İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2023/8509 K.2024/3518

2- ... Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ...

Esas2023/8509Karar2024/3518Tarih3 Haziran 2024Okuma10 dk · 2.047 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/8509 E., 2024/3518 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
3 Haziran 2024
Esas No
2023/8509
Karar No
2024/3518
Temyiz eden (davacı)
... İnşaat Taahhüt Turizm ve Otelcilik Sanayi ve Tic.Ltd. Şt.
Vekili
Av....
Karşı taraf (davalılar)
1-... Bakanlığı-ANKARA
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.047 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

2- ... Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada... sayılı parseli kapsayan alanda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 29.05.2020 tarihinde onaylanan Güney Antalya Turizm Alanı Kemer-Beldibi Mahallesi 1/1000 ölçekli imar planı revizyonu ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/25000 ölçekli nazım imar planının davacı taşınmazına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, Antalya ili, ... ilçesi, ...

Mahallesi ... ada ... sayılı parselde bulunan otelin maliki olan davacı şirket tarafından, uyuşmazlık konusu imar planlarının taşınmazlarının önünden geçen taşıt yolunun 30 metre enkesitli olarak planlanması sebebiyle otel binasının önünde yer alan havuzun bir bölümünün, güvenlik noktasının tamamının ve otele bağlı bir kısım yapıların yol içinde bırakıldığından bahisle iptali istemiyle dava açıldığı, anılan yola eski tarihli planlarda da yer verildiği, söz konusu taşıt yolunun “toplayıcı yol” özelliğinde olduğu ve bu yola bağlanan 10 metrelik yerel bağlantı yollarının planlandığı,

söz konusu 30 metrelik yolun yol kesitinden anlaşılacağı üzere, trafik hacminin ve hızının yüksek olduğu bir taşıt yolu özelliği taşımadığı, yol boyunca yer alan kullanımlara erişimi sağlayan, yaya kaldırımları ve bisiklet yolunun öngörüldüğü bir yol olarak tasarlandığı, bu yol tasarımı ile planla öngörülen tesislerin ve projeksiyon nüfusunun getireceği ek trafik yükünün karşılanması, yolun çekici bir ana cadde (alışveriş caddesi) haline getirilmesi olanağının oluşturulması,

kullanıcılara ulaşım alternatifleri sunulması ve motorlu taşıt için ayrılan kapasitenin sınırlı tutularak trafik güvenliğinin sağlaması amaçlarına hizmet ettiği anlaşıldığından davaya konu imar planlarının anılan taşınmaz yönünden kamu yararı, imar ve şehircilik ilkeleri açısından hukuka ve mevzuata uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti:Temyize konu kararda dava konusu planda, 2010 yılı plan kararlarının 30 metrelik yol bakımından muhafaza edilerek bu yolun 2021 tarihli imar planına aktarıldığı, 30 metrelik yol planlamasının ve yolun kendi içerisindeki kesit tasarımının hukuka uygun olduğuna dair dava konusu taşınmazın 290 metre kuzeyinde yer alan ... (... ada ... parsel) parsel sayılı taşınmaz yönünden verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 01.10.2014 tarihli E:2011/4159, K:2014/5850 sayılı kararı da göz önünde bulundurulduğunda dava konusu yol enkesitinin 30 metre olarak planlamasının mevzuata uygun olduğu;

dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine ve kamu yararına uygun olduğu; dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ek gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif sonucu bilirkişi heyeti tarafından birbirine taban tabana zıt iki rapor olmasına rağmen farklı bir heyetle yeni rapor düzenlettirilmeden karar verildiği, dava konusu planların 30 metre en kesitli yol yönünden hukuka aykırı olduğu bu nedenlerle davanın reddine dair karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ek gerekçe ile reddine dair idari dava dairesi kararının usul ve yasaya uygun olmadığından bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, İdari Dava Dairesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı Kemer Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu bölgeye ilişkin olan imar planlarının yargı kararlarıyla iptal edilmesi sonrasında bölgeye ilişkin yeniden planlama yapılması için davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından davalı Kemer Belediye Başkanlığına ön izin verildiği, ön izin kapsamında hazırlanan Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ...

Milli Parkı sınırları dışını kapsayan alana ilişkin 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının Bakanlığın Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararı uyarınca 29.05.2020 tarihinde 03.06.2020- 02.07.2020 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı, askı ilanı içerisinde yapılan itirazların... tarihli, E... sayılı yazı ile Bakanlığa bildirildiği, bir kısım itirazların kabul, bir kısım itirazların ise reddedildikten sonra kabul edilen itirazlar yönünden planların tekrar hazırlandığı ve Bakanlıkça 14.07.2021 tarihinde onaylandığı,

10.08.2021-08.09.2021 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı, askı ilanı süresi içerisinde davacı tarafından itiraz edildiği, plana yapılan itirazların tümünün reddedilmesi üzerine anılan imar planlarının davacı taşınmazına ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise;

tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.

Aynı Kanunun 6. maddesinde, mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekânsal strateji planlarına uygun olarak; “çevre düzeni planları” ve “imar planları” kademelerinden oluşacağı, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hüküm altına alınmıştır.

Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26.maddesinin 6.fıkrasında, "İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde:

a) Devamlılığı olan bir yolun belli bir kesimde şerit sayısı azaltılamaz ve daraltılamaz.

b) Yolların kaydırılmasında, mülkiyet ve yapılaşma durumu dikkate alınır.

c) İmar planlarındaki gelişme alanlarında geçiş amaçlı 3,00 metreden dar yaya yolu, 10,00 metreden dar trafik yolu açılamaz; yerleşik alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdakistandartlara uyulur. Ancak parseller 7,00 metreden dar yollardan mahreç alamaz.

ç) İmar planı değişikliği ile taşıt geri dönüş kurbu olmayan çıkmaz yol ihdas edilemez.

d) İmar planlarında Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan karayollarında yapılacak her türlü değişiklikte bu Kuruluştan alınacak görüşe uyulur.

e) Plan alanındaki trafik hacimleri ile yeni getirilen kullanımların trafik üretme ve trafik çekme hacimleri dikkate alınarak yol ve kaldırım genişlikleri belirlenir.

" düzenlemesine yer verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı hâller" başlıklı 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi İncelemesi" başlıklı beşinci bölümünde yer alan "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği;

ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı. "Bilirkişinin görev alanının belirlenmesi" başlıklı 273. maddesinde, mahkemenin bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine ve bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ilişkin hususlara yer vermek zorunda olduğu.

"Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü" başlıklı 275. maddesinde, bilgisine başvurulan bilirkişinin kendisine tevdi olunan görevin uzmanlık alanına girmediğini mahkemeye bildirme yükümlülüğünün bulunduğu. "Bilirkişinin yetkileri" başlıklı 278. maddesinde, bilirkişinin görevini mahkemenin sevk ve idaresi altında yürüteceği, bilirkişinin görev alanı veya sınırları hakkında tereddüde düşerse, bu tereddüdünün giderilmesini her zaman mahkemeden isteyebileceği.

"Bilirkişi açıklamalarının tespiti ve rapor" başlıklı 279. maddesinde, bilirkişi raporunun gerekçeli olması gerektiği, bilirkişinin hukuki değerlendirmelerde bulunamayacağı belirtilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 281. maddesinin 2.fıkrasında; "Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebileceği, 3.fıkrasında; mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği", 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunun 3/7.maddesinde de; "Aynı konuda bir kez rapor alınması esastır; ancak rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için ek rapor istenebileceği" düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Sağlıklı ve düzenli kentleşmenin sağlanması suretiyle kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla üretilmiş birer belge niteliğinde olan imar planları mevzuatta ve yargı içtihatlarında yöre halkının sağlığını ve çevreyi korumak, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını, iyi yaşama düzenini, çalışma koşullarını ve güvenliğini sağlamak amacıyla, ülke, bölge ve şehir verilerine göre oturma, çalışma, dinlenme ve ulaşım gibi kentsel fonksiyonlar arasında mevcut ve sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak için varsa kadastro durumu da işlenmiş, onaylı haritaların kopyaları üzerine nazım plan ve uygulama planı olarak düzenlenip onaylanmış metinler olarak tanımlanmaktadır.

İmar planlarında çok büyük bir zorunluluk olmadıkça değişiklik yapılmaması imar planı yapımı aşamasında gözetilecek önemli kriterlerden biridir. Ancak bazı durumların varlığı halinde plan değişikliği yapılması zorunlu ve gerekli olabilir. Bu değişiklikler de genel olarak imar planı uygulamasında ortaya çıkacak sorunları çözücü nitelikte olmalıdır. Arazi kullanış kararlarıyla birlikte oluşturulan ulaşım sisteminde ve bu sistemdeki karayollarının fiziki ve fonksiyonel kademelenmesinde, yol güzergahlarının genişliklerinde ve bunların üzerindeki kavşakların yeri ve geometrik düzenin de ihtiyaç ve sorunlara göre değişiklikler olabilir.

Özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda, bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, maddi gerçekliğin ortaya çıkarılmasına yardımcı olacak teknik verilerin elde edilmesini sağlamak olduğu göz önünde tutulduğunda, tek başına hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan görülmekte olan uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması ve davaya konu imar planlarının yargısal denetiminin yapılması için, işin niteliği gereği heyet halinde çalışması uygun görülen bilirkişilerin, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar ve planlama alanının özellikleri gözetilerek uygun uzmanlık alanı dikkate alınmak suretiyle seçilmesi gerekmektedir.

Zira, uyuşmazlığın yeterli uzmanlığa sahip bilirkişiler tarafından değerlendirilmesi tarafları tatmin edici ve adil bir yargılama yapılması açısından önemli bir gerekliliktir.

Uyuşmazlık konusu taşınmaz bakımından 30 metrelik yolun en kesitinin planlama ilkeleri, şehircilik esasları ve kamu yararına uygunluğunun tespiti için özellikle trafik ve ulaşım konusunda uzman bilirkişilerin teknik ve bilimsel görüşüne ihtiyaç bulunmaktadır. Bu kapsamda dosya incelendiğinde İdare Mahkemesince şehir plancısı ve harita mühendisi bilirkişlerin katılımıyla yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı anılan bilirkişi heyeti tarafından verilen kök raporda 30 metre en kesitli yolun şehircilik ve planlama ilkelerine uygun olmadığı tespitine yer verildiği halde aynı bilirkişi heyetinden alınan ek raporda ise 30 metre en kesitli yolun şehircilik ve planlama ilkelerine uygun olduğu şeklinde birbiri ile çelişkili rapor verildiği görülmüştür.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri incelendiğinde; bilirkişilerce hazırlanan raporlar arasında çelişki var ise bu çelişkinin giderilmeden karar verilemeyeceği, Mahkemece raporlar arasındaki bu çelişkinin yeni bir bilirkişi raporu almak suretiyle giderilmesi gerektiği açıktır.

İdari Dava Dairesince her ne kadar uyuşmazlık konusu taşınmazın 290 metre kuzeyinde yer alan ... (... ada ... parsel) parsel sayılı taşınmaz yönünden verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 01.10.2014 tarihli E:2011/4159, K:2014/5850 sayılı kararı göz önünde bulundurularak dava konusu yol en kesitinin 30 metre olarak planlamasının mevzuata uygun olduğu sonucuna varılmış ise de, anılan kararın dava dışı 180 parsel sayılı taşınmaz yönünden verildiği bakılan davaya konu taşınmaz yönünden incelemenin ayrıca yapılması gerektiği tabiidir.

Bu durumda çelişkili durumun giderilmesi amacıyla 30 metre enkesitli yolun; çevresindeki yapılaşma durumu, ulaşım sistemi içindeki konumu, sürekliliği, mevcut yollarla bağlantısı, güzergahı, trafik güveliği açısından uygun olup olmadığı,

taşınmazın bulunduğu alanda mevcut 60 metrelik yol da dikkate alınarak yolun taşıtlar için kullanılan bölümü ile bisiklet ve yaya kaldırımı için kullanılan diğer bölümleri ile beraber en kesitinin 30 metre olarak düzenlenip düzenlenemeyeceği, çevredeki yapılaşma durumu ile alanın topografik yapısı da göz önünde bulundurularak davacının ileri sürdüğü gibi uyuşmazlık konusu taşınmazın karşısında yer alan taşınmazlar da dikkate alınarak eşitlik ilkesi gereği yolun en kesitinin belirlenip belirlenemeyeceği, yolun 30 metre olarak planlamasının bilimsel, teknik araştırmalara, analiz ve sentez çalışmalara dayanıp dayanmadığı,

maliyet hesapları da göz önünde bulundurularak kamu yararına uygun olup olmadığı hususlarında tespit ve değerlendirmeleri içeren aralarında trafik ve ulaşım konusunda uzman bir bilirkişinin de yer aldığı yeni oluşturulacak bilirkişi heyetinin katılımıyla mahallinde yaptırılacak keşif sonucunda düzenlenecek rapor doğrultusunda uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ek gerekçe ile reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun ek gerekçe ile reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 03/06/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X): Temyize konu edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenleri bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

Danıştay 6. Daire, E. 2023/8509, K. 2024/3518, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunmaları
  7. Danıştay Tetkik Hakimi...'ın Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Maddi Olay
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2023/8509
Karar No
2024/3518
Tarih
3 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2023/8521 K.2024/3244
  • Danıştay 9. Daire E.2023/8522 K.2024/3243
  • Danıştay 5. Daire E.2023/8525 K.2024/10060
  • Danıştay 3. Daire E.2023/8532 K.2024/3783
  • Danıştay 3. Daire E.2023/8533 K.2024/3784
  • Danıştay 5. Daire E.2023/8541 K.2024/10548

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.