İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2024/4110 K.2024/6275

... 37- ... 38- ...

Esas2024/4110Karar2024/6275Tarih7 Kasım 2024Okuma8 dk · 1.694 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/4110 E., 2024/6275 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
7 Kasım 2024
Esas No
2024/4110
Karar No
2024/6275
Temyiz eden (davacılar)
1- ... 2- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.694 kelime·8 dk okuma·11 bölüm

... 37- ... 38- ...

VEKİLLERİ

Av. ...- Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Av. ...

DAVALI YANINDA KATILAN

... Ortaklığı A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: İstanbul ili, Başakşehir ilçesi, ... pafta, ... ve ... sayılı parselleri kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Yasasının 18. maddesi uyarınca hazırlanan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemi ile onaylanan parselasyonun, bu işleme karşı yapılan ... tarihli, ... kayıt nolu itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin, davacılara tebliğ edilmeyen Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı itirazların reddine dair işleminin, parselasyonun dayanağı olan ve Bakanlıkça 26/04/2021 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, 26/04/2021 tarihinde onaylanan İstanbul ili, Başakşehir ilçesi, Başak ve Başakşehir Mahalleleri Rezerv Yapı Alanı ve Çevresine ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının, önceki planların yargı yerince iptaline karar verilmesi nedeniyle mahkeme kararının iptal gerekçesine uygun olarak hazırlandığı,

1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan raporunun birbirleri ile birebir örtüşmekle birlikte, plan paftaları, notları ve raporların kül halinde değerlendirilmesi neticesinde yapılan analizlerin, bölgeleme çalışmalarının ve sentezin planın amacını gerçekleştirmeye yönelik yeterli seviyede olduğu, dava konusu imar planlarının parselleri ilgilendiren kısımlarının şehircilik ilkelerine, belde ihtiyaçlarına, planlama tekniklerine ve kamu yararına uygun olduğu, parselasyonun yetkisi bulunmadığı halde...GMYO A.Ş.

Tarafından hazırlandığı, yapılış amacının mevzuata uygun olmadığı, dağıtım ilkelerine uyulmadığı, parselasyonda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, dava konusu parselasyonun, parselasyona yapılan itirazın zımnen reddi ve reddi işlemlerinin iptaline, imar planları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına yönelik olarak davalı ve yanında katılan tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda İdari Dava Dairesince verilen kararda; uyuşmazlıkta, dava konusu parselasyon işleminin 16/07/2021 - 16/08/2021 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacılar tarafından parselasyona askı süresi içerisinde 13/08/2021 tarihinde yapılan itirazın askı süresinin son gününü izleyen 30 gün içerisinde cevap verilmemek suretiyle reddedildiği,

15/09/2021 tarihinde oluşan zımnen ret tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde (en son 15/11/2021 tarihi) dava açılması gerekirken bu süre geçtikten sonra 07/12/2021 tarihinde mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile dava açıldığı, öte yandan, davacıların parselasyona yaptıkları itirazın ...tarih ve ... sayılı Çevre ve Şehircik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü işlemi ile reddedildiği (davacıların beyanına göre bu işlemin kendilerine tebliğ edilmediği), zımmi ret süresi geçtikten sonra parselasyona yapılan itiraza verilecek cevabın da dava açma süresini canlandırması olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Bakılan dava, İstanbul ili, Başakşehir ilçesi, ... pafta, ... ve ... sayılı parselleri kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Yasasının 18. maddesi uyarınca hazırlanan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarihli, ...sayılı işlemi ile onaylanan parselasyonun, bu işleme karşı yapılan ... tarihli, ... kayıt nolu itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin, davacılara tebliğ edilmeyen Çevre ve Şehircilik Bakanlığının...1 tarihli, ... sayılı itirazların reddine dair işleminin, parselasyonun dayanağı olan ve Bakanlıkça 26/04/2021 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu ifade edilmiş.

"Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde de: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmüne yer verilmiş.

Anayasanın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine 4709 sayılı Kanunun 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise: "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." kuralı yer almış, bu ek fıkranın gerekçesinde ise: "Bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanması amaçlanmış, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline gelmiştir." açıklaması yapılmıştır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin 1.fıkrasında: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığını, bazı sınırlamalara tabi olabildiğini, bununla birlikte, getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiğini, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceğini, bu ilkelerden, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte,

mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınmaları gerektiği belirtilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, yine aynı Yasanın “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması,

değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, 08/07/2021 tarihine kadar altmış gün içinde isteğin reddedilmiş sayılacağı düzenlenmişken, 7331 sayılı Kanunla 08/07/2021 tarihinde yapılan değişiklikle otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hükmü getirilmiştir.

3194 sayılı İmar Yasasının 19. maddesinin 1. fıkrasında, ''İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır.'' hükmü yer almaktadır.

Esasen, 2577 sayılı Yasa'da yer alan kurallar idari usulü belirleyen kurallar olmayıp, yargılama usulünün belirlenmesine ilişkin kurallardır. Yargılama usulünde, dava açılmadan önce, idari yoldan işlemin idare bünyesinde ilgili yönünden yeniden değerlendirilmesine olanak sağlayan ve dava açılmasını idarenin bu değerlendirme sonucuna bağlayan ve bunu dava açma süresi ile ilişkilendiren Yasa'nın 10, 11, 12, 13. maddelerinde düzenlenen idari başvuru yolları bulunmaktadır. Bu kapsamda yapılacak başvurular dava açma süresini etkilemekte belirli sürede cevap verilmemesi halinde ise, dava açma süresini başlatmaktadır.

İdari işlemlere ya da yargı kararlarına karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilmesi gibi nedenlerden ötürü idari işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idari işlemlerde ya da yargı kararlarında belirtilmesi hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir.

Anayasa'nın 40. maddesi ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmıştır. Anayasa'dan kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmesi esas olmakla birlikte belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemesi, idari işlemlere karşı açılan davalarda dava açma süresinin işletilmeyip, ihmal edilmesi sonucunu da doğurmamalıdır. Anayasa'nın 125. maddesinde idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağının belirtilmesi karşısında, usulüne uygun tebliğ olunan veya bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilen idari işlemler üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasında açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma sürelerinin işletilmesi zorunludur.

İdari Yargılama Usulü Yasasında 08/07/2021 tarih ve 7331 sayılı Yasa değişikliği ile genel dava açma süresinin başlangıcına esas alınmak üzere zımni ret süresi 30 gün olarak öngörülmüştür.

Son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk olması nedeniyle Anayasa'nın 40. maddesi hükmü uyarınca 08/07/2021 tarihinden sonra tesis edilen imar planı ve parselasyon işlemlerinde askı tutanaklarında itiraz başvurusu olması halinde zımni ret süresinin 30 gün olduğu,

askıdan iniş tarihinden itibaren 30 gün olan zımni ret süresinin son gününü izleyen günden sonra genel dava açma süresinin başlayacağı hususunun gösterilmesi gerektiği, bu hususun askı tutanağında belirtilmemesi halinde, ilgililerce de bilindiği kabul edilen süregelen zımni ret süresi olan 60 günün uygulanması suretiyle davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bakılan uyuşmazlıkta, davacılar tarafından askı süresi içerisinde itiraz edildiğinden İdari Yargılama Usulü Yasasının 11. maddesine göre dava açma süresinin belirlenmesi gerekmektedir.

Dava konusu plana ilişkin askı tutanaklarında zımni ret süresinin 30 gün olduğu açıkça belirtilmediği için zımni ret süresinin 60 gün olarak uygulanması ve buna göre son askı tarihi olan 16/08/2021 tarihini takip eden 60 günün sonu olan 15/10/2021 tarihinde itirazın zımnen reddedilmiş sayıldığının kabul edilmesi suretiyle bu tarihi takip eden 60 gün içerisinde en geç 14/12/2021 tarihinde davanın açılması gerektiğinden, 07/12/2021 tarihinde açılan davanın süresi içerisinde açıldığı,

dava konusu parselasyonun, parselasyona yapılan itirazın zımnen reddi ve reddi işlemlerinin iptali, imar planları yönünden ise davanın reddi yolundaki kararın iptale ilişkin kısmına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz istemlerinin kabulüne,

2. Dava konusu parselasyonun, parselasyona yapılan itirazın zımnen reddi ve reddi işlemlerinin iptali, imar planları yönünden ise davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına, yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/11/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 2024/4110, K. 2024/6275, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekilleri
  4. Davalı Yanında Katılan
  5. İstemin Konusu
  6. Yargılama Süreci
  7. Temyiz Edenin İddiaları
  8. Karşı Tarafın Savunmaları
  9. Danıştay Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi
  10. Türk Milleti Adına
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Maddi Olay
  13. İlgili Mevzuat Ve Hukuki Değerlendirme
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2024/4110
Karar No
2024/6275
Tarih
7 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2024/4111 K.2024/5507
  • Danıştay 10. Daire E.2024/4112 K.2024/5628
  • Danıştay 2. Daire E.2024/4113 K.2024/5408
  • Danıştay 9. Daire E.2024/4114 K.2024/6907
  • Danıştay 8. Daire E.2024/4119 K.2024/5944
  • Danıştay 9. Daire E.2024/4119 K.2024/6279

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.