İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2022/2632 K.2025/956

1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2022/2632Karar2025/956Tarih25 Şubat 2025Okuma8 dk · 1.531 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/2632 E., 2025/956 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
25 Şubat 2025
Esas No
2022/2632
Karar No
2025/956
Temyiz eden (davalı)
... Belediye Başkanlığı-...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
... Mirasçıları
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.531 kelime·8 dk okuma·10 bölüm

1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, ... ... Mevkii, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda parselasyon yapılmasına ilişkin Arnavutköy Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 21.11.2019 tarih ve E:2016/437, K:2019/11843 sayılı bozma kararına uyularak yapılan araştırma ve inceleme sonucu dosyaya sunulan ara karar cevabı ve eki belgeler de dikkate alındığında.

2981 sayılı Yasanın EK-1. maddesinin uygulanma koşullarının somut uyuşmazlıklarda bulunup bulunmadığı hususunun o düzenleme sahasında anılan maddenin arazi anlamında uygulanmasını gerektiren fiili bir durumun mevcudiyetinin tespit edilmesine bağlı olduğu, davacıların murisinin kullanımında bulunan yapıya ait 2981 sayılı Yasa kapsamında imar affı başvurusunun bulmadığı anlaşıldığından, 2981 sayılı Yasanın Ek 1. maddesinin uygulama koşullarının olayda mevcut olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, ... ... Mevkii, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi ve 2981 sayılı Kanunun Ek-1. maddesi uyarınca Arnavutköy Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı,

... tarih ve ... sayılı kararlarıyla kabul edilerek İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ...-... sayılı kararıyla onaylanan parselasyon işlemi ile uygulamaya alınan davacının hisseli malik olduğu ve üzerinde tek katlı yapısının bulunduğu ... sayılı kök parselde hisse çözümü ve ferdileştirme yapılarak 479,24 m2 imar hakedişinin 310,02 m2'si tam mülkiyet olarak kadastral parsel üzerinde yeni oluşturulan ... ada ... parselde tahsis edilmiş 168,15m2'si ise bitişiğindeki ... ada ... parselde hisseli olarak tahsis edilmiştir.

Davacı tarafından; yapılan parselasyon işleminde fiili durumun dikkate alınmadığı, başkalarına ait yapıların bulunduğu alanda hisseli tahsis yapıldığı, eski yerinden ve müstakil tahsis yapılması gerektiği ileri sürülerek bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18. maddesinde: "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.

Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez.

Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.

Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır. Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır." hükmüne yer verilmiştir.

İmar Kanununun 18. maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile ilgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4.maddesinin (a) bendinde.

Düzenleme sahasının, sınırı tespit edilerek düzenlenmesine karar verilen saha olduğu; aynı maddenin (b) bendinde, düzenleme sınırının, düzenlenecek imar adalarının imar planına göre yol, meydan, park, genel otopark, yeşil saha gibi umumi hizmetlere ayrılan ve tescile tabi olmayan alanlar ile cami ve karakol yerlerini çevreleyen sınır olduğu belirtilmiş; aynı yönetmeliğin "Düzenleme sahalarının tespiti esasları" başlıklı 5. maddesinde: "Belediye ve mücavir alan sınırı içinde belediyeler, belediye encümeni kararı ile; dışında valilikler, il idare kurulu kararı ile.

5 yıllık imar programlarında öncelik tanımak ve beldenin inkişaf ve ihtiyaç durumuna göre, yeterli miktarda arsayı, konut yapımına hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tespit etmek ve uygulamasını yapmak mecburiyetindedir. Konut yapımına hazır arsa sayısının, bir önceki yıl verilen inşaat ruhsatından az olmamasına dikkat edilir. Belirlenen düzenleme sahası bir müstakil imar adasından daha küçük olamaz.

Ancak, imar adasının büyük bir kısmının imar mevzuatına uygun bir şekilde teşekkül etmiş olması nedeniyle, yeniden düzenlemesine ihtiyaç bulunmaması ve diğer kısmında birkaç taşınmaz malın tevhid ve ifraz yoluyla imar planı ve imar mevzuatına uygun imar parsellerinin elde edilmesinin mümkün olduğu hallerde, adanın geri kalan kadastro parselleri müstakil bir imar düzenlemesine konu teşkil edebilir. " kuralına.

"Düzenleme sınırının geçirilmesi" başlığını taşıyan 6. maddesinde ise: "Düzenleme Sınırı; a) İskan sahasının bittiği yerlerde iskan sınırından, b) İskan sahası içindeki yollarda yol ekseninden, c) İbadet yeri ve karakol yerlerinin dış sınırından, yeşil alan ve genel otopark alanlarının düzenleme ortaklık payı oranı ve uygulamaya alınan parsel sınırına göre uygun görülecek yerinden geçirilir. Ancak, imar planlarında gösterilmiş düzenleme sınırları varsa bu durum dikkate alınır.

Düzenleme sınırının herhangi bir parseli iki veya daha fazla parçaya bölmesi halinde; sınır, bu parçalardan düzenleme sahası dışında kalan başka bir imar adasına girmeyenleri varsa bunları da içine alacak şekilde geçirilir. Parsel büyük ise, ifraz yapılarak ifraz sınırından geçirilir." kuralına yer verilmiştir.

2981 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinde de; “İmar planı olan yerlerde, 09/05/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemelerinde, binalı veya binasız arsa ve arazilere bu Kanundan önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak müstakil, hisseli parselleri veya üzerinde yapılacak binaların daire miktarları gözönünde bulundurularak kat mülkiyeti esasına göre arsa paylarını sahipleri adlarına resen tecsil ettirmeye valilik veya belediyeler yetkilidir.” kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyonun amacı, imar planı ve mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılaşmaya elverişli imar parselleri elde edilmesini ve düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan, imar planında umumi hizmetlere ayrılan alanların bedelsiz olarak kamu eline geçmesini sağlamak suretiyle, düzenli ve sağlıklı bir yapılaşma ve kentleşmeyi gerçekleştirmektir.

2981 sayılı Kanunun Ek-1. maddesi ise; 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinden farklı olarak, özel parselasyona dayalı olarak veya hisse karşılığı satın alınan yerlerin müstakil olarak tahsis edilmesine olanak sağlamayı amaçlamakta olup; düzenlediği konu itibarıyla 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinin tamamlayıcı bir parçasını oluşturmaktadır. Dolayısıyla, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesiyle birlikte 2981 sayılı Kanunun Ek-1. maddenin uygulanmasına hukuken engel bir durum bulunmamaktadır. Bu maddenin uygulanabilmesi için, alanda imar planı bulunması ve parselasyon kapsamına giren taşınmazlara ilişkin İmar Kanununun yürürlüğünden önce onaylı özel parselasyon veya tapuda şerh edilmiş rızai taksim sözleşmesinin bulunması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; dava konusu alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi ve 2981 sayılı Kanunun Ek-1. maddesi uyarınca parselasyon yapıldığı.

İdare Mahkemesince alanda 2981 sayılı Kanunun Ek-1. maddesinin koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve müstakil tahsis konusunda çelişkili ifadeler bulunan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen ilk kararın, Danıştay Altıncı Dairesince parselasyon işleminde 2981 sayılı Kanunun Ek-1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının araştırılması ve bulunduğunun tespit edilmesi halinde davacıya müstakil parsel verilip verilemeyeceğinin belirlenmesi sonucu bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine,

İdare Mahkemesince yapılan araştırma sonucu davacıların murisinin kullanımında bulunan yapıya ait 2981 sayılı Kanun kapsamında imar affı başvurusu bulunmadığından, anılan Kanunun Ek-1. maddesinin uygulama koşullarının olayda mevcut olmadığı sonucuna ulaşılarak iptal kararı verilmiş ise de; söz konusu maddenin uygulanabilmesi için imar affı başvurusunda bulunulma zorunluluğu aranmadığı gibi davalı idarece 23.11.2021 tarihinde ara karara cevaben dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden;

dava konusu alandaki kök parsellere ilişkin rızai taksim sözleşmeleri ile davacının kök parseli olan ... sayılı parsele yönelik davacının yapısının bulunduğu yerin davacıya ait olduğunu gösteren özel parsel numarasını da içeren rızai taksim sözleşmesinin mevcut olduğu görülmüş olup, alanda 2981 sayılı Kanunun Ek-1. maddesinin uygulama koşullarının oluştuğu ve dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan; dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacıya yönelik tahsise ilişkin yapılan değerlendirme kısmında, davacının hissesinin tek başına müstakil olarak verilmesinin mümkün olup olmadığı hususu irdelenirken üç farklı alternatif parsel sınırı çizildiği, ancak her üç alternatifin de düzgün imar parseli teşkil etmeyeceğinden ötürü tek başına müstakil tahsis yapılmasına çözüm getirilemediği belirtilmesine karşılık sonuç kısmında mevcut yapılar korunarak, sadece bahçe sınırları üzerinde küçük düzeltmelerle mülkiyetin müstakil hale getirilmesinin olanaklı olduğu görüşüne yer verilerek, müstakil tahsis hususunda çelişkili tespitlerde bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda; dava konusu alanda 2981 sayılı Kanunun Ek-1. maddesinin uygulanma koşulları bulunduğu anlaşıldığından, artık İdare Mahkemesince davacıya müstakil imar parseli tahsisinin mümkün olup olmadığı hususunun netleştirilmesi amacıyla gerek duyulursa yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak veya ek bilirkişi raporu alınarak ve düzenlenecek rapordaki tespitler değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla, eksik inceleme sonucu verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 25/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 2022/2632, K. 2025/956, 25 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Maddi Olay
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2022/2632
Karar No
2025/956
Tarih
25 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2022/2637 K.2025/547
  • Danıştay 6. Daire E.2022/2648 K.2025/865
  • Danıştay 12. Daire E.2022/2758 K.2025/464
  • Danıştay 6. Daire E.2022/2792 K.2025/969
  • Danıştay 7. Daire E.2022/2832 K.2025/405
  • Danıştay 5. Daire E.2022/2870 K.2025/1866

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.