KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/8443 E., 2020/4173 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2020
- Esas No
- 2016/8443
- Karar No
- 2020/4173
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal ettiği benzin ve motorinin, ihraç edilmek üzere ürettiği taşıtlarda ilk dolum yakıtı olarak kullanılmasının özel tüketim vergisine tabi olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden adına 2005 yılı Aralık dönemi için re'sen salınan tekerrür nedeniyle %50 artırılarak uygulanan bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, ihraç edilmek üzere üretilen bir aracın imalatı aşamasında kullanılan diğer malların dahilde işleme rejimi kapsamında ithalde alınan vergiler ödenmeksizin ithal edilebildiği, bu sebeple ihraç edilmek üzere üretilen araçlarda kullanılan gümrük muafiyetli olarak ithal edilen hammadde, yardımcı madde, ambalaj malzemelerinin ve diğer üretim girdilerinin ihraç edilen bu ürünler bünyesinde kullanıldığı kabul edildiğinde kanuna aykırı bir durumun söz konusu olmadığı,
davacı şirket tarafından üretimi yapılan ve ihraç konusu aracın nihai olarak ihraca hazır hale geldiğinin kabulünün ancak çalışma denemelerinin yakıt konulmak suretiyle yapılmasıyla mümkün olduğu ve bu husus nihai üretimin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerekeceğinden, bunun ihraç malının imali için şart olan ve üretim aşamasında kullanılan bir ürün olduğunun kabulünün gerektiği, davalı idarenin, ithal malının ihraç edilen aracın imalatında kullanılmadığı, sarf malzemesi olarak kullanıldığı iddiasının yerinde görülmediği,
bu durumda dahilde işleme izin belgesi kapsamında kullanılan yakıta ilişkin özel tüketim vergisinin beyan edilmediğinden bahisle davacı şirket adına tarh olunan vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının ürettiği araçların hangi aşamada tamamlandığı konusundaki uyuşmazlığın özel ve teknik bilgi gerektirdiği, üretilen taşıtların depolarına doldurulan ilk dolum yakıtının üretim aşamasında kalıp kalmadığı veya üretim sonrası sarf işlemi olup olmadığı hususunun bilirkişilerce belirlenebileceği, davacı şirketçe üretilen ve yurt dışına ihraç edilen araçların yakıt depolarına yakıt konulması ile sarf işleminin yapıldığı, davacı şirketin söz konusu yakıtların ithalatçısı olduğu ve yakıtların araçların imalinde kullanılmasıyla teslim sayılan halin meydana geldiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Danıştay Üçüncü Dairesinin 12/12/2013 tarih ve E:2013/1552, K.2013/5952 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/8443, K. 2020/4173, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama