KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/4507 E., 2024/3729 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2024
- Esas No
- 2022/4507
- Karar No
- 2024/3729
- Temyiz eden (davacı)
- ... Paketleme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalılar)
- 1- ... Bakanlığı-ANKARA
- Vekili
- Hukuk müşaviri ...
Karar Metni
3.994 kelime·20 dk okuma·11 bölüm
2- ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL
... Proje Danışmanlık İnşaat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: İzmir İli, Kemalpaşa İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin... tarih ve ...sayılı sayılı işlemle onaylanan Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi 2. etap parselasyon işlemi ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 10/01/2019 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ile 14/05/2019 tarihinde onaylanan nazım imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi sonucunda, parselasyon işlemi yönünden; dava konusu parselasyonun, dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olduğu, plandaki düzenleme sınırı dikkate alınarak düzenleme sahasının belirlendiği, düzenleme sahası içinde parsellerden yapılan düzenleme ortaklık payı kesintisinin yasal sınırlar içerisinde olduğu ve davacı şirketin parsellerine karşılık müstakil olarak yer verildiği anlaşıldığından,
davaya konu parselasyon işleminde dayanağı plana, tahsis ve dağıtım ilkelerine aykırılık bulunmadığı, planlar yönünden yapılan incelemede; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazların ... tarihli ve ... sayılı İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ve 31/12/2013 tarihli Bakanlık onayı ile hazırlanarak 10/03/2014 tarihinde kesinleşen 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planı sınırı içinde bulunması nedeniyle,
dava konusu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 10/01/2019 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ile 14/05/2019 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin de koruma amaçlı imar planı koşullarına uygun olarak hazırlanması gerekirken, koruma amaçlı imar planı koşullarına uygun olarak hazırlanmadığı, dava konusu farklı yasal ve fiziki statülere sahip alanların eş değer özelliklere sahipmiş gibi bütün olarak ele alınarak 3194 sayılı İmar Kanununun 18. madde uygulaması kapsamında parselasyonun hazırlandığı,
dava konusu imar planlarında arkeolojik sit alanları bulunmasına karşın, bu konuda plan hükmünün geliştirilmediği görüldüğünden dava konusu imar planlarının kapsamının yetersiz olmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı" yolunda açıklamada bulunulmuş ise de; dava konusu taşınmazların 3. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenmiş alanın dışında yer aldığı ve bu hususun dava konusu imar planlarının tamamını etkileyen genel bir aykırılık sebebi olmadığının anlaşılması nedeniyle belirtilen bu görüş açıklamasına itibar edilmediği,
uyuşmazlık konusu taşınmazlara ilişkin dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında öngörülen plan kararlarının birbirleriyle ve üst ölçekli planlar ile çelişmediği, "planların kademeli birlikteliği ilkesi"ne aykırı olmadığı, dava konusu ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara sanayi tesis alanı, yol ve teknik alt yapı alanı kullanımı getirilmesine ilişkin plan kararlarının üst ölçekli plan hükümlerine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Organize Sanayi Bölgelerinin sit alanında plan yapma yetkisinin bulunmadığı, sit alanlarında 3194 sayılı İmar Kanununun planlamaya ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı, arkeolojik sit alanlarında kalan taşınmazların düzenleme sahasına alınmasının zayiat oranlarının artmasına sebep olduğu, bilirkişi raporuna aykırı karar verildiği ileri sürülerek temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi (OSB) sınırları içerisinde kalan 3. derece arkeolojik sit alanlarından birisi davacının kadastro parselleri ile aynı imar adası içinde yer almakta olup, söz konusu sit alanına (... Köyü, eski... ada, ... sayılı parsel ve ... Köyü, eski ... sayılı parsele) ilişkin koruma amaçlı 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 31/12/2013 tarihinde onaylanarak, 21/03/2014 tarihinde kesinleşmiştir.
Anılan sit alanlarına ilişkin koruma amaçlı imar planı sınırları dışında kalan OSB alanlarına ilişkin 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 10/03/2015 tarihinde onaylanarak, 07/07/2015 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacının müstakil maliki olduğu ve üzerinde fabrika binası ile müştemilatlarının bulunduğu toplam 88.310 m2 büyüklüğündeki eski ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar 10/03/2015 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı onama sınırları içerisinde kalmakta olup, bu planlarla taşınmazlara kısmen sanayi alanı, kısmen 40 metre, 28 metre ve 15 metre genişliklerinde yol alanı kullanımları getirilmiş, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında sanayi alanı için "E:0.70, hmaks:serbest" yapılaşma koşulu belirlenmiştir.
Devam eden süreçte, 31/12/2013 onay tarihli koruma amaçlı 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları ile davacının taşınmazlarını da kapsayan 10/03/2015 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları onama sınırları içinde yer alan toplam 1.300 ha büyüklüğündeki alanın tamamında 3 etap halinde parselasyon yapılmış olup, söz konusu etaplardan yaklaşık 346 ha büyüklüğündeki alanı kapsayan 2. etaba ilişkin parselasyon işlemi ilk olarak İzmir Valiliği İl İdare Kurulunun 12/10/2016 tarih ve 2016/35 sayılı kararıyla yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu parselasyonda; davacının müstakil maliki olduğu eski ... ve ... sayılı kadastro parsellerinden %20,35 oranında DOP kesintisi yapıldıktan sonra kalan hisselerinin 64.532,70 m2'lik kısmına karşılık aynı yerde, fabrika binasını da içine alacak şekilde oluşturulan sanayi işlevli yeni ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz müstakil şekilde tahsis edilmiş, kalan 8.999,78 m2 hissesi de KOP hisselendirmesi yoluyla arıtma tesisi işlevli yeni ... ada,...parsel sayılı taşınmazda hisselendirilmiştir.
Diğer taraftan, davacıya tahsis edilen yeni ... ada, ... sayılı sanayi parselinin güneyinde, davacının fabrikasına ait müştemilatları da kısmen kapsayacak şekilde yeni sanayi parselleri oluşturulmuş, söz konusu parseller, davacının kadastro parselleri ile aynı imar adası içinde 3. derece arkeolojik sit alanında yer alan ve dayanağı 31/12/2013 onay tarihli koruma amaçlı imar planlarında yeşil alan kullanımına ayrılan eski ... ada, ... sayılı kadastro parselinden gelen 8.276,35 m2 hisseye karşılık dava dışı ... Proje Ltd. Şti. isimli firmaya tahsis edilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından askı süresi içinde parselasyona itiraz edilerek, imar adasının güneyinde oluşturulan sanayi parsellerinin adanın batı kısmında, 15 metre genişliğindeki yola cepheli olacak şekilde yeniden düzenlenmesi talep edilmiştir.
Davacının itirazı da dahil olmak üzere uygun bulunan itirazlar doğrultusunda bir kısım düzeltmeler yapılmak suretiyle parselasyon işlemi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 22/02/2017 tarihinde yeniden onaylanmış ve İzmir Valiliği İl İdare Kurulunun... tarih ve... sayılı kararıyla yürürlüğe girmiştir.
Yeniden onaylanan parselasyonda, davacıya tahsis edilen sanayi alanı işlevli ... ada, ...parsel sayılı taşınmazın batısında, 15 metre genişliğindeki yola cepheli olacak şekilde sanayi alanı işlevli yeni ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar oluşturulmuş ve itiraza konu eski ... ada, ... sayılı kadastro parselinden gelen 8.276,35 m2 hisseye karşılık, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar müstakil şekilde, ... parsel sayılı taşınmaz ise İzmir Kemalpaşa OSB ile hisseli şekilde ... Proje Ltd. Şti.'ye tahsis edilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, kendisinin alanda önemli miktarda istihdam sağlayan ve en fazla ihracat hacmi bulunan işletme olduğu, ilerleyen zamanda yatırımlarını büyütme ihtiyacı duyacağından, mevcut alanının genişlemesi gerekeceği, bu nedenle çevresinde özel şahıslara ait parseller değil, hazineye veya İzmir Kemalpaşa OSB'ye ait parseller oluşturulması gerektiği ileri sürülerek parselasyona askı süresi içinde yeniden itiraz edilmiş,
bu itirazın reddedilmesi üzerine parselasyon işlemi ile dayanağı olan 10.03.2015 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının iptali istemiyle davacı tarafından açılan dava ile başka şahıslar tarafından açılan davalarda verilen yargı kararlarının uygulanması amacıyla bu davada uyuşmazlık konusu yapılan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 10/01/2019 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ile 14/05/2019 tarihinde onaylanan nazım imar planı değişikliği kabul edilmiştir.
Ardından Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararıyla, İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi 2. etabının 3194 sayılı Kanunun 18. maddesine göre hazırlanan geri dönüşüm ve imar uygulamasının (parselasyon planı) uygun görülmesine ve onaylanmak üzere Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına sunulmasına karar verilmiştir. Anılan geri dönüşüm ve yeni parselasyon Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının...tarih ve... sayılı kararıyla kabul edilerek 14/06/2019-16/07/2019 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır.
Bu arada 10/07/2019 tarihinde, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinde de kapsamlı değişiklikler yapan 7181 sayılı Kanun yürürlüğe girmiştir.
Bu Kanun değişiklikleri üzerine, Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulunun... tarih ve ...sayılı kararıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ...tarih ve ...sayılı işlemiyle kabul edilerek 14/06/2019-16/07/2019 tarihleri arasında askıya çıkan parselasyon işlemine 7 adet katılımcı tarafından itiraz edildiği, askı süreci devam ederken 10/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7181 sayılı Kanun ile, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesine yeni düzenlemeler getirildiği, yapılan bu düzenlemelerin, askı sürecinde gelen katılımcı itirazlarının bazılarının karşılanmasına imkan vereceği değerlendirildiğinden 2. etap geri dönüşüm ve İmar Kanununun 18. maddesi uygulamasının değişen mevzuat çerçevesinde yeniden hazırlanarak Bakanlık onayına sunulmasına karar verildiği belirtilmiştir.
Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararıyla da, 10/07/2019 tarih ve 30827 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7181 sayılı Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanununda köklü değişikliklerin yapılması nedeniyle imar uygulamasının geri çekilmesine, yeni mevzuat değişiklikleri esas alınarak hazırlanan geri dönüşüm ve imar uygulamasının kontrol ve onay işlemleri için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına sunulmasına karar verilmiştir. Anılan geri dönüşüm ve yeni parselasyon Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ... tarih ve ...sayılı işlemiyle kabul edilerek 18/12/2019-16/01/2020 tarihleri arasında askıya çıkarılması üzerine yasal dava açma süresi içinde görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
04/07/2019 tarihinde kabul edilip 10/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7181 sayılı Kanunun 15. maddesiyle 3194 sayılı Kanununa eklenen geçici 19. maddesinde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, ilgili idare veya yetkili kurumca onaylanmış ancak tescil işlemi tamamlanmamış parselasyon planlarında hesaplanmış olan düzenleme ortaklık payı ve kamu ortaklık payı kesintilerine göre yürütülen iş ve işlemlere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl süreyle devam edilir." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun "Yönetmelik" başlıklı 44. maddesinin (I) fıkrasının (c) bendinde arazi ve arsa düzenlemesinin uygulanma şekil ve şartlarının Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği belirtilmiştir.
22/02/2020 tarihli, 31047 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin "Bu Yönetmelik öncesi onaylanan parselasyon planları" başlıklı geçici 1. maddesinde;" (1)Parselasyon planının, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye encümeni kararı, dışında il idare kurulu kararı veya parselasyon planını onaylamaya yetkili idarenin onayı ile 10/07/2019 tarihinden önce onaylanmış olması halinde; parselasyon planları bu tarihten önceki imar mevzuatına göre sonuçlandırılarak tescil işlemleri yapılabilir.
Bu şekilde devam eden arazi ve arsa düzenlemelerinin 10/7/2021 tarihine kadar sonuçlandırılması gerekir. Bu süre büyükşehir belediyelerinde parselasyon planının ilçe belediye encümen kararıyla onaylanmasıyla başlar. Ancak idareler istediği takdirde yürürlükteki imar mevzuatına göre parselasyon planlarını yeniden yapabilir, onaylayabilir.
(Danıştay Altıncı Dairesinin 07/06/2021 tarihli, E:2020/4052 sayılı kararıyla bu kısmın yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.) 10/07/2019 tarihinden önce onaylanıp da parselasyon planında imar planı değişikliği ile yapılan düzeltme ve değişiklikler sonucunda, 10/07/2019 tarihinden sonra tekrar onaylanmak zorunda kalınan parselasyon planları, yürürlükteki İmar Kanunu ve bu Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenir." ve "Yürürlük" başlıklı 40.maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan İmar Kanununun 18. Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinde; düzenleme sahasında bulunan okul, hastane, kreş, belediye hizmet veya diğer resmi tesis alanı gibi umumi tesislere ayrılan alanların parselleri düzenlemeye giren parsellerin alanları oranında pay verilmek suretiyle hisselendirileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin "İmar Parsellerinin Oluşturulması ve Dağıtımındaki Esaslar" başlıklı 10. maddesinde ise; “İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır.
a) Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır.
b) Plan ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır.
c) Mal sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselinden küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilmemesi halinde, imar parselasyon planları ve imar durumu belirlenmiş düzenleme alanlarında yapılacak binaların toplam inşaat alanı veya bağımsız bölüm adetleri belirtilen imar adaları veya parselleri, kat mülkiyetine esas olmak üzere hisselendirilebilir.” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Uyuşmazlığa konu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 10/01/2019 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ile 14/05/2019 tarihinde onaylanan nazım imar planı değişikliği yönünden yapılan incelemede;
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyiz istemine konu edilen kararın belirtilen işlemlere ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup davacı tarafından sunulan dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Uyuşmazlığa konu ... tarih ve...sayılı işlemle onaylanan Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi 2. etap parselasyon işlemi yönünden yapılan incelemede;
Parselasyona yönelik davacının iddiaları doğrultusunda somut uyuşmazlık ele alındığında, davacının kadastro parsellerinden yapılan yasal kesintiler ile hisselerinin tahsis edildiği yeni ... ada, ... sayılı sanayi parselinin konumu, boyutu, şekli gibi hususlardan kaynaklanan bir ihtilaf bulunmadığı,
aksine farklı mevzuatlara dayanılarak yapılan ve nitelikleri ile amaçları da birbirinden tamamen farklı olan koruma amaçlı imar planları ile OSB alanlarına ait imar planları kapsamında kalan alanların tamamının aynı parselasyona dahil edilmesinin mevzuata aykırı olduğu şeklinde iddialar ile davacının kadastro parselleri ile aynı imar adasında 3. derece arkeolojik sit alanı içinde yer alan ve dayanağı 31/12/2013 onay tarihli koruma amaçlı imar planlarında tamamı yeşil alan kullanımında kalan eski ... ada, ... sayılı kadastro parselinin bitişiğinde tahsise elverişli boş sanayi parselleri bulunduğu halde,
mümkün olan en yakın yerden tahsis yapılmayarak, bu taşınmazdan gelen hisselerin mevzuata ve dağıtım ilkelerine aykırı şekilde daha uzak konumda, davacıya tahsis edilen ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın batı bitişiğinde oluşturulan ..., ..., ... sayılı imar parsellerine taşınmasının, sırf ilerleyen dönemde yatırımını genişletmek zorunda olduğu bilinen davacıyı, söz konusu parsellerin maliki ve aynı zamanda dava konusu planların müellifi olan firmadan taşınmazları satın almaya zorlamak amacıyla bilinçli olarak yapıldığı şeklinde ileri sürülen iddialarla parselasyonun dava konusu edildiği görülmektedir,
Uyuşmazlıkta, davacının yukarıda ileri sürdüğü iddialar ve 10/07/2019 tarih ve 30827 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7181 sayılı Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanununda köklü değişikliklerin yapılması nedeniyle önceki imar uygulamasının geri çekilerek dava konusu geri dönüşüm ve yeni parselasyonun onayına ilişkin hukuki durum, yeni mevzuat değişiklikleri kapsamında irdelenmiştir.
Davalıların savunma dilekçesinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 19. maddesinin parselasyon planına başlanmış ve parselasyon planları onaylanmış ancak tescil işlemleri tamamlanmamış imar uygulamalarında başa dönülmemesi, kaynak ve zaman kaybının önlenmesi ve halihazırda yürütülen imar uygulaması çalışmaları kapsamında oluşturulmuş çözümlerin akamete uğratılmaması amacıyla kabul edildiği, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca zaten onama, değiştirme, iptal etme, yenileme gibi yetkilerinin bulunduğu, 7181 sayılı Kanunun yürürlüğe girişi tarihinden önce onaylanan parselasyon planlarının da yine her zaman iptal edilebileceği, değiştirilebileceği, yeni Kanun hükümlerine göre yeniden yapılabileceğinin görüldüğü savunulmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun "Arsa ve Arazi Düzenlemesi" başlıklı 18. maddesinde, imar sınırı içindeki binalı ve binasız arazi ve arsaların plan ve mevzuata uygun, inşaata veya tespit edilmiş olan diğer kullanma şekillerine elverişli duruma getirilmesi amacıyla düzenlenmesi için, sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın bunları birbirleriyle, yol fazlalarıyla ve belediyeye, kamu kurumlarına ait yerlerle birleştirerek plan ve mevzuat gereklerine göre hisseli ve hissesiz olarak yeniden parsellere ayırmaya ve bu parselleri kişilere dağıtmaya belediyelerin yetkili oldukları kurala bağlanmıştır. Bu çerçevede 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinde tanımlanan parselasyon işlemi, bir düzenleyici işlem olan uygulama imar planının uygulanmasının (hayata geçirilmesinin) araçlarından birini oluşturmaktadır.
Parselasyon işleminin amacı; imar planı, plan raporu ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre, imar adasının biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanılma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu göz önüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmaktır. Düzenleme sınırı içerisinde bulunan yol, yeşil alan gibi kamusal alanların bedelsiz olarak kamuya kazandırılması için imar parsellerinde oluşacak değer artışı karşılığında düzenleme ortaklık payı alınması mümkün olmakla birlikte, asıl amaç plana uygun yapı yapmaya elverişli imar parselleri oluşturmaktır.
Parselasyon işlemi yapılmış bir alanda, yeniden parselasyon işlemi yapılabilmesi için söz konusu alanda imar planı değişikliği yapılmış olması, parselasyon işleminin mahkeme kararı ile iptal edilmiş olması ya da parselasyon işleminde herhangi bir maddi hatanın bulunması gerekmekte olup bu haller dışında bir alanda ikinci defa parselasyon işlemi yapılmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.
04/07/2019 tarihinde kabul edilen ve 10/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7181 sayılı Kanun hükümleri ile arazi ve arsa düzenlemelerine ilişkin olarak pek çok köklü değişiklik yapılmış olup bu değişikliklerin tamamlanmamış parselasyon işlemleri bakımından nasıl uygulanacağına ilişkin hususlar için yine aynı Kanunla geçici madde hükmü getirilmiştir.
7181 sayılı Kanunun 15. maddesiyle eklenen 3194 sayılı Kanunun geçici 19. maddesinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, ilgili idare veya yetkili kurumca onaylanmış ancak tescil işlemi tamamlanmamış parselasyon planlarında hesaplanmış olan düzenleme ortaklık payı ve kamu ortaklık payı kesintilerine göre yürütülen iş ve işlemlere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl süreyle devam edileceği, hükme bağlanmıştır.
Bu durumda, söz konusu geçici madde ile, daha önce kapsamlı bir çalışma sonucu kabul edilerek onaylanmış parselasyon işlemlerinin mülkiyet hakkını doğrudan ilgilendiren özelliği ve hukuki güvenlik ilkesi göz önünde bulundurularak onaylandığı tarihte yürürlükte olan mevzuata göre tamamlanmasına kanunen imkan tanınmıştır.
Diğer taraftan davalılarca, 22/02/2020 tarihli, 31047 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin "Bu Yönetmelik öncesi onaylanan parselasyon planları" başlıklı Geçici 1. maddesi uyarınca idarelerin istediği takdirde yürürlükteki imar mevzuatına göre parselasyon planlarını yeniden yapabileceği savunulmuşsa da söz konusu Yönetmelik kuralının Danıştay Altıncı Dairesinin 07/06/2021 tarihli, E:2020/4052 sayılı kararıyla, "İdarelerin, yönetmeliklerle yapacakları düzenlemelerin normlar hiyerarşisi gereği üst hukuk normlarına uygun olması,
düzenlemenin kanunlarla idarelere tanınan yetkiler çerçevesinde ve kanunla belirlenen sınırlara bağlı olarak, tamamlayıcı, açıklayıcı ve üst normların uygulanmasına yönelik olması gerekmektedir. Yönetmelik hükümleri ile idareye Kanunla düzenlenmemiş bir yetkinin verilmesi veya verilen yetkinin sınırlarının genişletilmesi mümkün değildir.
Kanun hükmü ile 7181 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 10/07/2019 tarihinden önce, ilgili idare veya yetkili kurumca onaylanmış ancak tescil işlemi tamamlanmamış parselasyon planlarına iki yıl süre ile devam edileceği düzenlenmiş iken dava konusu Yönetmelik hükmü ile 3194 sayılı Kanunun anılan hükümlerine aykırı olarak parselasyon işlemine devam edilmesi takdire bırakılması ve idarenin isteği halinde yeniden yürürlükteki mevzuata göre parselasyon yapabileceği düzenlemesi getirilerek Kanunda idareye tanınan yetkiyi genişletecek ve değiştirecek nitelikte bir takdir yetkisi tanınmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen şartların birlikte gerçekleştiği, hukuka aykırı olan dava konusu Yönetmelik hükmünün Geçici 1. maddesinin "...ancak idareler istediği takdirde yürürlükteki imar mevzuatına göre parselasyon planlarını yeniden yapabilir, onaylayabilir." ibaresinin uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğmasına yol açılacağı sonucuna ulaşılarak anılan kısmın yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Bu durumda, Kanun hükmü ile 7181 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 10/07/2019 tarihinden önce, ilgili idare veya yetkili kurumca onaylanmış, tescil işlemi tamamlanmamış parselasyon planlarına iki yıl süre ile devam edileceği yönünde Kanun hükmüne aykırı biçimde yürürlükteki mevzuata göre parselasyon yapabileceğinden bahisle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemiyle kabul edilen parselasyon işleminin geri alınarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemiyle yeniden 7181 sayılı Kanun değişikliği uyarınca kabul edilen dava konusu geri dönüşüm ve parselasyon işleminde Kanunda idareye tanınan yetkiyi genişletecek ve değiştirecek nitelikte bir takdir yetkisi kullanıldığından anılan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, parselasyona yönelik davacının iddiaları doğrultusunda somut uyuşmazlık ele alındığında, davalı idarelerce yukarıda anılan mevzuat çerçevesinde tesis edilecek yeni işlemlerde, eski ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın çevresinde oluşturulan imar parsellerine kadastral altlığından tahsis yapılıp yapılmadığı, söz konusu kadastro parselinden gelen hisselerin davacının taşınmazının bitişiğinde oluşturulan parsellere dağıtılmasının teknik zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, eski ... ada, ... sayılı kadastro parselinin bitişiğinde tahsise elverişli boş sanayi parsellerinin bulunup bulunmadığı,
mümkün olan en yakın yerden tahsis yapılıp yapılamayacağı hususlarında teknik ve hukuki inceleme yapılmak suretiyle parselasyonun dağıtım ve tahsis ilkelerine uygun olarak tesis edilip edilmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Danıştay 6. Daire, E. 2022/4507, K. 2024/3729, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama