KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/7979 E., 2023/6470 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2023
- Esas No
- 2021/7979
- Karar No
- 2023/6470
- Temyiz edenler
- —
Karar Metni
2.152 kelime·11 dk okuma·12 bölüm
I- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Başkanlığı/…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Odası … Şubesi
VEKİLİ
Av. … - Av. …
İSTEMİN KONUSU
Danıştay Altıncı Dairesinin 09/04/2019 tarihli ve E:2017/917, K:2019/2313 sayılı bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Orman Genel Müdürlüğü mülkiyetindeki, Karabük ili, … Mahalle, … mevkii, … ada, … sayılı parsel için Toplu Konut İdaresi Başkanlığı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, somut olayda Mahkemenin 01/03/2021 tarihli aran kararı üzerine gönderilen belgelerden … tarih ve … sayılı yapı ruhsatlarının D-1 (A-B), D-2 (A-B), D-3 (A-B), D-4 (A-B), D-5 (A-B) binalarına ilişkin olduğu, söz konusu ruhsatlardan D-4 (A-B), D-5 (A-B) binalarına ait olanların davalı idarece iptal edildiği ve yeniden düzenlenmediği,
D-1 (A-B), D-2 (A-B), D-3 (A-B) binalarına ilişkin olanların ise iptal edilmekle birlikte yine aynı yapı inşa alanı ve yükseklik üzerinden (32,01 metre) yeniden düzenlendiği Karabük Belediye Meclisi'nin … tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı tadilatlarının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki.
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 09/04/2016 tarih ve E:2014/1544, K:2019/2311 sayılı kararı ile bozulması üzerine.
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile uyuşmazlığa konu alanda Karabük Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla 1/5000 ölçekli Karabük Kent Bütünü Revizyon ve İlave Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Karabük Kent Bütünü Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planı yapıldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kararın verildiği, Karabük Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planında … ada, … sayılı parselin bulunduğu alanın yapılaşma koşullarının E=0,1.00, yapı yüksekliği sınırının 30.50 metre olarak yer aldığı,
söz konusu yapı yüksekliğine ilişkin koşulların … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararındaki kullanım koşulları ile aynı olduğu,
Dava konusu yapı ruhsatı işleminin D-4 (A-B), D-5 (A-B) binalarına ilişkin kısmı bakımından;
Mahkemenin 01/03/2021 tarihli ara kararı üzerine gönderilen belgelerden D-4 (A-B), D-5 (A-B) binalarına ait yapı ruhsatlarının iptal edildiği ve söz konusu ruhsatların yeniden düzenlenmediği anlaşıldığından, bahsi geçen binalara ait yapı ruhsatlarının esasının incelenemeyeceği, davanın bu kısmının konusuz kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Dava konusu yapı ruhsatı işlemin; D-1 (A-B), D-2 (A-B), D-3 (A-B) binalarına ilişkin kısmı bakımından;
Karabük, Merkez, … mahalle, … mevkii, … ada, … sayılı parsel üzerinde yer alan D-1 (A-B), D-2 (A-B), D-3 (A-B) binaları için verilen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatlarının dayanağı olan 07/05/2008 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 04/03/2009 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kararları ve son olarak alanda yürürlükte olan 03/06/2015 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ilişkisinde, yapı ruhsatlarında düzenlenen yükseklik sınırının imar planlarında öngörülen üst sınırı aştığı, bu bakımdan bahsi geçen yapı ruhsatlarının söz konusu planlarda öngörülen yapı yükseklik değerlerine uygun olmadığından dava konusu … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının bu kısmında hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu yapı ruhsatının D-1 (A-B), D-2 (A-B), D-3 (A-B) binaları için düzenlenen kısmının iptaline, D-4 (A-B), D-5 (A-B) binalarına ilişkin kısmı bakımından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Karabük Belediye Başkanlığı tarafından; alanda 2009 tarihli imar planı değişikliği yapıldığı ve bu plana göre yeni yapı ruhsatı düzenlendiğinden davanın konusuz kaldığı, yeni yapı ruhsatında planda öngörülenden daha az inşaat alanı kullanıldığı, iptal kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından; alanda yapılan 2009 tarihli imar planı değişikliğine göre yeni yapı ruhsatı düzenlendiği ve bu yapı ruhsatına uygun şekilde yapılaşmanın tamamlandığı, mevcutta 2 adet öğrenci yurdunun hizmet verdiği, iptal kararı nedeniyle büyük mağduriyet oluşacağı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Orman Genel Müdürlüğü mülkiyetindeki, Karabük ili, Merkez … Mahalle, … mevkii, … ada, … sayılı parsel için Toplu Konut İdaresi Başkanlığı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının iptali istenilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT
Anayasanın 135. maddesinde "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir." hükmü yer almaktadır.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun yukarıda anılan Anayasal hükme paralel olarak düzenlenen 2. maddesinde " (Değişik: 19/4/1983 - KHK 66/2 md.) Birliğin kuruluş amacı ile yapamayacağı faaliyetler ve işler aşağıda gösterilmiştir.
Birliğin kuruluş amacı:
a) Bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir oda kurulmasına karar vermek;
Bu suretle aynı ihtisasa mensup meslek mensuplarını bir Odanın bünyesinde toplamak; merkezde idare heyeti, haysiyet divanı ve murakıplar gibi görevlilere yetecek kadar üyesi bulunmayan Odanın merkezini, Umumi Heyetin belirleyeceği yerde açmak;
b) Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak;
c) Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmektir.
(Değişik: 18/6/1997 - 4276/6 md.) Birlik ve organları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14.maddenin 3.fıkrasının (c) bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15.maddenin 1.fıkrasının (b) bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği, hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun yargısal denetim yoluyla sağlanmasının en etkin araçlarından biri iptal davaları olduğundan, iptal davalarında "menfaat ihlali" olarak tanımlanan subjektif ehliyet koşulunun kişiye bağlı subjektif hak ihlallerinin giderilmesinin yanı sıra idari işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlenebilmesi kapsamında da belirlenmesi gerekmektedir. Davacı ile iptali istenilen idari işlem arasında kurulabilecek bir ilişki veya ilgi, menfaat ihlali koşulunun varlığı için yeterlidir. Bu itibarla yargısal kararlarda menfaat ihlali koşulu, davacının idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisinin kurulması gerektiği şeklinde tanımlanmıştır.
Olayda, kuruluş amacı Anayasada ve yukarıda anılan yasa hükmünde açıkça; mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak, meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları,
fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek, olarak sayılmış olan davacı Oda'nın ancak tüzel kişiliğinin ve üyelerinin ortak çıkarlarını ilgilendiren konularda dava açma ehliyetinin olduğu açıktır.
Uyuşmazlıkta üçüncü kişiye ait olan yapı ruhsatına ilişkin işlemin genel düzenleyici bir işlem niteliğinde olmadığı, subjektif bir işlem olduğu, iptali istenilen yapı ruhsatı ile davacı oda arasında yukarıda tanımlandığı şekilde aktüel, kişisel ve meşru bir menfaat ilişkisinin olmadığı, bu nedenle dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla dava konusu yapı ruhsatının iptali istemiyle açılan davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekmekte iken işin esasına girilerek dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
Danıştay 6. Daire, E. 2021/7979, K. 2023/6470, 5 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama