İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2022/3451 K.2023/4404

3194 sayılı Kanunun 29. maddesinde, yapı ruhsatının geçerlilik süresinin 5 yıl olarak belirlendiği, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununda yapı ruhsatı geçerlilik süresine yönelik bir düzenlemenin bulunmadığı, bu nedenle söz konusu 29. maddedeki 5…

Esas2022/3451Karar2023/4404Tarih4 Mayıs 2023Okuma10 dk · 2.002 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/3451 E., 2023/4404 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
4 Mayıs 2023
Esas No
2022/3451
Karar No
2023/4404
Davacı
... Tasarım Mobilya Tic. ve San. A.Ş.
Vekili
Av. ...
Davalı
... Bakanlığı
Vekili
...
Davanın konusu
22/08/2009 tarih ve 27327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin, 88. maddesinin 1. fıkrasının, 108. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ve 108. maddenin 1. fıkrasının arsa tahsisini iptal etme konusunda yönetim kurulunu yetkili kılan düzenlemesinin iptali istenilmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.002 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

Davacının iddiaları

3194 sayılı Kanunun 29. maddesinde, yapı ruhsatının geçerlilik süresinin 5 yıl olarak belirlendiği, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununda yapı ruhsatı geçerlilik süresine yönelik bir düzenlemenin bulunmadığı, bu nedenle söz konusu 29. maddedeki 5 yıllık sürenin organize sanayi bölgelerinde yapılacak inşaatlar için de geçerli olduğu, dava konusu Yönetmeliğin 88. maddesinde, yapı ruhsatı geçerlilik süresinin 2 yıl olarak belirlendiği, organize sanayi bölgelerinde 2 yıllık sürede inşaatı tamamlayıp faaliyete geçmenin mümkün olmadığı,

Yönetmeliğin 88. maddesi ve 108. maddesinin (b) bendinde belirtilen sürenin 3194 sayılı İmar Kanununun 29. maddesine aykırı olduğu, 4562 sayılı Kanunda, yönetim kuruluna arsa tahsisi iptal yetkisinin verilmediği, dava konusu 108. maddesinde yer alan arsa tahsisini iptal etme konusunda yönetim kurulunu yetkili kılan hükmünün 4562 sayılı Kanununa aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI

Usule ilişkin olarak, davanın yasal süresi içinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak, organize sanayi bölgelerinin 4562 sayılı özel Kanunla belirlenen yerler olduğu, bu doğrultuda, bu Kanun kapsamında planlamaya ilişkin hükümlerin 3194 sayılı Kanunun genel hükümlerinden farklı olarak belirlenebileceği, 4562 sayılı Kanun'a hedeflenen amaç doğrultusunda Kanunun 18. maddesi ile arsa tahsisine ilişkin hükümlere yer verildiği ve gerekli tedbirleri alma konusunda Bakanlığına yetkili kılındığı, bu yetkiye istinaden arsa tahsisi yapılması, tahsis edilen arsaların amaca uygun kullanım usulü, tahsisin iptali gibi konuların 27. madde uyarınca hazırlanan Yönetmelikle düzenlendiği, dava konusu Yönetmelik maddelerinin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Danıştay Altıncı ve Onuncu Daireleri Müşterek Heyetinin davanın reddi yolunda verdiği 16/11/2020 tarih ve E:2016/13844, K:2020/11307 sayılı kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/02/2022 tarih ve E:2021/2812, K:2022/624 sayılı kararıyla bozulduğundan ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi hükmünde, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen bozma kararlarına Danıştay dava dairelerince ısrar etme olanağı tanınmadığından dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ... 'IN DÜŞÜNCESİ

Dava, 22.08.2009 tarih ve 27327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin, 88. maddesinin 1. fıkrasının,108. maddesinin, 1. fıkrasının (b) bendinin,108. maddenin, 1. fıkrasının arsa tahsisini iptal etme konusunda yönetim kurulunu yetkili kılan düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır.

Danıştay Altıncı ve Onuncu Daireleri Müşterek Heyetinin davanın reddi yolunda verdiği 16/11/2020 tarih ve E:2016/13844, K:2020/11307 sayılı kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/02/2022 tarih ve E:2021/2812, K:2022/624 sayılı kararıyla bozulmuştur.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi hükmünde, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen bozma kararlarına Danıştay dava dairelerince ısrar etme olanağı tanınmamıştır.

Bu durumda, bozma kararına uyularak ;4562 sayılı Kanunda OSB sınırları içerisinde kalan yerlerde yapılacak olan inşaatlara verilecek yapı ruhsatına ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, uygulamaya yönelik usul ve esasların düzenlendiği yönetmelik hükümlerinin İmar Kanunu'na uygun olmasının gerekmesine karşın, dava konusu Yönetmelik'in 88. maddesinde yer alan,

ruhsatın verildiği tarihten itibaren iki yıl geçerli olduğu yolundaki düzenlemenin ve aynı Yönetmeliğin "yapı ruhsatı tarihinden itibaren 2 yıl içinde üretime geçmeyen..." şeklinde düzenleme içeren 108. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan düzenlemenin İmar Kanunu'nun 29. maddesi hükmüne aykırı olarak ruhsat süresini sınırlandırması nedeniyle hukuka aykırı olduğu,Yönetmeliğin dava konusu edilen 108. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "...katılımcılara yapılan tahsis, yönetim kurulu tarafından iptal edilir" düzenlemesi yönünden de,her ne kadar,

dava devam ederken yapılan Kanun değişiklikleri ile arsa tahsis yetkisi yönetim kuruluna verilmiş ve mer'i yönetmelikte; tahsis ve tahsisin iptali konusunda yönetim kurulu yetkili kılınmış olsa da, 4562 sayılı Kanun'un dava tarihinde yürürlükte olan hükümlerinde arsa tahsisi konusunda müteşebbis heyetin yetkili kılınmış olduğu,

tahsis iptaline ilişkin ise düzenleme bulunmadığı dikkate alındığında yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca, tahsis iptali de, Kanun ile tahsisi yapmakla yetkili kılınmış olan müteşebbis heyetin (ya da daha sonra Kanun gereği müteşebbis heyetin yerine geçen organ) yetkisinde bulunduğundan, bu yetkiyi yönetim kuruluna veren dava konusu Yönetmelik kuralında hukuka uyarlık görülmediği yolunda bozma kararında yer alan gerekçelerle 22.08.2009 tarih ve 27327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin, 88. maddesinin 1. fıkrasının,108. maddesinin, 1. fıkrasının (b) bendinin,108. maddenin,

1. fıkrasının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı ve Onuncu Daireleri Müşterek Heyetince 2575 sayılı Danıştay Kanununun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Danıştay Altıncı ve Onuncu Daireleri Müşterek Heyetince verilen davanın reddine dair 16/11/2020 tarih ve E:2016/13844, K:2020/11307 sayılı kararın bozulmasına dair Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/02/2022 tarih ve E:2021/2812, K:2022/624 sayılı kararı uyarınca işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacının, katılımcı olduğu İTO Organize Sanayi Bölgesinde kendisine tahsis edilen ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda yapı ruhsatının süresinin uzatılması istemiyle yaptığı başvuru OSB Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddedilmiştir. OSB Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile de süresi içerisinde inşaata başlayarak inşaatı tamamlamadığı gerekçesiyle davacıya yapılan arsa tahsisi iptal edilerek katılımcı sıfatı sonlandırılmıştır. Bunun üzerine anılan kararlara dayanak olan dava konusu Yönetmelik hükümlerinin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde. Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB); sanayinin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak, çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarını önlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonel kullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla;

sınırları tasdik edilmiş arazi parçalarının imar planlarındaki oranlar dahilinde gerekli idari sosyal ve teknik altyapı alanları ile küçük imalat ve tamirat, ticaret, eğitim ve sağlık alanları, teknoloji geliştirme bölgeleri ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve anılan Kanun hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim bölgelerini ifade edeceği.

4. maddesinin 7. fıkrasında, yürürlüğe giren imar planına göre arazi kullanımı, yapı ve tesislerinin projelendirilmesi, inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ile işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının OSB tarafından verileceği ve denetleneceği, 5. maddesinde, OSB'nin kamu yararı gerekçesiyle adına kamulaştırma yaptırılabilen bir özel hukuk tüzel kişiliği olduğu.

8. maddesinde, yönetim kurulunun; kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü ve benzeri düzenlemeler ile müteşebbis heyetin kararları çerçevesinde OSB'nin sevk ve idaresini yürütmekle görevli olduğu. 18. maddesinde, arsa tahsislerinin Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelik hükümlerine göre müteşebbis heyet tarafından yapılacağı, hükme bağlanmıştır.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 2. maddesinde; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşaa edilecek resmi ve özel bütün yapıların bu kanun hükümlerine tabi olduğu. 4. maddesinde, diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş. 29. maddesinde: "Yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır.

Bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veye başlanıp da her ne sebeple olursa olsun, başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz kalır. Bu durumda yeniden ruhsat alınması mecburidir.

Başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır. ...." hükmüne, 30. maddesinde ise, "Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik (...) bürolarından. 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir.

Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir." hükmüne, 31.maddesinde de. "İnşaatın bitme günü, kullanma izninin verildiği tarihtir. Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar.

Ancak, kullanma izni alan bağımsız bölümler bu hizmetlerden istifade ettirilir." hükmüne yer verilmiştir.

Dava konusu Yönetmeliğin "Ruhsat müddeti" başlıklı 88. maddesinin 1. fıkrasında, "Ruhsat verildiği tarihten itibaren 2 yıl geçerlidir. Aksi takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılır. Makul sebeplerle bu süre yönetim kurulu tarafından 2 yılı geçmemek üzere uzatılabilir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan Yönetmeliğin "İnşaata başlama ve bitirme" başlıklı 108. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Tahsis edilen arsa ile ilgili olarak; ... b) Yapı ruhsatı tarihinden itibaren 2 yıl içinde üretime geçmeyen, ... katılımcılara yapılan tahsis, yönetim kurulu tarafından iptal edilir. " hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Yönetmeliğin dava konusu edilen 88. maddesi ile 108. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden;

Anayasanın 124. maddesinin işlem tarihindeki halinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri kurala bağlanmıştır.

İdarelerin, yönetmeliklerle yapacakları düzenlemelerin üst kurallara aykırı olmaması; düzenlemenin yasalarla idarelere tanınan yetkiler çerçevesinde ve yasayla belirlenen sınırlara bağlı olarak, tamamlayıcı, açıklayıcı ve üst normların uygulanmasına yönelik olması gerekmektedir.

4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümleri ile OSB sınırları içerisinde yapılan ve onaylanarak yürürlüğe giren imar planlarına göre arazi kullanımı, yapı ve tesislerinin projelendirilmesi, inşaası ve kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinlerin verilmesi ve denetlenmesi konusunda OSB yetkili kılınmış, yasada ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılaşmalar hakkında imar kanunu hükümlerinin uygulanacağı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların ise yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.

Öte yandan, 3194 sayılı İmar Kanunu'nda; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşaa edilecek resmi ve özel bütün yapıların bu kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiş ve diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanun'un özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınarak 3194 sayılı Kanun'un konuya ilişkin genel kanun niteliği vurgulanmıştır.

Bu bağlamda; İmar Kanunu, ruhsat konusunda, genel kanun niteliğinde olup, özel kanunlarda hüküm bulunması halinde özel yasa kuralının uygulanması, özel kanunda hüküm bulunmaması halinde ise yapılacak olan düzenlemelerin imar kanununa aykırı olmaması gerektiği açıktır.

4562 sayılı Kanunda OSB sınırları içerisinde kalan yerlerde yapılacak olan inşaatlara verilecek yapı ruhsatına ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, uygulamaya yönelik usul ve esasların düzenlendiği yönetmelik hükümlerinin İmar Kanunu'na uygun olmasının gerekmesine karşın, dava konusu Yönetmelik'in 88. maddesinde yer alan, ruhsatın verildiği tarihten itibaren iki yıl geçerli olduğu yolundaki düzenlemenin İmar Kanunu'nun yukarıda yer verilen 29. maddesi hükmüne aykırı olarak ruhsat süresini sınırlandırması nedeniyle hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bunun yanında aynı Yönetmeliğin "yapı ruhsatı tarihinden itibaren 2 yıl içinde üretime geçmeyen..." şeklinde düzenleme içeren 108. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan düzenlemede de; aynı şekilde İmar Kanunu'nun ruhsat süresini sınırlandırması nedeniyle mevzuata uyarlık görülmemiştir.

Yönetmeliğin dava konusu edilen 108. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "...katılımcılara yapılan tahsis, yönetim kurulu tarafından iptal edilir" düzenlemesine gelince;

Her ne kadar, dava devam ederken yapılan Kanun değişiklikleri ile arsa tahsis yetkisi yönetim kuruluna verilmiş ve mer'i yönetmelikte; tahsis ve tahsisin iptali konusunda yönetim kurulu yetkili kılınmış olsa da, 4562 sayılı Kanun'un dava tarihinde yürürlükte olan hükümlerinde arsa tahsisi konusunda müteşebbis heyetin yetkili kılınmış olduğu, tahsis iptaline ilişkin ise düzenleme bulunmadığı görülmektedir.

Dava konusu Yönetmelik kuralında ise; dayanağı olan Kanun hükümlerinde arsa tahsis yetkisi müteşebbis heyete verilmiş olmasına rağmen, tahsisin iptali konusunda yönetim kuruluna yetki verildiği görülmektedir.

Ancak, idare hukukunun temel prensiplerinden biri olan yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca: yasada aksine bir düzenleme bulunmadıkça, bir işlemin tesisinde uygulanan yetki ve usul koşullarının aynı işlemin geri alınması ve kaldırılması işlemlerinde de aynen uygulanması zorunludur.

Bu durumda, anılan ilke gereğince tahsis iptali de, Kanun ile tahsisi yapmakla yetkili kılınmış olan müteşebbis heyetin (ya da daha sonra Kanun gereği müteşebbis heyetin yerine geçen organ) yetkisinde bulunduğundan, bu yetkiyi yönetim kuruluna veren dava konusu Yönetmelik kuralında hukuka uyarlık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. 22/08/2009 tarih ve 27327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin, 88. maddesinin 1. fıkrasının, 108. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ve 108. maddenin 1. fıkrasının arsa tahsisini iptal etme konusunda yönetim kurulunu yetkili kılan düzenlemesinin İPTALİNE,

2. Sonuç olarak İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine dava konusu işlemin tamamen iptaline karar verildiğinden, önceki kararda davacı üzerinde bırakılan ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

4. Temyiz aşamasında yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ....TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

6. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 2022/3451, K. 2023/4404, 4 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacının iddiaları
  4. Davalının Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi
  6. Danıştay Savcısı ... 'In Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2022/3451
Karar No
2023/4404
Tarih
4 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/3462 K.2023/991
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/3464 K.2023/1154
  • Danıştay 3. Daire E.2022/3466 K.2023/2131
  • Danıştay 12. Daire E.2022/3466 K.2023/2488
  • Danıştay 13. Daire E.2022/3476 K.2023/2339
  • Danıştay 10. Daire E.2022/3482 K.2023/2790

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.