KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/126 E., 2023/6783 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2023
- Esas No
- 2022/126
- Karar No
- 2023/6783
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI)…
Karar Metni
1.906 kelime·10 dk okuma·10 bölüm
2- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF
1- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı 2- (DAVACI)…
İSTEMİN KONUSU
…Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idare tarafından esas bakımından, davacı tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Isparta ili, …Mahallesi, … ada, … ve … sayılı parsellerin bulunduğu alanda 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin kabulüne ilişkin Isparta Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava dilekçesinde, 1/5000 nazım imar planında değişiklik yapıldığı ileri sürülerek bu plan değişikliği işleminin de iptali isteminde bulunulmuş ise de, Isparta Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararı ile mevcut 1/5000 ölçekli nazım imar planında herhangi bir değişiklik yapılmadığı,
başka bir ifadeyle davanın açıldığı tarih itibarıyla ortada idari dava konu olabilecek böyle bir 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği işleminin bulunmadığı anlaşıldığından, davanın bu kısmının esasının incelenme olanağının bulunmadığı; dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişikliği bakımından ise; imar planı değişikliği işlemlerinde ana unsuru plan bütünlüğünün ve sosyal donatı dengesinin bozulmamasının oluşturduğu,
dava konusu plan değişikliği sonucunda … ada, …sayılı parselin hiçbir yoldan mahreç almayacak şekilde planlanmasının parselin yapılaşmasını olumsuz etkileyeceği, bu parselin diğer parsellere tevhit edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı, diğer taraftan kent içi ulaşım sistemi içinde önemli işlevi olan 7 metrelik yaya yolunun kaldırılmasına karşın, planı değişikliği gerekçesinde belirtilen “teknik açıdan planda olan sokağın açılmasının zorunlu olmadığı” hususunun plan açıklama raporunda açıklanmadığı, plan değişikliğinin teknik ve nesnel gerekçelerin bulunmadığı,
kamunun kullanımına ayrılmış bir yaya yolunun kaldırılmasında ve konut alanına dönüştürülmesinde kamu yararının bulunmadığı ve bu durumun kent halkının çeşitli kentsel işlevlere güvenli ve rahat erişimini olumsuz etkileyebileceği belirtilerek davaya konu plan değişikliğinin imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esasları ve tekniklerine ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişikliği yapılmasına ilişkin dava konusu Isparta Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı işleminin iptaline, 1/5000 ölçekli nazım imar plan değişikliği yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından; istinaf kararının usule ilişkin olduğu ve esas hakkında inceleme yapılmadığı halde yapılmış gibi aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; usule ilişkin olarak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda belirtilen koşulları taşımadığından davacının adli yardım talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının uyuşmazlığa ilişkin dava açma ehliyeti bulunmadığından ehliyet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise; kamu yararı gözetilerek ve mevzuata uygun şekilde işlem tesis edildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Dava, Isparta ili, … Mahallesi, … ada, … ve … sayılı parsellerin bulunduğu alanda 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin kabulüne ilişkin Isparta Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davası olarak tanımlanmaktadır.
2577 sayılı Kanunun 3. maddesinde; dilekçelerde gösterilmesi gerekli hususlar belirlenmiş, 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında; dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/c bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği, hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5.maddesinde nazım imar planı; "varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan" olarak, uygulama imar planı ise;
"tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlem ile ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerince yapılmaktadır.
İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi; kişisel, meşru ve güncel olması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, davacının menfaatlerini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve mâkul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir.
Bu ilişki, uyuşmazlığın niteliğine göre bazen mülkiyet hakkından, bazen de komşuluk hukukundan doğabilmektedir. Sonuç olarak; idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken menfaatlerine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren konularda Danıştay içtihatları ile belde sakini olmak dava açmak için yeterli görülmüş ise de, bu kapsamda bulunmayan bir alanlara ilişkin olarak imar planının iptali istemiyle dava açabilmek için davacının dava açmakta menfaati olduğunu somut olarak ortaya koyması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, yol ve konut alanı kullanımlarında kalan özel mülkiyete konu parsellerin kullanım kararı ve yapılaşma koşullarında değişikliğe gidilmesine dair 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin dava konusu edildiği ve davacının davayı yalnızca belde sakini (Isparta il sınırılarında ikamet eden bir vatandaş) sıfatıyla açtığı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden adres kayıt sistemindeki (MERNİS) adresi sorgulandığında ikamet yerinin uyuşmazlık konusu taşınmazlara uzak bir konumda ve farklı mahallede yer aldığı, yine UYAP üzerinden Tapu Kadastro Bilgi Sistemindeki (TAKBİS) mal varlığı sorgulandığında ise uyuşmazlık konusu taşınmaza komşu ya da yakın alanda üzerine kayıtlı bir taşınmazının bulunmadığı görülmüştür.
Bu durumda, davacının, dava konusu işlem ile doğrudan bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı, Isparta ilinde yaşayan bir kişi olarak açtığı bu davadaki istemlerinin çevre, tarihi, kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını yakından ilgilendiren hususlar kapsamında da değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla bakılan davayı açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin kısmının iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bu kısmında isabet bulunmamaktadır.
Mahkeme kararının, 1/5000 ölçekli nazım imar plan değişikliği yönünden davanın incelenmeksizin reddi yolundaki bölümüne gelince; davacı tarafından uyuşmazlık konusu alana yönelik olarak yapılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 1/5000 ölçeğinde de yapıldığı düşüncesiyle 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmakta ise de, alanda sadece 1/1000 ölçekli uygulama imar planında değişikliğe gidildiği,
1/5000 ölçekli nazım imar planına ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmadığı görülmekte olup uyuşmazlığın bu kısmı bakımından da davacının, dava konusu işlem ile doğrudan bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı ve dolayısıyla bakılan davayı açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
2577 sayılı Kanunun 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca ehliyet hususunun, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı hususundan önce değerlendirilmesi gerektiğinden bu kısım bakımında da davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bu kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. Öte yandan, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz istemine gelince; bozma kararı üzerine verilecek kararın sonucuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında yeniden bir karar verileceği de tabiidir.
Danıştay 6. Daire, E. 2022/126, K. 2023/6783, 25 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama