temyiz eden (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.623 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Isparta ili, merkez, … Mahallesi, …, …, …, … sayılı parseller ve … ada, … sayılı parsel civarında yapılan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişiklerinin onaylanmasına ilişkin Isparta Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Isparta İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyanın incelenmesinden, Mahkemenin 26/08/2020 tarihli ara kararıyla davalı idareden; park alanının kaldırılması, spor, oyun ve çocuk bahçesinin ve sosyal ve kültürel tesis alanının küçültülmesinden dolayı anılan sosyal altyapı alanlarına eşdeğer bir alanın aynı planlama bölgesinde (hitap ettiği etki alanı içerisinde) ayrılıp ayrılmadığının sorulduğu, davalı idare İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından verilen 11/09/2020 tarihli yanıtta;
planlamanın ilk yapıldığı tarih olan 1988 yılından günümüze gelindiğinde hane halkı sayısının azalmış olması, planlama bölgesi olan Fatih Mahallesi ve civarında apart konutlar ve ikinci konut bölgesi ile kreş, muayenehane vb. iş yeri kullanımlarının artmış olması nedeniyle, nüfus yoğunluğuna bağlı olarak sosyal donatı alanlarının küçültülmesinin gerektiği,
ayrıca alanda daha önceki planda verilmiş emsal oranında azaltılmaya gidildiği için sosyal donatı alanı fazlalığı çıktığı ve yapılan planlama çalışması ile parselasyon yapılması mümkün olmayan alanlarda zaiyat oranının yasal düzenleme ortaklık payı (DOP) kesintisi oranı olan %45 düzeyinde düzenlenmesi yönünde karar alındığı,
öte yandan 1988 tasdik tarihli planın yapılmasından günümüze gelen süreçte, bu alanlarda mülkiyet sorunlarının çözülmemiş olmasının gerek mülkiyet sahiplerinin gerekse davalı idare ve kamu kurumlarının hizmetlerinin önünde engel teşkil ettiği, dolayısıyla yapılan plan değişikliğinin kamu yararınına ve imar mevzuatına uygun olduğunun belirtildiği, bu durumda dava konusu plan değişikliği ile "sosyal altyapı alanı" olan spor, oyun ve çocuk bahçesinin ve sosyal ve kültürel tesis alanının kısmen küçültüldüğü ve parkın ise tamamen kaldırıldığı,
buna karşılık Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak yapılması gereken dava konusu plan değişikliğinde, sosyal altyapı alanlarından park, oyun, çocuk bahçesi ve sosyal tesis alanının hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanda ayrılmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Usule ilişkin olarak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda belirtilen koşulları taşımadığından davacının adli yardım talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının uyuşmazlığa ilişkin dava açma ehliyeti bulunmadığından ehliyet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise; kamu yararı gözetilerek ve mevzuata uygun şekilde işlem tesis edildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Dava, Isparta ili, merkez, … Mahallesi, …, …, …, … sayılı parseller ve … ada, … sayılı parsel civarında yapılan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişiklerinin onaylanmasına ilişkin Isparta Belediye Meclisinin 06/12/2019 tarih ve 255 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davası olarak tanımlanmaktadır.
2577 sayılı Kanunun 3. maddesinde; dilekçelerde gösterilmesi gerekli hususlar belirlenmiş, 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında; dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/c bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği, hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5.maddesinde nazım imar planı; "varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan" olarak, uygulama imar planı ise;
"tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlem ile ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerince yapılmaktadır.
İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi; kişisel, meşru ve güncel olması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, davacının menfaatlerini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve mâkul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir.
Bu ilişki, uyuşmazlığın niteliğine göre bazen mülkiyet hakkından, bazen de komşuluk hukukundan doğabilmektedir. Sonuç olarak; idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken menfaatlerine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren konularda Danıştay içtihatları ile belde sakini olmak dava açmak için yeterli görülmüş ise de, bu kapsamda bulunmayan bir alanlara ilişkin olarak imar planının iptali istemiyle dava açabilmek için davacının dava açmakta menfaati olduğunu somut olarak ortaya koyması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, park, spor ve oyun alanı-çocuk bahçesi, temel eğitim, sosyal kültürel tesis ve konut alanı kullanımlarında kalan özel mülkiyete konu parsellerin kullanım kararlarında değişikliğe gidilmesine dair 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının dava konusu edildiği ve davacının davayı yalnızca belde sakini (Isparta il sınırılarında ikamet eden bir vatandaş) sıfatıyla açtığı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden adres kayıt sistemindeki (MERNİS) adresi sorgulandığında ikamet yerinin uyuşmazlık konusu taşınmazlara uzak bir konumda ve farklı mahallede yer aldığı,
yine UYAP üzerinden Tapu Kadastro Bilgi Sistemindeki (TAKBİS) mal varlığı sorgulandığında ise uyuşmazlık konusu taşınmaza komşu ya da yakın alanda üzerine kayıtlı bir taşınmazının bulunmadığı görülmüştür.
Bu durumda, davacının, dava konusu işlemler ile doğrudan bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı, Isparta ilinde yaşayan bir kişi olarak açtığı bu davadaki istemlerinin çevre, tarihi, kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını yakından ilgilendiren hususlar kapsamında da değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla bakılan davayı açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2021/10962, K. 2023/6786, 25 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama