KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/5771 E., 2023/5681 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2023
- Esas No
- 2022/5771
- Karar No
- 2023/5681
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalılar)
- 1- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
1.649 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … 3- … Belediye Başkanlığı-İZMİR VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Mülkiyeti davacıya ait İzmir ili, Selçuk ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza komşu olan ve davacı tarafından çay bahçesi ve kahvaltı salonu olarak kullanılan Hazine adına kayıtlı tescil harici alanı da kapsayan İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla kabul edilerek İzmir 1 Nolu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarihli, … sayılı kararıyla uygun bulunan 1/1000 ölçekli Selçuk Şirince Kentsel Sit Alanı Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Revizyonu ile dayanağı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile uygun bulunan 1/5000 ölçekli İzmir Şirince Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, İzmir ili, Şirince ilçesi,.
Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde bulunan Hazinenin mülkiyetinde tescil harici alanın 'park ve yeşil alan' kullanım kararı yönünden, dava konusu uygulama imar planının; üst ölçekli plan kararları ile çelişmediği, “planların kademeli birlikteliği” ilkesine uygun olduğu, dava konusu alan için öngörülmüş olan “park” kullanımı kararının uygun büyüklük ve yer seçimine sahip olduğu, koruma mevzuatındaki tanımda da belirtildiği üzere sokakların ve yerleşim dokusunun, kentsel sit alanlarının en önemli bileşenlerinden olduğu;
kent dokusunu belirleyen en önemli bileşenlerden birisinin de özgün mülkiyet dokusu olduğu ve zorunlu koşullar haricinde parsel dokusunun korunmasının, kentsel sit alanları için tartışılmaz bir koruma ilkesi olduğu; koruma amaçlı imar planlarında alana ilişkin özgün mülkiyet deseni esas alınarak uyuşmazlık konusu alanın kamusal kullanıma yönelik “park” olarak planlanmış olmasının şehircilik ve koruma ilkelerine, planlama esaslarına, imar ve koruma mevzuatı ile kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla temyize konu bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARININ ÖZETİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Mülkiyeti davacıya ait İzmir ili, Selçuk ilçesi,.
Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza komşu olan ve davacı tarafından çay bahçesi ve kahvaltı salonu olarak kullanılan Hazine adına kayıtlı tescil harici alanı da kapsayan İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla kabul edilerek İzmir 1 Nolu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarihli, … sayılı kararıyla uygun bulunan 1/1000 ölçekli Selçuk Şirince Kentsel Sit Alanı Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Revizyonu ile dayanağı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli,
… sayılı kararı ile uygun bulunan 1/5000 ölçekli İzmir Şirince Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının iptali istemiyle askı süresi içinde yapılan itirazın reddine dair belediye meclisi kararının tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
İşlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 3194 sayılı İmar Kanununun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde: "İmar Planları. Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer.
Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir" hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması,
değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dava süresi, kamu düzeni ile ilgili olup, hak düşürücü nitelik taşır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde esasa girilmeden süre aşımı yönünden davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür (Madde14/3-e ve 15/1-b). Ayrıca, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği de vurgulanmıştır (Madde14/6).
İmar planlarına karşı 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, özel bir Kanun olan 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması, bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren işlem tarihi itibariyle altmış gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde,
bu tarihi takip eden altmış günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde veya itiraz süresi içerisinde başvuruda bulunulmaması durumunda imar planı kesinleşeceğinden, kesinleşme tarihinden itibaren altmış gün içerisinde yahut düzenleyici işlem niteliğindeki imar planının, parselasyon, imar durumu, yapı ruhsatı gibi birel işlemler ile tatbik edilmesi halinde imar planına karşı,
uygulama işleminin tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içerisinde uygulama işlemi ile birlikte ya da tek başına dava açılması gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 04.04.2019-06.05.2019 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından askı süresi içinde imar planına yapılan itirazın reddine dair Selçuk Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararının, 28.10.2019 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine söz konusu uygulama imar planının ve dayanağı nazım imar planının iptali istemiyle 27.12.2019 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerekmektedir. Bu bakımdan, davacının uygulama imar planına askı süresi içerisinde yaptığı itirazın son ilan tarihi olan 06.05.2019 tarihinden itibaren altmış gün içerisinde cevap verilmeyerek reddi (zımni ret tarihi 05.07.2019) söz konusu olduğundan, bu tarihi izleyen altmış gün içerisinde (son gün 03.09.2019), dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 27.12.2019 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacının itirazının reddedildiği … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararının davacıya tebliğinin 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca işlemeye başlayan dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır.
Zira İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari makamlarca dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, davanın açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, sonradan yetkili makamlarca cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Dolayısıyla yetkili makamlarca ne zaman cevap verileceği belli olmayan bir durumda, dava süresinin yorum yoluyla süresi belirsiz bir zamana kadar uzatılması mümkün değildir.
Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2017 tarihli, E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararı da bu yöndedir. Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2022/5771, K. 2023/5681, 7 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama