İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /7. Daire

DANIŞTAY · 7. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 7. Daire E.1997/2452 K.1998/3120

Türkiye Noterler Birliği Başkanlığının 15.2.1996 gün ve (8) sayılı Genelgesi ile bildirilen 15.1.1996 gün ve 2165 sayılı Maliye Bakanlığı yazısının; 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 18'nci maddesinde; anonim, kooperatif, eshamlı komandit ve limited…

Esas1997/2452Karar1998/3120Tarih14 Ekim 1998Okuma5 dk · 917 kelime

KÜNYE

7. Daire 1997/2452 E., 1998/3120 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire

Karar tarihi
14 Ekim 1998
Esas No
1997/2452
Karar No
1998/3120
Davacı
...
Davalı
Maliye Bakanlığı
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

917 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

Türkiye Noterler Birliği Başkanlığının 15.2.1996 gün ve (8) sayılı Genelgesi ile bildirilen 15.1.1996 gün ve 2165 sayılı Maliye Bakanlığı yazısının; 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 18'nci maddesinde; anonim, kooperatif, eshamlı komandit ve limited şirketlerin mukavelenamelerine ait damga vergisinin makbuz verilmesi şeklinde ödenebileceği hüküm altına alınmakla, mükelleflere sözleşmenin yapıldığı anda veya bilahare vergi dairesince makbuz verilmesi şeklinde ödeme yapma yollarından birini tercih hakkının verildiği; işlemin yapıldığı anda şirket kurucularının anında ödemeyi talep etmeleri halinde, bu kişilerin talepleri doğrultusunda hareket edilip, damga vergisinin tahsil edilmesinin yasaya aykırı olmadığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Türkiye Noterler Birliğince Maliye Bakanlığına gönderilen yazı ile limited şirket sözleşmelerinde tescilden önce yapılacak değişikliklerin ne şekilde damga vergisine tabi tutulacağı hususunun sorulduğu, cevaben yazılan 6.7.1994 gün ve 46252 sayılı, 15.1.1996 gün ve 2165 sayılı yazılarda; şirket kuruluşu, sermaye artırımı, süre uzatım kararlarında, vergiyi doğuran olay.

Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilana bağlı bulunduğundan, söz konusu tescil ve ilan yapılmadan şirket sözleşmelerinde; şirket kuruluşuna, sermaye artırımına veya süre uzatımına ilişkin olarak noterde yapılacak değişikliklerin damga vergisine tabi tutulmalarının mümkün bulunmadığı şeklinde görüş bildirildiği, konu hakkında yasal açıdan herhangi bir yanlış uygulamayı ifade etmeyen Bakanlığın görüş ve uygulamasına karşı açılan davada isabet bulunmadığından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi :Uyuşmazlık konusu olayda, Türkiye Noter Birliğince Maliye Bakanlığına gönderilen yazı ile limited şirket sözleşmelerinde tescilden önce yapılacak değişikliklerin ne şekilde damga vergisine tabi tutulacağı hususunun sorulduğu, alınan cevabi yazıda; şirket kuruluşu, sermaye artırımı ve süre uzatım kararlarında vergiyi doğuran olayın, Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilana bağlı bulunduğu, bu nedenle söz konusu tarihten önce bu şekilde yapılacak değişikliklerin damga vergisine tabi tutulmalarının mümkün bulunmadığının bildirilmesi üzerine,

durumun Noterlere duyurulması amacıyla Türkiye Noterler Birliği Başkanlığınca düzenlenen (8) sayılı Genelgede sözü edilen Maliye Bakanlığı yazısının iptali istemiyle dava açılmış ise de; söz konusu yazı, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413'üncü maddesi uyarınca bilgi verme niteliğinde olup, ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerden olmadığı gibi, iptal davasına konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlem niteliğinde de bulunmadığından, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'in Düşüncesi: Dava konusu genelge Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarına uyulması konusunda noterlerin uyarılması amacıyla hazırlanmış olup, yapılan düzenlemede mevzuata aykırı bir husus bulunmamaktadır. Bu sebeple davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dilekçeler Üzerine İlk İnceleme" başlıklı 14'üncü maddesinin 5.4.1990 gün ve 3622 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişik 3'üncü fıkrasında, dilekçelerin, Danıştayda daire başkanının görevlendirileceği bir tetkik hakimi; idare ve vergi mahkemelerinde ise, mahkeme başkanı veya görevlendirileceği bir üye tarafından fıkranın bentlerinde yazılı yönlerden sırası ile inceleneceği açıklandıktan sonra, (d) bendinde, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlemin olup olmadığı konusu bu incelemede dikkate alınması gereken yönler arasında sayılmıştır.

Aynı maddenin 6'ncı fıkrasında da, 3'üncü fıkranın bentlerinde yazılı yönlerden kanuna aykırılıklarının ilk incelemeden sonra saptanması halinde de, davanın her safhasında 15'inci madde hükmünün uygulanacağı belirtilmiştir. Bu fıkrada sözü edilen 15'inci maddenin ilk fıkrasının (b) bendinde ise, ortada, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken işlemin olmaması halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.

İdare Hukukunda, idari işlem; bir idari makam tarafından, kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, kamu gücü kullanılarak tek yanlı iradeyle yapılan kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem olarak tanımlanmaktadır. Yine anılan Hukukun ilkelerine göre, idari işlemin kesinliği, idari prosedürün son aşamasının da bitirilmiş olmasını, yani hukuki sonuç yaratabilmesi için bir başka idari makamın onayına gereksinimi bulunmamasını; yürütülmesinin zorunlu olması da, Hukuk Düzeninde değişiklik meydana getirecek biçimde uygulanmasının gerekli olmasını ifade etmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; davanın, Noterler Birliği Başkanlığınca, 8.3.1994 gün ve 3013 sayılı yazı ile, limited şirket sözleşmesinde tescilden önce yapılacak değişikliklerin ne şekilde damga vergisine tabi tutulacağının Maliye Bakanlığına sorulması üzerine, bu Bakanlıkça, şirket kuruluşu, sermaye artırımı, süre uzatımı kararlarında vergiyi doğuran olayın Türkiye Ticaret Siciline tescil ve gazete ile ilan tarihinde meydana gelmesi sebebiyle şirket sözleşmelerinde yapılacak değişikliklerin tescilden önce damga vergisine tabi tutulamıyacağının 6.7.1994 gün ve 46252 sayılı yazı ile adı geçen Birliğe bildirildiği;

bu yazı üzerine 2 seri nolu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği hükümleri gözönünde tutularak konunun yeniden incelenmesinin ve sorulan husus hakkında görüş bildirilmesinin 31.8.1995 gün ve 11375 sayılı yazı ile adı geçen Bakanlıktan yeniden istenildiği.

Bakanlığın, Noterler Birliği Başkanlığına gönderdiği 15.1.1996 gün ve 2165 sayılı yazıda ise, ilk yazıda açıklanan görüş tekrarlanarak, sorulan husus hakkında bu görüş doğrultusunda uygulamaya devam edilmesi gerektiği cevabının verildiği, bu cevabın, Türkiye Noterler Birliğinin 15.2.1996 gün ve 8 nolu Genelgesi ekinde davacıya gönderilmesi üzerine de, işbu davanın, Maliye Bakanlığının anılan yazısının genelge olarak nitelendirilmesi suretiyle 2575 sayılı Danıştay Kanununun 24'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (d) bendi uyarınca doğrudan Danıştay'da açıldığı anlaşılmış bulunmaktadır.

Danıştay Kanununun yukarıda sözü edilen hükmünde; Bakanlıkların düzenleyici işlemleri ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak idari davaların, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da çözümleneceği açıklanmıştır. Buna göre; anılan hüküm uyarınca Danıştay'da doğrudan açılan davanın esasının incelenebilmesi için, dava konusu işlemin, kesin ve yürütülmesinin zorunlu olması ve ayrıca, düzenleyici nitelikte bulunması gerekmektedir.

Olayda; Maliye Bakanlığının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Mükelleflerin İzahat Talebinde Bulunabilecekleri" başlıklı 413'üncü maddesi uyarınca kendisinden sorulan husus hakkında yapmış olduğu açıklamalardan ibaret bulunan dava konusu cevabi yazının, istişari nitelikte olması ve bu nedenle yürütülmesinin zorunlu bulunmaması sebebiyle, idari yargı yerlerinde açılacak davaya konu edilmesine olanak yoktur.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, davanın, İdari Yargılama Usulü Kanununun 15'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine; … lira maktu karar harcının davacıdan alınmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 30.9.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 7. Daire, E. 1997/2452, K. 1998/3120, 14 Ekim 1998 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
1997/2452
Karar No
1998/3120
Tarih
14 Ekim 1998

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.1997/2592 K.1998/3068
  • Danıştay 4. Daire E.1997/2660 K.1998/3783
  • Danıştay 7. Daire E.1997/2682 K.1998/3653
  • Danıştay 7. Daire E.1997/2683 K.1998/3159
  • Danıştay 7. Daire E.1997/2690 K.1998/3166
  • Danıştay 7. Daire E.1997/2703 K.1998/3365

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.