KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/10827 E., 2020/3855 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2020
- Esas No
- 2016/10827
- Karar No
- 2020/3855
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: POS cihazı kullanılmak suretiyle ikrazatçılık faaliyetinde bulunulduğunun tespit edildiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, davacı adına 2011 yılının Ocak ilâ Aralık dönemleri için re'sen salınan banka ve sigorta muameleleri vergileri ve tek kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, davacıdan POS cihazı kullanmak suretiyle altın satın alan toplam 20 kişinin ifadelerine başvurulduğu, çoğunluğunun gerçek mahiyette altın alıp sattıklarını, borç para almadıklarını ve faiz ödemediklerini;
bir kısmının kredi kartlarının başkaları tarafından kullanıldığını, ancak, kartlarla yapılan işlemler hakkında bilgilerinin olmadığını ve bir kısmının ise, davacıdan bazen taksitle altın alıp sattıklarını, bazen de altın almış gibi kredi kartı ile işlem yapıldığını beyan ettikleri, ancak, inceleme elemanınca, bu kişilere ait kredi kartlarından yapılan işlemlerden hangilerinin gerçek altın alışına ilişkin olduğunun tespit edilmediği, bu şahıslardan birinin kredi kartı ile para temin etmek için taksitli fiyatla altın alıp peşin fiyattan sattığı beyanında bulunduğu,
vergi tekniği raporunda ifadesine başvurulan bu kişilerin bazılarının verdikleri ifadenin aksine, ...
Asliye Ceza Mahkemesinin E:… esasına kayıtlı dava dosyasına ait duruşma tutanaklarında, yapılan işlemlerin tümünün altın alışverişi olduğu yolunda ifade verdiklerinin görüldüğü, davacının iş hacmi ile yıl içinde yüksek tutarlı altın alışlarının olduğu dikkate alındığında, davacı tarafından birden fazla kişiye faiz karşılığı borç para verme faaliyetinde bulunulduğunun ve elde edilen faiz gelirinin dönemi ve miktarının açık ve somut tespitlere dayalı olarak ortaya konulamadığı;
işlemlerin, 20 şahsın ifadesinden hareketle davacının tüm faaliyetinin %80 oranındaki kısmının da borç para verme faaliyeti sonucunda elde edilen faiz gelirine dayalı olduğu varsayımından hareketle hesaplanan matrah farkı üzerinden tesis edildiği anlaşıldığından, hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılan işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Vergi inceleme raporuna istinaden tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usûl ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/10827, K. 2020/3855, 12 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama