KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/5726 E., 2021/631 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2021
- Esas No
- 2016/5726
- Karar No
- 2021/631
- Temyiz edenler
- —
- 1- (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- 2-(davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacıya veraset yoluyla intikal eden hisse senetlerinin takdir komisyonunca emsal bedel esas alınarak değerlenmesinin yapılması üzerine ikmalen yapılan veraset ve intikal vergisi tarhiyatına ilişkin olarak davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı tahakkuk fişinin 281.750,00 TL tutarındaki gecikme faizine isabet eden kısmının iptali ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Olayda, veraset ve intikal vergisine özgü ikmal tarhiyatı davacının vergilendirme ile ilgili ödevlerini yerine getirmemesinden veya eksik yerine getirmesinden değil, davalı idarenin davacıya murisinin terekesinden intikal eden hisse senetlerini farklı değerleme ölçüsünü esas alarak değerlemesinden kaynaklanmakta olup, davacının vergi ziyaına yol açacak nitelikte bir kusuru ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenen gecikme faizi hesaplanmasını gerektirecek bir vergi tarhiyatı bulunmaksızın davacı adına 2011 yılına ilişkin olarak tahakkuk ettirilen uyuşmazlık konusu gecikme faizinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle uyuşmazlık konusu tahakkuk fişinin gecikme faizine isabet eden kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; davacı tarafından, ödenmiş olan gecikme faizinin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuş; davalı idarece, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının, iptale ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin temyiz isteminin reddedilerek sözü edilen hüküm fıkrasının onanması; faize hükmedilmesi istemi hakkında hüküm kurulmadığı görüldüğünden, davacının temyiz isteminin kabulü suretiyle faiz istemi hakkında hüküm kurulmak üzere kararın bu yönüyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararının iptale ilişkin hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davalı idarece temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
Davacının, faiz istemi yönünden temyiz istemine gelince:
Dosyanın incelenmesinden, davacıya veraset yoluyla intikal eden hisse senetlerinin takdir komisyonunca emsal bedel esas alınarak değerlenmesinin yapılması üzerine ikmalen yapılan veraset ve intikal vergisi tarhiyatına ilişkin olarak davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı tahakkuk fişinin 281.750,00 TL tutarındaki gecikme faizine isabet eden kısmının iptali ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte iadesine hükmolunması istemiyle açılan davada; Mahkemece, faiz istemi yönünden de hüküm kurulması gerekirken sadece işlemin iptal edildiği, faiz istemi hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu tutarın ödendiği tarihten itibaren hesaplanacak en yüksek faize hükmedilmesi talep edilmiş olmasına karşın, Mahkemece bu talep hakkında hüküm kurulmaması Yargılama Hukuku kurallarına aykırı olduğundan, anılan hususlar gözetilerek yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bu yönüyle bozulması gerekmektedir.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/5726, K. 2021/631, 1 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama