KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/9750 E., 2021/2196 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2021
- Esas No
- 2016/9750
- Karar No
- 2021/2196
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- 2007 ilâ 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kurumlar, kurumlar geçici, gelir (stopaj) ve banka ve sigorta muameleleri vergileri beyannamelerinin elektronik ortamda verilmediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının gecikme faizi ile birlikte tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
Olayda, özel usulsüzlük cezalarına ilişkin ihbarnamelerin şirket müdürünün ikamet adresinde annesine tebliğ edilmesi üzerine süresi içerisinde ödenmeyerek kesinleştiğinden bahisle dava konusu ödeme emri düzenlenmişse de şirketin kanuni temsilcisinin ikamet adresinde şirket adına yapılacak tebliğin şirketi ilgilendirir nitelikte olduğu, bizzat ilgilisine yapılması gerektiği, tebliğ alındısının tetkikinden, tebliğatın neden ilgilisi olan şirket temsilcisi yerine annesine yapıldığına ilişkin bir açıklama ya da şerh bulunmadığı anlaşıldığından, özel usulsüzlük cezalarının usulüne uygun olarak kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Özel usulsüzlük cezalarının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, dava açılmayarak kesinleştiği, davacı şirket adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dördüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
2007 ilâ 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin beyannamelerin elektronik ortamda verilmediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarına ait ihbarnamelerin, şirket müdürü Filiz ... Sevimli'nin ikamet adresinde annesi Azize Sevimli'ye 19/09/2012 tarihinde tebliğ edildiği ve süresi içerisinde ödenmeyerek kesinleştiğinden bahisle, amme alacaklarının tahsilini teminen düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
213 saylı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, "Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır.
Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)" düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emrinin dayanağını oluşturan ihbarnamelerin 19/09/2012 tarihinde şirket müdürünün ikametgah adresinde annesine tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin şirketin kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde bulunan görünüşüne nazaran 18 yaşından aşağı ve bariz bir surette ehliyetsiz olmayan kişilere tebliğinde yukarıda hükmüne yer verilen düzenlemeye aykırılık bulunmamaktadır. Ancak, davalı idarece öncelikle, ödeme emri dayanağı ihbarnamelerin şirketin bilinen işyeri adresinde tebliğe çıkarılarak şirket adresinde tebliğinin mümkün olup olmadığının (adres tespit tutanağı vb. belgelerle) ortaya konulması, sonrasında da kanuni temsicisinin ikametgah adresinde tebliğe yönelinmesi gerekmektedir.
Bu durumda, şirketin bilinen adresine tebliğ imkansızlığının bulunduğunun açıkca ortaya konulmasından sonra, kanuni temsilcinin ikametgah adresinde tebliğ yoluna gidilebileceği sonucuna varılmakla birlikte, ihbarnamelerin öncelikle şirket adresinde tebliğinin denenip denenmediği hususunun açıklığa kavuşturulması, buna ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi, davacı şirkete tebliğ yolu denenmiş fakat tebliğ yapılamamış ise, ilgili tebliğin hangi tarihte, kime yapılmaya çalışıldığının araştırılması suretiyle yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması icap etmiştir.
X-KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/9750, K. 2021/2196, 21 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama