İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /7. Daire

DANIŞTAY · 7. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 7. Daire E.1999/646 K.1999/3334

...'dan davacıya hibe yoluyla intikal eden taşınmazlara ilişkin olarak beyanname verilmediğinden bahisle takdir komisyonunca tespit edilen değerler esas alınarak salınan veraset ve intikal vergisi ile kesilen kusur cezasını; 7338 sayılı Veraset ve İntikal…

Esas1999/646Karar1999/3334Tarih14 Ekim 1999Okuma4 dk · 768 kelime

KÜNYE

7. Daire 1999/646 E., 1999/3334 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire

Karar tarihi
14 Ekim 1999
Esas No
1999/646
Karar No
1999/3334
Temyiz İsteminde Bulunan
...Vergi Dairesi Müdürlüğü
Karşı Taraf
...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

768 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

...'dan davacıya hibe yoluyla intikal eden taşınmazlara ilişkin olarak beyanname verilmediğinden bahisle takdir komisyonunca tespit edilen değerler esas alınarak salınan veraset ve intikal vergisi ile kesilen kusur cezasını; 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10'uncu maddesinde, gayrimenkullerin ticari işletmeye dahil olsun veya olmasın emlak vergisine esas olan değerle değerleneceğinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30'uncu maddesinde de vergi beyannemesinin kanuni süresi geçtiği halde verilmemiş olmasının, resen vergi tarhını gerektireceğinin hükme

bağlandığı; olayda, hibe yoluyla iktisap edilen gayrimenkuller için bir aylık yasal süre içerisinde veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilmediği gibi, beyana ağrı yazısının tebliği üzerine de beyanda bulunulmadığının anlaşılması sebebiyle resen takdire gidilmesinin yerinde olduğu; ancak, takdir komisyonunca emlak vergisine esas değerin esas alınması gerekirken, soyut ifadelerden hareketle matrah takdirinde ve bu matrah üzerinden yapılan tarhiyatta isabet görülmediği;

öte yandan, takdir komisyonunun oluşumunun da Vergi Usul Kanununun 72'nci maddesinin 3'üncü fıkrasına uygun olmadığı gerekçesiyle terkin eden …'nci Vergi Mahkemesinin ...gün ve E:....

K:...sayılı kararının; takdir komisyonunca tespit edilen değer esas alınarak yapılan tarhiyatın yerinde olduğu, gayrimenkuller için emlak vergisine esas değerin esas alınacağı kabul edilse dahi, tarhiyatın tadilen tasdiki gerekirken, tamamının terkininin yerinde olmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi : Olayda, davacıya hibe yoluyla intikal eden taşınmazlara ilişkin olarak süresinde beyanname verilmemesi nedeniyle, idarece resen tarhiyata gidilmesi yerinde olmakla birlikte, Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10'uncu maddesinin gönderme yaptığı Vergi Usul Kanununun 297'nci maddesinde; bina ve arazilerin vergi değeri ile değerleneceği hükme bağlandığından, tarhiyatın bu değer üzerinden tadilen tasdiki gerekirken yazılı gerekçeyle davayı kabul eden mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dosyanın incelenmesinden; davacıya hibe yoluyla intikal eden taşınmazlara ilişkin olarak yasal süresinde beyanname verilmemesi nedeniyle konunun takdir komisyonuna sevk edildiği; takdir komisyonunca takdir olunan değer esas alınarak yapılan tarhiyatın terkini istemiyle açılan davada, mahkemece, veraset ve intikal vergisi beyannamesinin verilmesi sebebiyle resen takdire gidilmesinin

yerinde olduğu; ancak, takdir komisyonunun oluşumununun Vergi Usul Kanununun 72'nci maddesinin 3'üncü fıkrasına uygun olmadığı gibi, takdir komisyonunca dayanağı somut bir şekilde ortaya konulmadan takdir edilen değerin, Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10'uncu maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle tarhiyatın terkin edildiği anlaşılmaktadır.

Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun "Verginin Matrahı ve İlk Tarhiyat" başlıklı 10'uncu maddesinin 2'nci fıkrasında; mükelleflerin ilk tarhiyatta nazara alınmak üzere veraset ve intikal vergisinin mevzuuna giren malları aşağıda belirtilen değerleme ölçülerinden faydalanarak değerlemek ve beyannamelerinde göstermek zorunda oldukları hükme bağlanmış; aynı fıkranın (b) bendinde de, gayrimenkullerin ticari işletmeye dahil olsun veya olmasın emlak vergisine esas olan değerle değerleneceği belirtilmiş.

10'uncu maddenin 4'üncü fıkrasında ise, idarece, belirtilen esaslara göre beyan edilen değerler üzerinden verginin beyannamenin verildiği tarihten itibaren en geç onbeş gün içinde tarh edileceği, tarh edilen vergilerin, intikal eden malların Vergi Usul Kanununa göre bulunacak değerlerine göre ikmal edileceği düzenlenmiştir.

Bu düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10'uncu maddesinde belirtilen değerleme ölçülerinin, ilk tarhiyatta nazara alınmak üzere mükellefler tarafından beyana esas alınacak ölçüler olduğu; ancak, idarece, Vergi Usul Kanununa göre bulunacak değerlerle, beyan edilen değerler arasında fark tespit edilmesi halinde ikmalen vergi tarhı yoluna gidilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.

Olayda, veraset ve intikal vergisi tarhiyatı, davacı tarafından beyanda bulunulmaması sebebiyle, idarece, takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden re'sen yapılmış olduğundan; değerlemenin Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10'uncu maddesinin yukarıda açıklanan ikinci fıkrası hükmüne değil, Vergi Usul Kanununun değerlemeyle ilgili Üçüncü Kitabındaki düzenlemelere göre

yapılması gerekeceği açıktır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun anılan Kitabının servetlerin değerlenmesiyle ilgili bölümün 297'nci maddesinde de, ticari sermayeye dahil olsun olmasın bilumum binalarla arazilerin vergi değeri ile değerleneceği hükme bağlanmış, aynı Kanunun 268'inci maddesinin vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihte yürürlükte bulunan şeklinde ise, vergi değerinin, bina ve arazinin rayiç bedeli olduğu; bu bedelin, Emlak Vergisi Kanununun 29'uncu maddesi ile aynı maddede belirtilen tüzük hükümlerine uygun olarak tespit edileceği açıklanmıştır.

Bu durumda; davanın, davacıya hibe edilen taşınmazın, Emlak Vergisi Kanununun 29'uncu maddesi uyarınca tespit olunacak, vergi değerine isabet eden veraset ve intikal vergisine ilişkin kısmının reddi gerekeceğinden; yukarıda açıklanan gerekçe ile tümünün kabulünde isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına; bozma kararı üzerine mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta, ayrıca, hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 14.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 7. Daire, E. 1999/646, K. 1999/3334, 14 Ekim 1999 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
1999/646
Karar No
1999/3334
Tarih
14 Ekim 1999

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.1999/745 K.1999/3699
  • Danıştay 7. Daire E.1999/841 K.1999/3394
  • Danıştay 7. Daire E.1999/868 K.1999/3418
  • Danıştay 7. Daire E.1999/918 K.1999/3393
  • Danıştay 12. Daire E.1999/975 K.1999/1732
  • Danıştay 7. Daire E.1999/1920 K.1999/3421

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.