KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/6664 E., 2023/2041 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2023
- Esas No
- 2022/6664
- Karar No
- 2023/2041
- Temyiz eden (davacı)
- … İl Müdürlüğü … ... Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.288 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Mülkiyeti hazineye ait İstanbul İli, Ataşehir İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, ''park alanı'' olarak ayrılmasına ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 22.02.2020 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; geçmiş imar planı kararlarında park alanı olarak tanımlanan …ada, …parsel sayılı taşınmazın, dava konusu nazım imar planında da aynı fonksiyonda tanımlanmasının devam ettirildiği, mevcut yeşil alanın devamı sağlandığından bulunduğu alana yoğunluk getirilmediği, rekreatif faaliyetler ve olası afetler açısından faydalı olduğu, kullanımın üst ölçekli planlara herhangi bir aykırılık teşkil etmediği,
şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olduğu, kamusal fayda taşıdığı anlaşıldığından, dava konusu nazım imar planında anılan parsel yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Mülkiyeti hazineye ait İstanbul İli, Ataşehir İlçesi, … Mahallesi, … ada, …parsel sayılı taşınmazın, ''park alanı'' olarak ayrılmasına ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 22.02.2020 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istenilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT
İşlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 3194 sayılı İmar Kanununun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde: "İmar Planları. Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer.
Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir" hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması,
değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dava süresi, kamu düzeni ile ilgili olup, hak düşürücü nitelik taşır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde esasa girilmeden süre aşımı yönünden davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür (Madde 14/3-e ve 15/1-b). Ayrıca, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği de vurgulanmıştır (Madde 14/6).
İmar planlarına karşı 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, özel bir Kanun olan 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde, son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde doğrudan imar planına karşı idari dava açılabileceği gibi,
ilan tarihleri içinde herhangi bir itirazda bulunulmamış ise, son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde veya imar planının uygulanması niteliğindeki işlemlerin (parselasyon, imar durum belgesi, yapı ruhsatı vb.) tebliğ veya öğrenme tarihini izleyen günden itibaren süresi içerisinde sadece imar planına veya hem imar planına, hem de uygulama işlemine karşı birlikte dava açılabilmesi mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin 25/09/2020-26/10/2020 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından askı süresi içerisinde anılan imar planı değişikliğine karşı itiraz edilmediği, davanın ise 28/12/2020 tarihinde açıldığı görülmektedir.
Bu bakımdan, ilan süresi içerisinde anılan plan değişikliklerine itiraz edilmemişse, son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde davanın açılması gerekir.
Buna göre, dava konusu 1/5000 ölçekli Uygulama İmar planı değişikliğinin son ilan tarihi olan 26/10/2020 tarihinden itibaren altmış gün içerisinde en son 25/12/2020 (Cuma) tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 28/12/2020 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan, işin esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Bu itibarla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2022/6664, K. 2023/2041, 27 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama