İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2023/4977 K.2025/716

3194 sayılı İmar Kanununda imar ve yapım işlerine ilişkin işlemler ve faaliyet alanlarının tanımlandığı, mühendislik eğitimi sonucu alınacak ünvanların ve bu ünvanların kimler tarafından kullanılacağı, mesleğe kabul ve ifa koşulları gibi düzenlemelerin…

Esas2023/4977Karar2025/716Tarih18 Şubat 2025Okuma21 dk · 4.255 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/4977 E., 2025/716 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
18 Şubat 2025
Esas No
2023/4977
Karar No
2025/716
Davacı
... Odası
Vekili
Av. ...
Davalı
... Bakanlığı/ANKARA
Vekili
Hukuk Müşaviri ...
İstemin konusu
12/05/2023 tarih ve 32188 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “...aynı maddenin altıncı fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir...” ibaresi ile Yönetmeliğin 57. maddesinin 6. fıkrasına eklenen "(b), (c), (ç) ve (d)" bentlerinin iptali istenilmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.255 kelime·21 dk okuma·9 bölüm

Davacının iddiaları

3194 sayılı İmar Kanununda imar ve yapım işlerine ilişkin işlemler ve faaliyet alanlarının tanımlandığı, mühendislik eğitimi sonucu alınacak ünvanların ve bu ünvanların kimler tarafından kullanılacağı, mesleğe kabul ve ifa koşulları gibi düzenlemelerin bulunmadığı, bu hususta düzenleme yapma yetki ve görevini ilgili daireye veren bir düzenlemenin de mevcut bulunmadığı,

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının görev ve yetkilerinin düzenlendiği bölüm incelendiğinde davalı idareye inşaat mühendisliği mesleğinin ifasına, mühendislerinin ünvan ve imza yetkilerinin kullanıma ilişkin herhangi bir düzenleme yapmak gibi bir yetki ve görevin verilmediği, ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin 29.11.2012 tarih ve E:2011/100 K:2012/191 sayılı kararında "Bakanlığın görev alanının esas itibarıyla yerleşme, çevre ve yapılaşma hizmetlerinden oluştuğu anlaşılmaktadır...

Bakanlığa verilen mesleki hizmetlerin norm ve standartlarını hazırlama görevi, mimar ve mühendislerin mesleki faaliyetlerini icra ederken uyacağı kuralların belirlenmesi değildir." denilerek, bakanlığın mesleğin icrasına ilişkin kural getiremeyeceğinin açıkça ifade edildiği, dava konusu düzenleme ile kanun ile düzenlenmiş bir meslek olan inşaat mühendisliğini ifa eden meslek mensuplarının mesleki faaliyetlerinin yasal dayanağı olmadan, yetkisiz ve yasalara aykırı biçimde sınırlandırılarak, imza yetkileri ellerinden alınarak mesleklerinin icrasının engellendiği,

Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelikte de Bakanlıkların hazırladıkları düzenleyici işlem taslakları hakkında kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından da görüş alacağının kural altına alındığı, dava konusu düzenlemenin Odanın görev ve yetki alanında olan inşaat mühendisliği mesleği ile ilgili düzenlemeler getirmesine rağmen Bakanlık tarafından Odanın görüşleri alınmadan hazırlandığı ve yürürlüğe girdiği, bu nedenle düzenlemenin şekil unsuru bakımından hukuka aykırı olduğu,

kanuni düzenlemenin yanı sıra, inşaat mühendislerine ilişkin düzenlemenin, meslek Odasına danışılmadan, görüşleri alınmadan yapılmasında bilimsel ve teknik gereklere de uyarlık bulunmadığı, 6235 sayılı Yasanın 33. maddesi uyarınca bir inşaat mühendisinin mesleki faaliyette bulunabilmesi için Odaya üye olmasının zorunlu olduğu, Odaya üyelik mesleki yeterliliğin takibi, gelişimi, uzmanlık alanı, mesleğinde yetkinlik, mesleki davranış kurallarına riayet gibi konuların belgelendirilmesi ve sicillerinin tutulmasını kapsayan bir ilişki bütünü olduğu,

akademik esaslı bir mesleğin kazanılmasının akademik öğrenim aşaması ile bu öğrenimin tamamlanmasından sonra da "mesleki aşama" olmak üzere iki safhadan oluştuğu, üniversitelerin vermiş olduğu diplomanın o bireyin mühendislik ve mimarlık hizmetine başlaması için yeteri kadar bilgilendirildiğini belgelediği, ancak mesleğin kazanılmasından sonraki süreçte meslek odalarının devreye girerek mesleki uygulama kurallarını bizzat belirlediği,

meslek ve mesleğin uygulanmasına dair kriterleri belirlemek, yeterlilikleri değerlendirmek, gerektiğinde meslek içi eğitim ve belgelendirme yapmak meslek odalarının zaten anayasal olarak asli faaliyet alanı olduğu, gerek Anayasanın 135. maddesi ve gerekse 6235 sayılı TMMOB Kanunu çerçevesinde Odanın kuruluş amacı ve gerekçesi dikkate alındığında, meslek mensubuna ilişkin olarak, mesleki değerlendirme yapmak, belgelendirmek, mesleğin sunumuna ilişkin koşulları ve kriterleri belirlemek görev ve yetkisinin sadece Odaya ait olduğu,

bu hususun Danıştay Sekizinci Dairesinin 08.03.2011 tarih ve E:2008/11038 K:2011/1400 sayılı kararında ve daha pek çok kararında "... Bu kapsamda İnşaat Mühendisleri Odasının Serbest çalışan İnşaat mühendislerinin etkinliklerini denetlemek ve serbest inşaat mühendisliği hizmetinin esaslarını, mesleki deneyim, kapasite ve yeterlilik açısından değerlendirmekle görevli olduğu açıktır." şeklinde vurgulandığı,

ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin 29.11.2012 tarih ve E:2011/100 K:2012/191 sayılı kararında da meslek kuruluşlarının görev ve yetkileri "Meslek kuruluşlarının özerkliği, merkezi idareden bağımsız olarak karar ve yürütme organlarını seçebilme, ilgili mesleki faaliyetlerle sınırlı olmak üzere üyelerini ve örgütlerini bağlayıcı karar alma ve uygulama, meslek mensuplarının uyacağı ilke ve kuralları belirleme ve üyeleri hakkında disiplin tedbirleri uygulama hak ve yetkisini içermektedir." denmek suretiyle açıklandığı, Anayasa Mahkemesi'nin değerlendirmesine göre; meslek odalarının idari özerkliğe sahip olduğu,

meslek odalarının, mimar ve mühendislerin mesleki faaliyetlerini icra ederken uyacağı kuralları belirleyeceği, meslek odalarının mesleki faaliyetlerle sınırlı olmak üzere üyelerini ve örgütlerini bağlayıcı karar alma ve uygulama, meslek mensuplarının uyacağı ilke ve kuralları belirleme ve üyeleri hakkında disiplin tedbirleri uygulama hak ve yetkisine sahip olduğu, üye sicillerini tutma yetki ve görevinin meslek odalarına ait olduğu, Bakanlığın mesleğin icrasına ilişkin kurallar belirleme yetkisi bulunmadığı,

sadece istatistiki veri için kayıt tutabileceği, Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere meslek mensuplarının uyacağı ilke ve kuralları belirleme yetkisinin odaya ait olduğu, bu yetkiye müdahale edilemeyeceği, doğrudan inşaat mühendisliği mesleği ve meslek mensuplarıyla ilgili bir konuda düzenleme yapma, mühendislik mesleğine dair yeterliliğin ölçümü ve belgelendirilmesinin Anayasa'nın 135. maddesi gereği odanın yetki ve görev alanındayken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, yetkisiz bir biçimde mesleğin ifasına ilişkin sınırlama getiren düzenlemenin Anayasanın 135. maddesi ve 6235 sayılı TMMOB Kanuna,

Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarına aykırı olduğu, mühendisliğin bilgi ve deneyim mesleği olduğu, mühendislikte yetkilendirmenin bu temel kritere göre yapılması gerektiği, meslek yaşının tek başına deneyimin göstergesi olmadığı, bilginin göstergesi olarak da ölçüt olarak alınması mümkün olmadığı, bilgi ve deneyimin tespiti için ölçme/değerlendirme yöntemlerinin zorunlu olduğu, düzenlemede yer alan binaların kat adetine göre tasnif edilmesinin bilim ve teknik ile ilgisi olmayan bir yöntem olduğu,

bir binada kat adeti ne olursa olsun, o binanın nitelikli bir mühendislik projesine ihtiyaç duyacağı, ülkemizdeki konut üretiminin % 70'inin bu türlü yapıların oluşturduğu, riskli yapı stokunun da büyük bir çoğunluğunun da bunlardan oluştuğu, idarenin bu düzenleme ile bu ölçekteki yapılaşmaya gözardı ettiği, zemin+5 kata sahip olup da kullanım amacı açısından büyük önem arz eden (kamuya açık yapılar) veya özel mühendislik çözümleri gerektirecek taşıyıcı sisteme sahip olan, yani mühendislik bilgisi, deneyimi ve becerisi gerektirecek yapıların da idare tarafından yapılan bu düzenlemenin dışında bırakıldığı,

ilgili düzenlemede akademik uzmanlıkların (yüksek lisans, doktora vb.) meslek icrası açısından önceliklendirilmesinin bilimsel ve teknik anlamada anlaşılır olmadığı, özellikle imar ve yapılaşma gibi bütünüyle uygulamayla ilgili bir alanda adeta akademik bir kariyere yönelik ölçütler belirlenmesinin öngörülen faaliyetin niteliği ile bağdaşmadığı, bu durumun can ve mal güvenliği bakımından risk oluşturması dolayısıyla kamu yararına aykırı olduğu, bilimsel ve teknik esaslara da uygun olmadığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

Davacı odanın subjektif dava açma ehliyeti bulunmadığı, davacının işbu dava ile doğrudan aktüel, şahsi ve meşru bir menfaatini ihlal eden bir durumun olmadığı, dava konusu işlem ile davacının menfaatlinin ihlal edilmediğinden davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler sonucunda oluşan bina hasar gözlemleri doğrultusunda yapılarda ve proje müelliflerinin deneyimlerine ilişkin düzenleme yapılması gerekliliğinin hasıl olduğu,

yapılan mevzuat çalışmaları neticesinde Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 57'nci maddesindeki değişiklik ile mimari, statik ve mekanik tesisat projelerini hazırlayacak müellifler için yapı özelliklerine göre mesleki deneyim kriterleri getirilerek, projelendirme hizmetinin yeterli mesleki bilgi ve deneyime sahip kişilerce verilmesinin sağlanmasının amaçlandığı, bu doğrultuda gerek Kanunun gerekse de bu Kanun kapsamında çıkarılan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin amaç maddesinde yer verilen, plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşmanın yapılmasının hedeflendiği,

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesindeki hükmün daha önce 29/6/2011 günlü, mülga 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 12'nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde de aynen yer almakta iken söz konusu kuralın Anayasaya aykırılığı iddiası ile açılan bir davada Anayasa Mahkemesinin E:2011/100, K:2012/191 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, kararda "...

Dava konusu kuralla, yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık ve mühendislik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapma ve yine bu hizmetlere ilişkin uygulamaları denetleme ve izleme görevi Bakanlığın bir birimi olan Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğüne verilmiştir.

Anılan Genel Müdürlük, bu yetkisini yönetmelik çıkarmak suretiyle kullanabileceği gibi normlar hiyerarşisinde daha alt seviyede yer alan diğer düzenleyici işlemler yoluyla da kullanabilir" gerekçesine yer verildiği, Mahkemece TMMOB'un idarelerin yetki ve sorumlu oldukları alanlarda düzenleme yapma yetkisi bulunmadığının ortaya konulduğu, dava konusu düzenlemenin 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Bakanlığa verilen görev ve yetkiler kapsamında düzenlendiği,

dava konusu düzenlemenin Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik kapsamında, görüş alınması zorunlu olan kurumların ve ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınarak hazırlandığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ

Dava;12/05/2023 tarih ve 32188 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “...aynı maddenin altıncı fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir...” ibaresi ile Yönetmeliğin 57. maddesinin 6. fıkrasına eklenen "(b), (c), (ç) ve (d)" bentlerinin iptali istemiyle açılmıştır.

Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir.

12.05.2023 tarih ve 32188 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin 4. maddesiyle Yönetmeliğin 57. maddesi aşağıdaki şekilde değişmiştir:

"MADDE 4- Aynı Yönetmeliğin 57 nci maddesinin ...., aynı maddenin altıncı fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiş ve ..... eklenmiştir.

“b) Zemin kat hariç olmak üzere 5 ila 7 kat arasındaki binaların statik proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin inşaat mühendisliği bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mühendis olarak en az 3 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 10.000 m², en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir.

c) Zemin kat hariç 8 ila 15 kat arasındaki binaların statik proje müellifliği; 5 yıldan fazla mesleki tecrübesi bulunan, en az biri (b) bendine göre hazırlanmış olup yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 15 bin m², en az 6 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir.

ç) Zemin kat hariç 15 kat üzeri binaların statik proje müellifliği; 7 yıldan fazla mesleki tecrübesi bulunan, en az biri (c) bendine göre hazırlanmış olup yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 20.000 m², en az 8 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden yapı ana bilim dalında veya deprem mühendisliği alanında lisansüstü eğitim yapmış inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir.

d) Bu bendin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla (ç) bendine göre istenen hizmet süresi ve iş deneyimi şartlarını sağlamış olan inşaat mühendisleri için ayrıca lisansüstü eğitim yapmış olma koşulu aranmaz.”

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 28. maddesinin 5. fıkrasında. "Fenni mesuller, uzmanlık alanlarına göre yapım işlerinin denetimine ilişkin ayrıntılı bütün belgeler ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri raporunu idareye vermek ve yapı kullanma izin belgesini imzalamak mecburiyetindedir.

Yapıya ilişkin bilgiler, ilgili idarece, etüt ve proje müelliflerinin, fenni mesullerin, yapı müteahhitlerinin ve şantiye şefi mimar veya mühendisin üyesi bulunduğu meslek odasına, üyelik kayıtlarına işlenmek üzere bildirilir.", 8.fıkrasında "Yapı müteahhidi ve şantiye şefi; yapıyı, tesisatı ve malzemeleriyle birlikte bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüd ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa etmek, neden olduğu mevzuata aykırılığı gidermek mecburiyetindedir." hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanun'un 38. maddesinin 2. fıkrasında, "Yapıların mimari, statik ve her türlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanmasını ve bunların uygulanmasıyla ilgili fenni mesuliyetleri, uzmanlık konularına göre mühendisler, mimarlar ile görev, yetki ve sorumlulukları yönetmelikle düzenlenecek olan fen adamları deruhte eder." hükmüne yer verilmiştir.

3194 sayılı Kanun'un 44. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, "Her türlü inşaat ve tesisat dahil yapım işlerine dair yapı müteahhitlerinin yetki belgelendirilmesi işlemlerine; yapı müteahhitlerinin iş gruplarına, ihtisaslaşmalarına ve yüklenilecek işin büyüklüğüne göre sınıflandırılmasına ve bunların sahip olmaları gereken asgari eğitim, iş tecrübesi, teknik donanımı ve kapasitesi, mali durumu, idari yapısı ve personel şartları ile niteliklerine; yapı müteahhitlerinin faaliyetlerinin denetlenmesine, kayıtlarının tutulmasına ve değerlendirilmesine;

mimar ve mühendis unvanlı şantiye şefi çalıştırılması mecburi ve yapı müteahhidi olmaksızın da yapılması mümkün olan yapılara; şantiye şeflerine, yapım ve denetim işlerinde istihdam edilecek fen adamlarına ve yetki belgeli ustalara ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin görüşleri alınarak, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır.

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 107. maddesinin 1. fıkrasında, "yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık, mühendislik, müteahhitlik ve müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapmak, uygulamaları denetlemek ve izlemek; planlama, harita yapımı, arazi ve arsa düzenlemesi,

değerleme, parselasyon, etüt ve proje müellifliği, harita plan, proje ve yapım kontrol müşavirliği, her türlü altyapı ve tesisat dahil olmak üzere yapı müteahhitliği gibi hizmet alanlarında çalışan gerçek veya tüzel kişilerin görev, yetki ve sorumluluklarına ve kayıtlarının tutulmasına ilişkin esasları belirlemek, mesleki yeterlikleri ile kuruluş yeterliklerini değerlendirerek bunlara tescil ve yeterlik belgeleri vermek veya verilmesini ve kayıtlarının tutulmasını sağlamak" Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

Yukarıda yer verilen madde hükümlerinin değerlendirilmesinden dava konusu düzenleme ile yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık ve mühendislik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapma ve yine bu hizmetlere ilişkin uygulamaları denetleme ve izleme görevinin Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğüne verildiği, bu yetki çerçevesinde yapılan düzenlemeyle kat sayısı esas alınarak binaların statik proje müellifliğinin yeterlilik koşullarının belirlendiği;

düzenlemede sayılan yapıların statik proje müellifliğini üstlenecek müellifin yapının kat sayısına göre belli bir süre (en az 3-5-7 yıl) mesleki tecrübeye sahip olmanın yanında toplamda belli bir metrekare (en az 10.000, 15.000, 20.000 m²) ve belli sayıda (en az 4-6-8) farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunma şartlarının birlikte sağlaması, tezli lisansüstü öğrenim görmüş olan meslek mensupları için de bu şartların yarısının aynı anda sağlanması gerektiğinin hüküm altına alındığı,

dolayısıyla düzenlemede herhangi bir belirsizlik olmadığı sonucuna varılmış olup dava konusu düzenlemenin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Üniversiteden yeni mezun olmuş herhangi bir tecrübeye ve deneyime sahip olmayan bir meslek mensubuna oranla düzenlemede sayılan mesleki deneyime sahip meslek mensubunun daha sağlıklı bir statik proje müellifliği hizmeti sunacağı kuşkusuz olup düzenlemede belirlenen kat sayısı kriterlerinin yapıların statik proje müellifliğinin belli kriterleri haiz meslek mensuplarınca üstlenilmesini düzenleyen dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

12/05/2023 tarih ve 32188 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “...aynı maddenin altıncı fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir...” ibaresi ile Yönetmeliğin 57. maddesinin 6. fıkrasına eklenen "(b), (c), (ç) ve (d)" bentlerinin iptali istemiyle davacı TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası tarafından bakılan dava açılmıştır.

12.05.2023 tarih ve 32188 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin 4. maddesiyle Yönetmeliğin 57. maddesi aşağıdaki şekilde değişmiştir:

"MADDE 4- Aynı Yönetmeliğin 57 nci maddesinin ...., aynı maddenin altıncı fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiş ve ..... eklenmiştir.

“b) Zemin kat hariç olmak üzere 5 ila 7 kat arasındaki binaların statik proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin inşaat mühendisliği bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mühendis olarak en az 3 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 10.000 m², en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir.

c) Zemin kat hariç 8 ila 15 kat arasındaki binaların statik proje müellifliği; 5 yıldan fazla mesleki tecrübesi bulunan, en az biri (b) bendine göre hazırlanmış olup yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 15 bin m², en az 6 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir.

ç) Zemin kat hariç 15 kat üzeri binaların statik proje müellifliği; 7 yıldan fazla mesleki tecrübesi bulunan, en az biri (c) bendine göre hazırlanmış olup yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 20.000 m², en az 8 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden yapı ana bilim dalında veya deprem mühendisliği alanında lisansüstü eğitim yapmış inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir.

d) Bu bendin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla (ç) bendine göre istenen hizmet süresi ve iş deneyimi şartlarını sağlamış olan inşaat mühendisleri için ayrıca lisansüstü eğitim yapmış olma koşulu aranmaz.”

İLGİLİ MEVZUAT

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 28. maddesinin 5. fıkrasında. "Fenni mesuller, uzmanlık alanlarına göre yapım işlerinin denetimine ilişkin ayrıntılı bütün belgeler ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri raporunu idareye vermek ve yapı kullanma izin belgesini imzalamak mecburiyetindedir.

Yapıya ilişkin bilgiler, ilgili idarece, etüt ve proje müelliflerinin, fenni mesullerin, yapı müteahhitlerinin ve şantiye şefi mimar veya mühendisin üyesi bulunduğu meslek odasına, üyelik kayıtlarına işlenmek üzere bildirilir.", 8.fıkrasında "Yapı müteahhidi ve şantiye şefi; yapıyı, tesisatı ve malzemeleriyle birlikte bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüd ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa etmek, neden olduğu mevzuata aykırılığı gidermek mecburiyetindedir." hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanun'un 38. maddesinin 2. fıkrasında, "Yapıların mimari, statik ve her türlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanmasını ve bunların uygulanmasıyla ilgili fenni mesuliyetleri, uzmanlık konularına göre mühendisler, mimarlar ile görev, yetki ve sorumlulukları yönetmelikle düzenlenecek olan fen adamları deruhte eder." hükmüne yer verilmiştir.

3194 sayılı Kanun'un 44.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendinde, "Her türlü inşaat ve tesisat dahil yapım işlerine dair yapı müteahhitlerinin yetki belgelendirilmesi işlemlerine; yapı müteahhitlerinin iş gruplarına, ihtisaslaşmalarına ve yüklenilecek işin büyüklüğüne göre sınıflandırılmasına ve bunların sahip olmaları gereken asgari eğitim, iş tecrübesi, teknik donanımı ve kapasitesi, mali durumu, idari yapısı ve personel şartları ile niteliklerine; yapı müteahhitlerinin faaliyetlerinin denetlenmesine, kayıtlarının tutulmasına ve değerlendirilmesine;

mimar ve mühendis unvanlı şantiye şefi çalıştırılması mecburi ve yapı müteahhidi olmaksızın da yapılması mümkün olan yapılara; şantiye şeflerine, yapım ve denetim işlerinde istihdam edilecek fen adamlarına ve yetki belgeli ustalara ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin görüşleri alınarak, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır.

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 107. maddesinin 1. fıkrasında, "yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık, mühendislik, müteahhitlik ve müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapmak, uygulamaları denetlemek ve izlemek; planlama, harita yapımı, arazi ve arsa düzenlemesi,

değerleme, parselasyon, etüt ve proje müellifliği, harita plan, proje ve yapım kontrol müşavirliği, her türlü altyapı ve tesisat dahil olmak üzere yapı müteahhitliği gibi hizmet alanlarında çalışan gerçek veya tüzel kişilerin görev, yetki ve sorumluluklarına ve kayıtlarının tutulmasına ilişkin esasları belirlemek, mesleki yeterlikleri ile kuruluş yeterliklerini değerlendirerek bunlara tescil ve yeterlik belgeleri vermek veya verilmesini ve kayıtlarının tutulmasını sağlamak" Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 6. fıkrasında, "Statik proje; mimari projeye ve zemin ve temel etüdü raporuna uygun olarak, ilgili mevzuat çerçevesinde inşaat mühendislerince hazırlanan, ölçekleri yapının büyüklüğüne ve özelliğine göre belirlenen, betonarme, yığma, çelik ve benzeri yapıların türlerine göre taşıyıcı sistemlerini gösteren, bodrum kat dâhil olmak üzere bütün kat planları, çatı planları, iskele sistemi ile bunların kesitleri, detayları ve hesaplarıdır.

a) Statik projeye esas teşkil edecek zemin ve temel etüdü raporu;

1) (Değişik:RG-30/9/2017- 30196) (2) Yer altının dinamik esneklik direnişleri ve yerin dayanımı, taşıma gücü, yer altı suyu varlığı, yer altı yapısı, deprem bölgelenmesi, yer kırıklıklarının hareketleri, oturma, sıvılaşma ve yer kaymalarının boyutları gibi zeminin fizikî özelliklerini belirleyen çalışmalar yönünden jeofizik mühendislerince,

2) Sondajlar, arazi çalışmaları, zemin ve kaya mekaniği, laboratuvar deneylerini ihtiva eden zemin-yapı etkileşiminin analizinde kullanılacak temel-zemin, zemin profili ve zemini oluşturan birimlerin fizikî ve mekanik özelliklerini konu alan çalışmalar yönünden jeoloji mühendislerince,

3) (Değişik:RG-30/9/2017- 30196) (2) Zemin mekaniği, zemin dinamiği ve zemin emniyet gerilmesi hesaplaması gibi çalışmalar yönünden inşaat ve jeoloji mühendislerince,

4) Mühendislik hizmetleri standartlarına uygun, detaylı olarak hazırlanan ve parselin bulunduğu zeminin durumunu bu fıkrada belirtilen çalışmalar ve analizler ile açıklayan, çalışmanın içeriği bakımından ilgili mühendislik disiplinlerine mensup mühendislerce,

Bakanlıkça belirlenen formata göre hazırlanan ve imzalanan belgedir.

b) (Ek:RG-12/5/2023-32188)(8) Zemin kat hariç olmak üzere 5 ila 7 kat arasındaki binaların statik proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin inşaat mühendisliği bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mühendis olarak en az 3 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 10.000 m², en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir.

c) (Ek:RG-12/5/2023-32188)(8) Zemin kat hariç 8 ila 15 kat arasındaki binaların statik proje müellifliği; 5 yıldan fazla mesleki tecrübesi bulunan, en az biri (b) bendine göre hazırlanmış olup yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 15 bin m², en az 6 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir.

ç) (Ek:RG-12/5/2023-32188)(8) Zemin kat hariç 15 kat üzeri binaların statik proje müellifliği; 7 yıldan fazla mesleki tecrübesi bulunan, en az biri (c) bendine göre hazırlanmış olup yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 20.000 m², en az 8 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden yapı ana bilim dalında veya deprem mühendisliği alanında lisansüstü eğitim yapmış inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir.

d) (Ek:RG-12/5/2023-32188)(8) Bu bendin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla (ç) bendine göre istenen hizmet süresi ve iş deneyimi şartlarını sağlamış olan inşaat mühendisleri için ayrıca lisansüstü eğitim yapmış olma koşulu aranmaz." düzenlemeleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Anayasanın Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler arasında yer verdiği "Çevrenin korunması" hususu, hem herkes için "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını", hem de "çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek " ödevini tüm vatandaşlar için "hak ve ödev" olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.

6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 2. maddesinde de, "...Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak.

Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmektir." birliğin kuruluş amacları arasında sayılmış, 13. maddesinde. "Lüzum görülen yerlerde Birlik Umumi Heyeti karariyle (Türk mühendis ve mimarları odaları) açılabilir." hükmüne, 14. maddesinde.

"Her ihtısas şubesi yalnız bir oda açar. İhtisas ve iştigal mevzuları ayrı olan mühendis ve mimarlar; ancak ihtısas veya iştigal mevzularının taallük ettiği odaya kaydolunurlar." hükmüne, 19. maddesinde ise. "Odalar, bu kanunun 2 nci maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevlidirler." hükmüne yer verilmiştir.

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının idari işlemlere karşı kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyetleri bulunmaktadır.

Bu bağlamda, dava konusu Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin muhtelif düzenlemelerinin, 3194 sayılı İmar Kanununda imar ve yapım işlerine ilişkin işlemler ve faaliyet alanlarının tanımlandığı, mühendislik eğitimi sonucu alınacak ünvanların ve bu ünvanların kimler tarafından kullanılacağı, mesleğe kabul ve ifa koşulları gibi düzenlemelerin bulunmadığı, bu hususta düzenleme yapma yetki ve görevini ilgili daireye veren bir düzenlemenin de mevcut bulunmadığı,

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının görev ve yetkilerinin düzenlendiği bölüm incelendiğinde davalı idareye inşaat mühendisliği mesleğinin ifasına, mühendislerinin ünvan ve imza yetkilerinin kullanıma ilişkin herhangi bir düzenleme yapmak gibi bir yetki ve görevin verilmediği, mühendislikte yetkilendirmenin bu temel kritere göre yapılması gerektiği, meslek yaşının tek başına deneyimin göstergesi olmadığı, bilginin göstergesi olarak da ölçüt olarak alınması mümkün olmadığı, bilgi ve deneyimin tespiti için ölçme/değerlendirme yöntemlerinin zorunlu olduğu,

düzenlemede yer alan binaların kat adetine göre tasnif edilmesinin bilim ve teknik ile ilgisi olmayan bir yöntem olduğu, bir binada kat adeti ne olursa olsun, o binanın nitelikli bir mühendislik projesine ihtiyaç duyacağı, ülkemizdeki konut üretiminin % 70'inin bu türlü yapıların oluşturduğu,

riskli yapı stokunun da büyük bir çoğunluğunun da bunlardan oluştuğu, idarenin bu düzenleme ile bu ölçekteki yapılaşmaya gözardı ettiği, zemin+5 kata sahip olup da kullanım amacı açısından büyük önem arz eden (kamuya açık yapılar) veya özel mühendislik çözümleri gerektirecek taşıyıcı sisteme sahip olan, yani mühendislik bilgisi, deneyimi ve becerisi gerektirecek yapıların da idare tarafından yapılan bu düzenlemenin dışında bırakıldığı, ilgili düzenlemede akademik uzmanlıkların (yüksek lisans, doktora vb.) meslek icrası açısından önceliklendirilmesinin bilimsel ve teknik anlamada anlaşılır olmadığı,

özellikle imar ve yapılaşma gibi bütünüyle uygulamayla ilgili bir alanda adeta akademik bir kariyere yönelik ölçütler belirlenmesinin öngörülen faaliyetin niteliği ile bağdaşmadığı, bu durumun can ve mal güvenliği bakımından risk oluşturması dolayısıyla kamu yararına aykırı olduğu, bilimsel ve teknik esaslara da uygun olmadığı ileri sürülmesi nedeniyle davacı TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Başkanlığının dava açma ehliyetine sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 107. maddesinin 1. fıkrasında yer alan hükmün daha önce 29/6/2011 tarih ve mülga 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 12. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde de aynen yer almakta iken söz konusu kuralın Anayasaya aykırılığı iddiası ile açılan bir davada Anayasa Mahkemesinin 29.11.2012 tarih ve E:2011/100, K:2012/191 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, kararda "...

Dava konusu kuralla, yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık ve mühendislik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapma ve yine bu hizmetlere ilişkin uygulamaları denetleme ve izleme görevi Bakanlığın bir birimi olan Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğüne verilmiştir.

Anılan Genel Müdürlük, bu yetkisini yönetmelik çıkarmak suretiyle kullanabileceği gibi normlar hiyerarşisinde daha alt seviyede yer alan diğer düzenleyici işlemler yoluyla da kullanabilir" gerekçesine yer verilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bu çerçevede, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 107. maddesinin 1. fıkrasın uyarınca bu konuda Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünün düzenleme yapma yetkisi bulunmaktadır.

Dava konusu düzenlemede kat sayısı esas alınarak binaların statik proje müellifliğinin yeterlilik koşulları belirlenmiştir. Düzenlemede sayılan yapıların statik proje müellifliğini üstlenecek müellifin yapının kat sayısına göre belli bir süre (en az 3-5-7 yıl) mesleki tecrübeye sahip olmanın yanında toplamda belli bir metrekare (en az 10.000, 15.000, 20.000 m²) ve belli sayıda (en az 4-6-8) farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunma şartlarının birlikte sağlaması, tezli lisansüstü öğrenim görmüş olan meslek mensupları için de bu şartların yarısının aynı anda sağlanması gerektiği, dolayısıyla düzenlemede herhangi bir belirsizlik olmadığı sonucuna varılmış olup dava konusu düzenlemenin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Üniversiteden yeni mezun olmuş herhangi bir tecrübeye ve deneyime sahip olmayan bir meslek mensubuna oranla düzenlemede sayılan mesleki deneyime sahip meslek mensubunun daha sağlıklı bir statik proje müellifliği hizmeti sunacağı kuşkusuz olup düzenlemede belirlenen kat sayısı kriterlerinin yapıların statik proje müellifliğinin belli kriterleri haiz meslek mensuplarınca üstlenilmesini düzenleyen dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/02/2025 tarihinde karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 2023/4977, K. 2025/716, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacının iddiaları
  4. Davalının Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi
  6. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2023/4977
Karar No
2025/716
Tarih
18 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2023/4978 K.2025/2394
  • Danıştay 9. Daire E.2023/4983 K.2025/204
  • Danıştay 8. Daire E.2023/4983 K.2025/1366
  • Danıştay 5. Daire E.2023/4987 K.2025/979
  • Danıştay 8. Daire E.2023/5012 K.2025/745
  • Danıştay 8. Daire E.2023/5016 K.2025/1169

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.