KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/5816 E., 2020/5110 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/5816
- Karar No
- 2020/5110
- Temyiz eden (davacı)
- … Petrol ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekilleri
- Av. …, Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının 2012 takvim yılı hesaplarının incelenmesi neticesinde 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 4. maddesinin 3. fıkrası kapsamında belgesiz mal bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle söz konusu malların tespit tarihindeki emsal bedeli dikkate alınarak 2015 yılının Ocak ayının (1.) dönemi için tek kat vergi ziyaı cezalı olarak re'sen yapılan özel tüketim vergisi tarhiyatının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Olayda, akaryakıt ve LPG istasyonu işletmeciliği faaliyetinde bulunan davacı nezdinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporu ile, hesaplar üzerinden yapılan kaydi envanterde, davacıya ait olumlu kesafet farkı olduğu ileri sürülen stok fazlalığı bulunduğunun tespit edildiği, fire oranlarının ürünler bazında incelenmesi üzerine; motorin ve LPG için Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce belirlenen yasal fire oranlarını aşan stok fazlalığı bulunduğu saptanan davacı hakkında tespit tarihindeki emsal fiyat üzerinden yapılan vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatının dayanağı vergi inceleme raporunun varsayıma dayalı olduğu, belgesiz mal alımının söz konusu olmadığı, olumlu kesafet farkları nedeniyle stokta fazlalığın çıktığı, fiili envanter değil kaydi envanter yapıldığı, kendilerince yapılan fiili envanter neticesinde ortaya çıkan olumlu kesafet farklarının usulüne uygun bir şekilde muhasebeleştirilerek kayıt altına alındığı, vergi kaybına yol açılmadığı, inceleme döneminin 2012 yılına ilişkin olmasına rağmen 2015 yılına ait emsal bedelin hesaplandığı, fire ve kesafet farkının aynı anlamda değerlendirildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/5816, K. 2020/5110, 10 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama