KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/6043 E., 2021/586 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2021
- Esas No
- 2016/6043
- Karar No
- 2021/586
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Bağcılık ve Şarapçılık Anonim Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarihli … sayılı, … tarihli … sayılı ve … tarihli … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı "aşılı asma fidanı" ticari tanımlı eşya ile ilgili olarak cevaplı rapora istinaden, … sayılı Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararın %1 oranına tabi eşyaya dair eki I sayılı Listenin 5. sırasına göre "sertifikası" bulunmadığından uygulanması gereken katma değer vergisi oranının %8 olduğundan bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden hesaplanan para cezalarına vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Olayda, ithal edilen eşyaların %1 katma değer vergisi oranına tabi olabilmesinin sertifikalı olarak ithal edilmesine bağlı olduğunun belirtilmesinden sonra; davacı tarafından, eşyaya ilişkin sertifikanın sunulduğu, ayrıca Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ilgili birimlerinden uygunluk yazılarının alındığı,
böylece %1 katma değer vergisi oranına tabi olabilme şartlarının yerine getirildiğinin görüldüğü gibi, ilgili Gümrük Müdürlüğü'nce de beyanname ekinde bulunmayan anılan belgelerin istenilmesi suretiyle inceleme ve denetlemelerin yapılmadığının anlaşılması karşısında, bu işlemler yapılmadan sertifikasız ürün ithalinin gerçekleştirildiğinden bahisle %8 katma değer vergisi oranı üzerinden ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergilerinde ve bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezalarında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacı tarafın vekille temsil edilmemesine rağmen, Mahkemece idarelerinin aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Bakılan davada, davacı tarafın vekille temsil edilmemesine rağmen Mahkemece, idare aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olup, bu durum hukuka uygun düşmemekle birlikte yeniden yargılama yapılmasına da ihtiyaç duyulmadığından 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında kararın, idare aleyhine vekalet ücretine hükmolunmasına dair kısmı hüküm fıkrasından çıkarıldıktan sonra onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının vekille temsil edilmemesine karşın, Mahkemece idare aleyhine vekalet ücretine yönelik hüküm kurulduğu anlaşılmış olup; bu durum, hukuka uygun düşmemekle birlikte yeniden yargılama yapılmasına da ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün yanlışlık kapsamında bulunduğundan, 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın, idare aleyhine vekalet ücretine hükmolunmasına dair kısmının hüküm fıkrasından çıkarılmasından sonra işin esasına geçildi;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/6043, K. 2021/586, 1 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama