İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2024/5259 K.2025/112

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 23/03/2015 tarihinde onaylanan ve askıda yapılan itirazların değerlendirilmesi neticesinde 27/08/2015 tarihinde değiştirilerek yeniden onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni…

Esas2024/5259Karar2025/112Tarih8 Ocak 2025Okuma15 dk · 2.930 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/5259 E., 2025/112 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
8 Ocak 2025
Esas No
2024/5259
Karar No
2025/112
Davacı
... Vakfı (...
Vekili
Av. ...
Davalı
...Bakanlığı
Vekili
Av. ...
Davanın konusu
Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 27/08/2015 tarihli oluru ile onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istenilmiştir.
Davacının iddiaları
Davaya konu planın dava dilekçesinde her bir başlık altında ayrıntılı olarak yer verilen iddialar doğrultusunda şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalının savunması
Dava konusu işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay tetkik hakimi ...'ın düşüncesi
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/12/2023 tarihli, E:2021/2817, K:2023/3136 sayılı bozma kararı uyarınca Çevre Düzeni Planının 9.15., 9.16., 9.33.1. sayılı plan hükümleri ile Antalya ili, Korkuteli ilçesi, Korkuteli Barajı İçme Suyu Havzası içerisinde öngörülen gelişme alanlarına yönelik kısmının iptali gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.930 kelime·15 dk okuma·6 bölüm

Danıştay savcısı...'ın düşüncesi

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 23/03/2015 tarihinde onaylanan ve askıda yapılan itirazların değerlendirilmesi neticesinde 27/08/2015 tarihinde değiştirilerek yeniden onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının kısmen iptali istemiyle açılan davada Danıştay 6.Dairesince verilen 17/12/2020 günlü,E:2016/1179 ,K:2020/13032 sayılı kararın temyiz incelemesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 14/12/2023 günlü ,E:2021/2817, K:2023/3136 sayılı kararıyla Çevre Düzeni Planının 9.15., 9.16., 9.33.1. sayılı plan hükümleri ile Antalya ili, Korkuteli ilçesi, Korkuteli Barajı İçme Suyu Havzası içerisinde öngörülen gelişme alanlarına ilişkin davanın reddine yönelik hüküm fıkrası bozulmuştur.

2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay Dava Dairelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edilebileceği, 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı öngörülmüştür. 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenleme ile Danıştay Dava Dairelerine, ilk derecede bakılan davalarla ilgili bozma kararlarına karşı eski kararlarında ısrar edebilme yetkisi tanınmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 14/12/2023 günlü ,E:2021/2817, K:2023/3136 sayılı bozma kararı uyarınca Çevre Düzeni Planının 9.15., 9.16., 9.33.1. sayılı plan hükümleri ile Antalya ili, Korkuteli ilçesi, Korkuteli Barajı İçme Suyu Havzası içerisinde öngörülen gelişme alanlarına yönelik olarak iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Danıştay Altıncı Dairesinin 17/12/2020 tarih ve E:2016/1179, K:2020/13032 sayılı kararının.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/12/2023 tarih ve E:2021/2817, K:2023/3136 sayılı kararı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 23/03/2015 tarihinde onaylanan Antalya–Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının 9.15., 9.16., 9.33.1. sayılı plan hükümleri ile Antalya ili, Korkuteli ilçesi, Korkuteli Barajı İçme Suyu Havzası içerisinde öngörülen gelişme alanlarına ilişkin kısmının bozulmasına,

dava konusu planın 9.15., 9.16., 9.33.1. sayılı plan hükümleri ile Antalya ili, Korkuteli ilçesi, Korkuteli Barajı İçme Suyu Havzası içerisinde öngörülen gelişme alanları dışında kalan kısımlarına yönelik onanmasına karar verildiğinden Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/12/2023 tarih ve E:2021/2817, K:2023/3136 sayılı bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 27/08/2015 tarihli oluru ile onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.

10/7/2018 tarihli 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise,

havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği,

kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır.

Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18. maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması,

c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması,

f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir.

Anılan 19. maddenin 2. fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir;

bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan,

program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava konusu edilen Çevre Düzeni Planının 9.15. ve 9.16. sayılı plan hükümleri yönünden;

Dava konusu Çevre Düzeni Planının "Kaplumbağa Üreme Alanları" başlıklı 9.15. sayılı plan uygulama hükmünde, "Bu alanlardaki uygulamalarda Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün görüşü alınacaktır." kuralına;

"Akdeniz Fokları" başlıklı, 9.16 sayılı plan uygulama hükmünde ise; "Bu alanlarda yapılacak uygulamalarda, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün görüşünün alınması zorunludur." kuralına yer verilmiştir.

Davacı tarafından, dava konusu plan uygulama hükümlerinde, kaplumbağa üreme alanları ile akdeniz fokları alanlarına yönelik sadece görüş alınacak kurumların belirtildiği, bu alanların günümüzde turizm baskısı, kirlilik vb. insan kaynaklı tehditler ile karşı karşıya olduğu, buna rağmen planda mevcut sorunlara yönelik tedbir, önerinin geliştirilmediği, bu alanlara yönelik hiçbir plan hükmüne yer verilmemesinin çevre düzeni planları yapım amacına aykırı olduğu, gerekli tedbir ve önerilerin geliştirilerek yeniden düzenlemek üzere iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

Davalı idare tarafından, bu alanlarda ilgili kurum ve kuruluşun görüşü alınmadan hiçbir şekilde uygulama yapılamayacağı, dava konusu plan hükümlerinin yeterli korumayı sağladığı savunulmuştur.

Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda; "Plan Açıklama Raporunda, Akdeniz Foklarına hiç değinilmemektedir. Deniz kaplumbağalarına ise sadece bir yerde değinilmekte ve orada da şu ifadeye yer verilmektedir: “Özellikle kıyı bölgelerinde yapılaşma koşulları, bu bölgelerde yaşayan caretta-caretta kaplumbağalarının korunmasında ve ekolojik dengenin korunmasında etkili olacaktır”.

Plan Uygulama Hükümleri arasında, deniz kaplumbağaları ve Akdeniz Foku alanlarına ilişkin ifadeler, söz konusu doğal alanlara ilişkin özel bir yaklaşım sonucunda geliştirilmiş somut karar ya da önlemler olmayıp, genel nitelikli tanımlar ile ilgili mevzuatın gerektirdiği bazı işlem ve uygulamaların hatırlatılmasından ibarettir.

Kurulumuz, mevcut durumu itibariyle dava konusu planının, bu denli hassas iki doğal alana ilişkin tutumunun eksik ve yetersiz olduğu konusunda davacının itirazını haklı bulmaktadır.

1/100.000 ölçekli bir çevre düzeni planının temel işlevlerinden birisi, bölge, ülke ve uluslararası düzeylerde öneme sahip koruma alanları ile özel statülü alanların etkin bir biçimde korunmasını sağlayacak, olası sorunlarını giderecek ve sektörel yatırım ve kullanımların bu alanlar üzerinde baskı ve tehdit oluşturmasını engelleyecek tedbirleri alması ve kararları geliştirmesidir.

Bu tedbir ve kararlara ilişkin arazi kullanım öngörüleri ile plan hükümlerinde ise şematik değil kesinlik sunan bir yaklaşımın olması beklenir. Dava konusu plan, davacının buradaki somut itirazına konu olan deniz kaplumbağaları ve Akdeniz Foku yaşam ve üreme alanları özelinde kendisinden beklenen işlevi tam olarak yerine getirmemiştir.

Bu bilgiler ışığında Kurulumuz, dava konusu planın, uluslararası düzeyde önemli bu iki doğal alana tümüyle kayıtsız kalmadığı ancak bu alanların mevcut sorunlarının çözümü ve etkin bir biçimde korunması konularına dair herhangi bir somut yaklaşıma sahip olmadığı, bu amaçlara yönelik olarak özgün karar ya da önlemler geliştirmediği kanaatine varmıştır." tespitlerine yer verilmiştir.

Dava konusu plan hükümlerinde ülkemizin taraf olduğu uluslararası antlaşmalarla koruma altına alınmış olan deniz kaplumbağaları ile akdeniz foklarına ilişkin olarak, bu alanlardaki uygulamalarda, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün görüşü alınacağı kuralına yer verilmiş, bunun dışında ne açıklama raporu ne de plan uygulama hükümlerinde, ilgili mevzuatın gerektirdiği bazı işlem ve uygulamaların belirtilmesi haricinde söz konusu koruma alanlarına ilişkin herhangi bir tespit ya da açıklamaya yer verilmemiştir.

Leke plan niteliğinde olan Çevre Düzeni Planı ile alt ölçekli planları yönlendiren somut ilke ve stratejilerin ortaya konulması gerekmekte olup, dava konusu planda, korunması gereken özel nitelikteki bu doğal alanların korunmasına yönelik somut karar ya da önlemlerin yer aldığı plan hükümlerinin oluşturulmadığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, ülkemizin taraf olduğu uluslararası antlaşmalarla koruma altında olan deniz kaplumbağaları ile akdeniz foklarına yönelik doğal alanların niteliği ile bilirkişi raporundaki tespitler göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu Çevre Düzeni Planında alt ölçekli planları yönlendirecek nitelikte, bu alanların korunması amacıyla temel ilke ve politikaları içerecek plan hükümleri oluşturulması gerekirken, aksi nitelikteki dava konusu plan hükümlerinde eksik düzenleme nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Dava konusu edilen Çevre Düzeni Planının 9.33.1. sayılı plan hükmü yönünden:

9.33.1. sayılı plan uygulama hükmünün dava konusu edilen halinde, "Yenilenebilir enerji (rüzgar, güneş, jeotermal, su) üretim alanlarına ilişkin enerji üretim tesislerinde, ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan izinler ve Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurulunca verilecek lisans kapsamında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın uygun görüşü alınması koşuluyla, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğine gerek kalmaksızın, ilgili kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda hazırlanan imar planlarının ilgili idaresince onaylanmasını müteakip uygulamaya geçilir. İmar Planları sayısal ortamda bilgi için Bakanlığa gönderilir.

" kuralına yer verilmiştir.

Davacı tarafından; dava konusu planın Plan Uygulama Hükümleri 9.33.1. sayılı maddesinde; plan tadilatını ortadan kaldıran yaklaşımların yenilebilir enerji üretim alanları için de kullanıldığı, bunun planlama ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Davalı idare tarafından; yenilenebilir enerji kaynaklarına dayanan yeni enerji üretim taleplerinin, çevre düzeni planı kapsamında plan değişikliğine konu olmamasının her yerin bu kullanıma açılacağı anlamına gelmediği, Bakanlığın uygunluk görüşünün alınması şartı getirilerek, gerekli korumanın da sağlandığı savunulmuştur.

Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda; "Kurulumuza göre, davacının iddiası, bu tür yatırımlarda Bakanlığın “uygunluk” görüşünün zaten istenileceği için geçerliğini yitirmektedir. Çünkü üst ölçek planları hazırlayan Bakanlığın bu tür yatırımlara olur vermesi, yürürlükteki üst ölçek plana uyumlu olup olmadığına dair bir değerlendirme sonucu alınacak bir karardır. Bakanlıkça verilecek kararın havza ölçeğinde yol açacağı çevre sorunlarının irdelenmesi sonucunda ulaşılacak değerlendirme ile olacağı varsayılmalıdır. Bu değerlendirme ile havza ölçeğindeki bir yatırım kararına ilişkin planlama ve çevre açısından irdelenme gerçekleştirilmesi yanı sıra bu kararın üst ölçek plana işlenmesi de sağlanmış olacaktır." tespitlerine yer verilmiştir.

Dava konusu Çevre Düzeni Planının 9.33.1 sayılı maddesinde, yenilenebilir enerji (rüzgar, güneş, jeotermal, su) üretim alanlarına ilişkin enerji üretim tesislerinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının uygun görüşü alınması koşuluyla, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğine gerek kalmaksızın, ilgili idaresince hazırlanacak alt ölçekli imar planları ile uygulamaya geçilebileceği öngörülmüştür.

Bakılan uyuşmazlıkta, Plan Uygulama Hükümleri'nin, 5.35 sayılı maddesi de dava konusu edilmiş olup, Danıştay Altıncı Dairesinin 17/12/2020 tarihli, E:2016/1179, K:2020/13032 sayılı kararıyla söz konusu plan hükmüne yönelik olarak,"...söz konusu düzenlemenin, plan esnekliğini ve dinamizmini sağlaması açısından önemli olmasına karşın, fazlasıyla genel bir madde olduğu,

plan değişikliği gerektiren hususların mutlaka plana işlenmesinin gerekmesi nedeniyle plan hükümlerinin hangi yatırım kararlarının çevre düzeni planında değişiklik gerektireceği hangilerinin gerektirmeyeceği konusunda net bir düzenleme yapılarak çerçeve çizilecek şekilde yeniden oluşturulması gerektiği..." gerekçesiyle anılan maddenin iptaline karar verilmiş olup, anılan kısma yönelik temyiz istemi, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/12/2023 tarih ve E:2021/2817, K:2023/3136 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

Plan Uygulama Hükümleri'nin 9.33.1 sayılı maddesi ile uyuşmazlık konusu 5.35 sayılı maddesi birlikte incelendiğinde, ikisinde de yenilenebilir enerji alanlarına ilişkin benzer nitelikte düzenleme getirildiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; dava konusu edilen maddede, planlama esaslarına ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Dava konusu edilen Çevre Düzeni Planının Antalya ili, Korkuteli ilçesi, Korkuteli Barajı İçme Suyu Havzası içerisinde öngörülen gelişme alanları yönünden:

Davacı tarafından, Antalya ili Korkuteli Barajı'nın içme suyu amaçlı kullanıldığı halde, koruma kuşaklarının paftalara işlenmediği, bu durumun barajların korunmasını, sürdürülebilirliğini engellediği gibi, gelişme alanlarının barajlara gereğinden fazla yaklaşabilmesine neden olduğu, baraj koruma kuşaklarının işlenmesi ve Korkuteli gelişme alanı sınırlarının koruma kuşakları işlendikten sonra belirlenmek üzere iptal edilmesi gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı idarece, plan paftalarında gösterilsin veya gösterilmesin, içme ve kullanma suyu temin edilen kıta içi yüzeysel su kaynaklarının korunmasında Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nin ilgili hükümlerinin uygulanacağı, alt ölçekli planların onaylanması aşamasında Korkuteli gelişme alanlarına ilişkin olarak; plan hükümlerinin 5.17, 5.20, 5.24, 5.56 maddeleri uyarınca uygulama yapılacağından, davacının iddialarına itibar edilmemesi gerektiği savunulmaktadır.

Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda; "Kurulumuz, gerek plan açıklama raporunda gerekse plan hükümlerinde çevre kirliliğine yönelik olarak mekânsal düzeyde yaptırım getiren/gerektiren herhangi bir hükme yer verilmediği ve ilgili yatırımcı kurum ve kuruluşlarla işletmelerin kirlilik konusunda gerekli önlemleri almaları tavsiyesinde bulunulmakla yetinildiği kanısındadır. Bu nedenle, dava konusu planın çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik olarak ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına görevlerini hatırlatmak ve tavsiyede bulunmanın ötesine giderek mekânsal düzeyde çevre kirliliğini önlemeye ya da azaltmaya yönelik yaptırımı olan önlemler geliştiren bir plan niteliği taşıdığı söylenemez." yönünde görüş ve tespitlerde bulunulduğu görülmüştür.

Uyuşmazlığın, içme suyu temini amacıyla kullanılan Baraj'ın koruma kuşaklarının plana işlenmediği hususu ile beraber Korkuteli ilçesinde belirlenen "gelişme alanı" kullanımlardan kaynaklandığı görülmektedir.

Dava konusu edilen plana ait plan açıklama raporunun "3.2.STRATEJİLER" başlıklı kısmında; "Antalya Burdur Isparta Planlama Bölgesinde plan şemaları oluşturulurken yukarıda bahsedilen hedefler doğrultusunda stratejiler oluşturulmuştur.

3.2.1.Fiziksel Stratejiler

Çevresel Stratejiler

 Çevresel değerler, koruma kullanma dengesi dikkate alınarak korunacak ve geliştirileceklerdir.

 Su yüzeyleri korunarak yönetmelik hükümlerince belirtilen su koruma kuşakları plan çalışmasında tanımlanacaktır. İlgili yönetmelik ve kanunlar doğrultusunda kullanım kararları önerilecektir.

 Yeraltı su kaynakları ve sulak alanlar mutlaka korunacaktır.

 Bölgede bulunan su kaynaklarının kirlenmesini engelleyici önlemler alınarak, su kalitesinin geliştirilmesi için gerekli önlemler alınacaktır. ... (Sayfa 6)" şeklinde belirleme yapıldığı görülmektedir.

Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Genel planlama esasları" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; planların, pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütün olduğu, (f) bendinde, doğal, tarihi ve kültürel değerlerin koruma ve kullanma dengesinin sağlanmasının esas olduğu, "Çevre Düzeni Planlarına Dair Esaslar" başlıklı bölümün "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrasında, çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edileceği;

bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılacağı, anılan fıkranın (m) bendinde göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanların sayıldığı görülmektedir.

Bu itibarla, Korkuteli Barajı koruma kuşaklarının plan paftalarına işlenilmemesi hususunun, hem yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, hem de plan açıklama raporundaki, su koruma kuşaklarının plan çalışmasında tanımlanacağı hükmü ile plan paftaları arasında uyumsuzluk oluşturduğu görüldüğünden, uyuşmazlığa konu alana yönelik olarak çevre düzeni planında, bu açıdan planlama ilkelerine ve mevzuata uyarlık görülmemiştir.

Diğer yandan; davacı tarafından, Korkuteli ilçesinde belirlenen kentsel gelişme alanlarının da iptali istenildiği; aynı planın iptali istemiyle açılan başka bir davada, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2015/11397, K:2020/13034 sayılı kararı ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, Korkuteli ilçesinde belirlenen gelişme alanlarının iptaline karar verildiği, Danıştay Altıncı Dairesinin anılan kararının İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/12/2023 tarihli, E:2021/2321, K:2023/3138 sayılı kararı ile onandığı görüldüğünden anılan kısım bakımından planlama ilkelerine ve mevzuata uyarlık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1.Dava konusu Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 27/08/2015 tarihli oluru ile onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının 9.15., 9.16., 9.33.1. sayılı plan hükümleri ile Antalya ili, Korkuteli ilçesi, Korkuteli Barajı İçme Suyu Havzası içerisinde öngörülen gelişme alanlarına ilişkin kısmının İPTALİNE,

2. Uyuşmazlık sonuç itibarıyla karar kısmen dava konusu işlemin iptali, kısmen davanın reddi ile sonuçlandığından davadaki haklılık oranına göre ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin ...-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına,...-TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

3. Davalı ve davacılar lehine kısmen onama, kısmen bozma kararından önce verilen ilk kararda vekâlet ücretine hükmedildiğinden, yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesine,

4. Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,

5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 2024/5259, K. 2025/112, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Danıştay savcısı...'ın düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2024/5259
Karar No
2025/112
Tarih
8 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2024/5269 K.2024/7621
  • Danıştay 3. Daire E.2024/5292 K.2025/37
  • Danıştay 3. Daire E.2024/5293 K.2025/38
  • Danıştay 6. Daire E.2024/5296 K.2025/3
  • Danıştay 9. Daire E.2024/5308 K.2025/14
  • Danıştay 8. Daire E.2024/5320 K.2024/7994

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.