İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2022/2526 K.2023/2900

Dava konusu istem: İzmir İli, Aliağa İlçesi, … Mahallesi, …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih ve … sayılı oluru ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği…

Esas2022/2526Karar2023/2900Tarih21 Mart 2023Okuma10 dk · 2.090 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/2526 E., 2023/2900 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
21 Mart 2023
Esas No
2022/2526
Karar No
2023/2900
Temyiz eden (davalı)
… Bakanlığı/…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
… Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.090 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: İzmir İli, Aliağa İlçesi, … Mahallesi, …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih ve … sayılı oluru ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.

İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişiklikliğinde öngörülen plan kullanım kararlarının birbirleri ile ve üst ölçekli 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı ve İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararlarıyla çelişmediği,

dava konusu plan değişiklikleri için mevzuatın öngördüğü kurum görüşlerinin alındığı, ancak dava konusu plan değişikliklerinin yapılmasını gerektiren teknik ve nesnel gerekçelerin bulunmadığı, sağlık tesis alanını kaldıran, dolayısıyla sosyal altyapı alanlarını iyileştirmeyen plan kararlarının önerilmesinin mevzuata aykırı olduğu,

imar mevzuatı kapsamında alanın kuzeyinde mevcut bulunan ibadet alanının bölgenin ihtiyacını karşılayabileceği bir alanda sağlık tesis alanı dağılım dengesini bozacak şekilde sağlık tesis alanının kaldırılarak yeni bir ibadet alanı öngörülmesine ilişkin plan değişikliklerinin planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine, imar mevzuatına ve kamu kaynaklarının yerinde ve etkin kullanılması ilkesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Dava konusu imar planı değişikliklerinin üst ölçekli çevre düzeni planı kararlarına aykırı olmadığı, plan değişikliğiyle önerilen sağlık tesis alanının dava konusu parselden kaldırılan 10.882,00 m2 büyüklükteki sağlık tesis alanını büyüklük olarak karşıladığı, kapasite, büyüklük ve ulaşılabilirlik açısından eş değer olduğu, plan değişikliğinin yatırımcı kamu kuruluşu olan İl Müftülüğünce talep edildiği,

dava konusu plan değişikliğinin basit bir plan değişikliği değil, kurumlar arası koordinasyon sağlanmak suretiyle kente katma değeri yüksek bir tesis kazandırma amacı taşıyan, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine, imar mevzuatına ve kamu kaynaklarının yerinde ve etkin kullanılması ilkelerine aykırılık taşımayan bir plan değişikliği olduğu, ilgili mevzuat ile öngörülen yetkiler çerçevesinde usulüne uygun olarak tesis edildiğinden iptal edilmesini gerektiren bir durum bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Uyuşmazlık konusu taşınmazlar toplam 10.882 m2 büyüklüğünde olup 18.09.1985 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında "sağlık yurtları" kullanımına, 20.01.1987 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise "sağlık tesisleri" kullanımına ayrılmıştır. Dava konusu parsellerin maliki Milli Emlak Dairesi Başkanlığının istemi doğrultusunda hazırlanan 06.04.2014 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında ise taşınmazlar "özel sağlık tesisi" kullanımına ayrılmıştır.

Aliağa Kaymakamlığı İlçe Müftülüğünün talebi doğrultusunda uyuşmazlık konusu taşınmazlara ilişkin cami, kur'an kursu, kütüphane, toplantı salonu ve müftülük binası yapılması amaçlı imar planı değişikliği teklifinde bulunulmuştur. İzmir Sağlık İl Müdürlüğü tarafından; İzmir İli, Aliağa İlçesi, … Mahallesi … parsel sayılı 215.883 m2 yüz ölçümlü Maliye hazinesine ait taşınmaza ilişkin hazırlanan imar planlarında hastane kullanımı getirildiğinden, dava konusu taşınmazlardaki sağlık tesis alanına ihtiyaç bulunmadığı bildirilmiştir.

Devam eden süreçte, Aliağa ilçesinin ekonomik ve sosyal açıdan geliştiği, yerleşmenin büyük bir kısmının sanayi tesisleri ile dolduğu, ilçe merkezindeki yoğunluk nedeni ile kent çeperlerine sıçrama yapmaya başladığı, özellikle kirlilik yükü fazla olan sanayi tesislerinin bölgede bulunması nedeniyle kent merkezinden kaçışların başladığı, kent merkezindeki konut kullanımlarının da iş alanlarına dönüşmeye başladığı, kentin teknik sosyal alt yapı ihtiyaçlarının da yeni gelişen bölgelerinde oluşacağı, İzmir İli, Aliağa İlçesi,.

Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın bu gerekçelerle hastane alanı olarak planlandığı, buna karşılık ilgili kurum tarafından sağlık tesisi kullanımına ihtiyaç bulunmadığının bildirilmesi üzerine söz konusu taşınmazlara ihtiyaç doğrultusunda ibadet alanı işlevi getirildiği anlaşılmıştır.

Bunun üzerine davacı tarafından; dava konusu planların hukuka aykırı olduğu, dava konusu parsellerin 1/5000 ölçekli nazım imar planında "sağlık yurtları" kullanımında, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise, "sağlık tesisi" kullanımında kaldığı, yürürlükte bulunan alt ölçekli imar planlarında, uyuşmazlık konusu alanda önerilen cami alanına bitişik konumda cami alanının yer aldığı, aynı kullanıma sahip yan yana iki alanın planlanmasının, kamusal alanların etkin kullanımı açısından erişim mesafeleri gözetildiğinde sosyal donatı alanlarının dengeli dağılımı ilkesine aykırı olduğu ileri sürülerek bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekana ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise;

tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.

3194 sayılı İmar Kanununun 6. maddesinde, "Mekansal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekansal Strateji Planlarına uygun olarak; "Çevre Düzeni Planları" ve "İmar Planları" kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır." hükmü yer almıştır.

Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 5. maddesinin 1. fıkrasının i bendinde; sosyal altyapı alanları, birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlar olarak tanımlanmıştır.

Aynı Yönetmeliğinin "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinin 3. fıkrasında; "İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için:

a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır.

b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur.

c) Düzenleme ortaklık payından elde edilen alanların yüzölçümleri toplamının altına düşülmemek kaydıyla, plan değişikliği ile kaldırılan yol alanlarının miktarları, düzenleme ortaklık payından oluşturulan park, çocuk bahçesi, meydan gibi açık ve yeşil alanlarda kullanılabilir.

Ancak yol hariç düzenleme ortaklık payına tabi bir kullanımın kamu ortaklık payına tabi bir kullanıma dönüştürülmek istenilmesi halinde, düzenleme ortaklık payına tabi alanın hizmet edeceği etki alanında eşdeğer bir alan ayrılır." kuralına, aynı maddenin 4. fıkrasında.

"Kat adedi veya bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri, yörenin yerleşim özellikleri, dokusu ve kimliği dikkate alınmak suretiyle, şehrin veya alanın yakın çevresinin silüeti, yapıların güneşe göre cephesi ve yönlenmesi özelliklerini olumsuz yönde etkilememesi esas alınarak yapılır.

" kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular göz önüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.

Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları, zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır. Bu irdelemeden sonra, planlanan alanın özel niteliklerinin yanısıra plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkileri kapsamlı bir biçimde ele alınarak, plan değişikliğinde kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.

Dosyada düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu plan değişikliklerinin yapılmasını gerektiren teknik ve nesnel gerekçelerin bulunmadığı, sağlık tesis alanını kaldıran, dolayısıyla sosyal altyapı alanlarını iyileştirmeyen plan kararlarının önerilmesinin mevzuata aykırı olduğu, imar mevzuatı kapsamında alanın kuzeyinde mevcut bulunan ibadet alanının bölgenin ihtiyacını karşılayabileceği, sağlık tesis alanı dağılım dengesini bozacak şekilde yeni bir ibadet alanı öngörülmesine ilişkin plan değişikliklerinin planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine, imar mevzuatına ve kamu kaynaklarının yerinde ve etkin kullanılması ilkesine aykırı olduğu tespitleri yer almıştır.

Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile taşınmazdan özel sağlık tesisi alanı işlevi tamamen kaldırılmakta, yerine ibadet alanı işlevi getirilmekte olduğundan, plan değişikliğinin yargısal denetiminin, kaldırılan sosyal altyapı alanı yerine ve getirilen sosyal altyapı alanına yönelik olarak iki aşamalı şekilde yapılması, hangisinin öngörülmesinde üstün kamu yararı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda, taşınmazdan özel sağlık tesis alanı işlevinin kaldırılmasına ilişkin olarak yapılan incelemede. İzmir İli, Aliağa İlçesi,.

Mahallesi, … parsel sayılı 215.883 m2 yüz ölçümlü Maliye hazinesine ait taşınmaza ilişkin hazırlanan imar planlarında hastane kullanımı getirildiğinden, İzmir Sağlık İl Müdürlüğü tarafından dava konusu taşınmazlardaki sağlık tesis alanına ihtiyaç bulunmadığının bildirildiği, Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısında, anılan plan değişikliği tekliflerinin incelendiği ve Bakanlıkça yapılan değerlendirmede herhangi bir sakıncanın görülmediğinin bildirildiği,

diğer taraftan taşınmaza sağlık yurtları işlevi getirilmesine ilişkin imar planlarının onaylandığı 1985 yılından, söz konusu işlevin özel sağlık tesisi alanına çevrilmesine ilişkin imar planı değişikliklerinin onaylandığı 2014 yılına kadar geçen 29 yıllık süreçte, anılan plan kararının hayata geçirilmesine yönelik kamulaştırma işlemleri yapılmadığı gibi ilerleyen dönemde de taşınmazın sağlık tesisi amacıyla kullanılmasına ilişkin İzmir Sağlık İl Müdürlüğünün herhangi bir tasarrufta bulunmadığının açıkça beyan edildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 1985 yılında bölgede ihtiyaç bulunduğu öngörüsü ile getirilen, ancak dava konusu işlemin tesis edildiği tarihe kadar geçen süreçte söz konusu ihtiyacın değişmesi nedeniyle kamu eliyle hayata geçirilmeyen, 2014 yılında yapılan değişikliğe rağmen özel şahıs eliyle de hayata geçirilemeyen sağlık tesisi işlevinin atıl kullanım haline geldiği, mevcut durumda bölgenin ihtiyaçlarından kaynaklanmadığı anlaşıldığından taşınmaza getirilen özel sağlık alanı işlevinin kaldırılmasında şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmışır.

Dava konusu taşınmaza getirilen ibadet alanı işlevi değerlendirildiğinde, Aliağa Kaymakamlığı İlçe Müftülüğünün talebi doğrultusunda uyuşmazlık konusu taşınmazlara ilişkin cami, kur'an kursu, kütüphane, toplantı salonu ve müftülük binası yapılması amaçlı imar planı değişikliği teklifinde bulunulduğu, dolayısıyla alanda ortaya çıkan yeni ihtiyaç doğrultusunda teknik ve nesnel gerekçelere dayalı olarak plan değişikliğine gidildiği,

diğer taraftan, yapılan söz konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinin kullanım kararları bakımından birbirleri ile ve üst ölçekli 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı ve İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararlarıyla çelişmediği ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğin 26. maddesinin 3. fıkrasının a bendi uyarınca ilgili kurum görüşlerinin alındığı anlaşıldığından getirilen işlev bakımından da mevzuata aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda, mevzuatın öngördüğü yöntem ve usüllere uyularak değişen bölge ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik üst ölçekli planlarla uyumlu olacak şekilde belirlenen ibadet alanı kullanımına ilişkin hazırlanan dava konusu plan değişikliklerinin teknik ve nesnel gerekçelere dayalı olarak ve kamu yararı amacıyla yapıldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış olup aksi yönde verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/03/2023 tarihinde, kesin olarak, oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X): Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ve dayandığı gerekçe hukuka ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.

Danıştay 6. Daire, E. 2022/2526, K. 2023/2900, 21 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2022/2526
Karar No
2023/2900
Tarih
21 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2022/2526 K.2023/1067
  • Danıştay 5. Daire E.2022/2528 K.2023/2019
  • Danıştay 5. Daire E.2022/2531 K.2023/2065
  • Danıştay 2. Daire E.2022/2534 K.2023/1449
  • Danıştay 9. Daire E.2022/2534 K.2023/849
  • Danıştay 2. Daire E.2022/2535 K.2023/1448

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.