KÜNYE
7. Daire 2009/4338 E., 2010/4488 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Esas No
- 2009/4338
- Karar No
- 2010/4488
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma
Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına ... Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğü tarafından, Danıştay Yedinci Dairesinin 4.2.2008 gün ve E:2005/4674; K:2008/636 sayılı kararının düzeltilmesi istemiyle ... Gıda Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine karşı yapılan başvuruya ait dosya incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 48'inci maddesinin 3'üncü fıkrasında temyiz dilekçelerinin, ilgisine göre kararı veren mahkemeye, Danıştaya veya 4'üncü maddede belirtilen mercilere verileceği ve kararı veren mahkeme veya Danıştayca karşı tarafa tebliğ edileceği; 4'üncü fıkrasında da, kararı veren Danıştay dairesi veya mahkemenin, cevap dilekçesi verildikten veya cevap süresi geçtikten sonra dosyayı dizi listesine bağlı olarak, Danıştaya veya Kurula göndereceği açıklanmış, aynı Kanunun 55'inci maddesinin 5'inci fıkrasında da, 53, 54 ve 55'inci madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yargılamanın yenilenmesinde ve kararın düzeltilmesinde bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 28'inci maddesinde, adresi meçhul olanlara, tebligatın ilanen yapılacağı, önceki maddeler mucibince tebligat yapılamayan ve ikametgâhı, meskeni veya işyeri de bulunamayan kimsenin adresinin meçhul sayılacağı; adresin meçhul olması halinde keyfiyetin tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit edileceği; bununla beraber tebliği çıkaran merciin, muhatabın adresini resmi veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine soracağı ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettireceği hükme bağlanmış;
kazai tebligatla ilgili 35'inci maddesinin, 4829 sayılı Kanunun 11'inci maddesiyle değişik, ikinci fıkrasında da, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve yeni adresin tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı belirtilmiştir.
7201 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen hükümlerine göre tebligatın, tebliğ yapılacak kişinin bilinen en son adresinde yapılacağı; bilinen en son adreste tebliğ yapılamaması durumunda ise, tebliğ yapacak olan merci tarafından, ilgilinin en son adresinin, mensubu olduğu meslek kuruluşundan sorularak araştırılacağı; buna rağmen adres tespitinin mümkün olmaması halinde ilanen tebliğ yoluna gidileceği tabiidir.
Dosyanın incelenmesinden, temyiz incelemesi esnasında davacı vekilinin vekâletten istifa etmesi üzerine, düzeltilmesi istenilen Dairemiz kararının davacıya tebliğ edilmek üzere, dosyadaki belgelerde yer alan "...
Sitesi, No:..., .../..." adresine gönderildiği; ancak, tebliğ mazbatasının üzerine; muhatabın gösterilen adresten ayrıldığı, ilgili mahalle muhtarlığında da kaydına rastlanmadığı belirtilerek, evrakın, "merciine iade" şerhi düşülmek suretiyle iade edildiği; davalı İdarece kararın düzeltilmesi isteminde bulunulması üzerine, düzeltilmesi istenilen Dairemiz kararı ile birlikte düzeltme istemini içeren dilekçenin tekrar aynı adrese tebliğe çıkarıldığı, tebliğ mazbatasının üzerine aynı kayıtlar düşülerek evrakın tekrar merciine iade edildiği; bunun üzerine, 7201 sayılı Kanunun anılan 35'inci maddesine göre tebligat yapıldığı anlaşılmıştır.
Danıştay 7. Daire, E. 2009/4338, K. 2010/4488, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama